BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irak ve Kıbrıs

Irak ve Kıbrıs

Amerika’nın sorunu Irak’tır ve şu günlerde daha önemli hiç bir konusu yoktur. ABD Genelkurmay Başkanı General Myers ülkemizdedir. Türkiye ile anlaşıp dönecektir. İki hafta süreceği söylenen bir savaşı Türkiye’nin kolay atlatacağını düşünüyoruz. Asıl mesele, savaş sonrası Irak’ta Amerika’nın yapacağı düzenlemelerdir.



Amerika’nın sorunu Irak’tır ve şu günlerde daha önemli hiç bir konusu yoktur. ABD Genelkurmay Başkanı General Myers ülkemizdedir. Türkiye ile anlaşıp dönecektir. İki hafta süreceği söylenen bir savaşı Türkiye’nin kolay atlatacağını düşünüyoruz. Asıl mesele, savaş sonrası Irak’ta Amerika’nın yapacağı düzenlemelerdir. Oluşacak yeni Irak, Türkiye’ye problemler getirmemelidir. Güneydoğu sınırında kargaşa olan bir Türkiye’ye Avrupa Birliği de ihtiyatlı yaklaşır. Kıbrıs’a gelince, Amerika’dan fazla Avrupa Birliği ilgileniyor. Bizim Rum Kesimi dediğimiz bölge, Kıbrıs Cumhuriyeti adıyle AB’nin üyesi ve ada, AB toprağı olacaktır. Yunanca konuşan ikinci bir AB üyesi devlet karşımızdadır. 28 Şubat’a kadar Kofi Annan planı üzerinde anlaşmaya varılabilirse, Türkçe, AB’nin resmî dillerinden biri sayılacaktır. Birleşmiş Milletler’in sunduğu plan kabûl edilmezse, Türkiye’nin AB ile ilişkileri gevşiyecek, ağırlaşacak, çıkmaza girecektir. Gerek Avrupa’da, gerek bizde, Türkiye’nin AB’ye girmemesini isteyen güçlü mihraklar mevcuttur. Bunlar Kıbrıs meselesinin muallakta kalmasını tercih ederler. Bu derecede karmaşık, iç içe girmiş, zıtlıklar ve karşıtlıklar içeren, dünyaya hakim büyük blokların ilgilendiği dış sorunları, Türk devletinin istikbalini görecek yetenekte çözümleyecek siyasî kadrolara sahip miyiz? Bakalım, göreceğiz. Her hâl-ü kârda, önümüzdeki baharda Türkiye bakımından dış dengelerde önemli oynamalar vuku bulacaktır. İntibak edebilme kabiliyetimiz oranında problemleri çözeceğiz. Kabiliyetimiz eksikse, yetersizse, bugün yaşadığımız sorunlar ağırlaşacak, kronikleşecektir. Bütün bu işler, netameli ve nazik, boğazına kadar borca ve inanılması güç faizlere batmış bir ekonominin Maastricht kriterleri ile iyileştirilmesi süresinde ve hızla başarılmak durumundadır. Üstelik bütün bu işler, köhnelikten dökülen, lâgarlıktan çatırdayan bir mekanizmanın, statükocuların dehşetli mukavemeti de aşılarak, sür’atle reformlardan geçirilerek yapılabilmesi ile mümkündür. Soygun ve hortum çağının, tarihimizin en menfur sayfalarına gömüldüğünü kanıtlamak zorunluluğunu da ekleyiniz... 2003’ün ne kadar çetin geçeceği anlaşılır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT