BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mutluluk yolları

Mutluluk yolları

Prof.Dr. Nevzat Tarhan, eserlerinde stres, mutluluk, küresel tehlike, inanç ve düşünce sistemimiz üzerine dikkat çekici tespitler sunuyor



Ülkemizin önde gelen bilim adamlarından Prof.Dr. Nevzat Tarhan'ın Timaş Yayınları (0 212 665 35 56) arasında çıkan "Adrenalin- Stresi Mutluluğa Dönüştürmek" ve "Psikolojik Savaş- Gri Propaganda" isimli kitapları, hem gündemi yakalaması, hem de gündemdeki problemlere çözümler getirmesi bakımından dikkat çekiyor. Prof.Dr. Tarhan'la kitapları hakkında bir görüşme yaptık... ¥ Stres çağını yaşadığımız günümüzde, insanların bu beladan kurtulmaları için önemli tavsiyeleriniz var. Mutluluk ve stres kavramlarını günlük hayatımızda nasıl dengeleyebiliriz? TARHAN: Stres ve mutluluk dengesini kurmak nitelikli yaşam açısından önemli. Bilindiği gibi insan ömrü uzadı ve yaşam standardı yükseldi. Bununla beraber geçmiş yüzyıllarda bilinmeyen bir kavram olan stres artık hayatımızın içinde yer alıyor. Artık çocuklar bile "biraz stres atalım" gibi cümleler kurmaktadırlar. Mutluluk ve stres dengesini kendimizi daha iyi tanıyarak, beynimizin fonksiyonlarının daha çok farkına vararak kurabiliriz. Psikoloji ve beden ilişkisinin daha çok farkına varmak gerekiyor. Duygular, heyecanlar, neşe, sevinç, öfke, kıskançlık, elem ve kederin beynimizin bir ürünü olduğunu bilerek stresi kontrol altına almayı başarmak gerekiyor. Beyin ve ruh... ¥ "Stresi Mutluluğa Dönüştürmek" isimli kitabınızla birlikte, "Psikolojik Savaş" isimli bir eseriniz de yayımlandı. Stres, mutluluk, savaş... Birbirlerine ne kadar zıtlıklar taşıyor. Peki ana problemlerin çözülmesinde insan ruhunun etkinliği nedir? TARHAN: Problemlerin algılanmasında, olaylara verilen anlamlarda ve sorunların çözülmesinde insan ruhu önemlidir. Beyin nasıl madde yanımız ise ruh da mana yanımızdır. İnsan kendisini günlük olaylarla, çıkarcı yaklaşımlarla, insanlığa faydasız düşüncelerle, kısır çekişmelerle, düşünce derinliği olmayan konularla çevrelemişse ruh bundan olumsuz etkilenir. Her şeye karamsar bakar, duygu, düşünce ve davranışlarını doğru yönlendiremez. İnsanın kendisiyle barışık olmasında ruh etkindir. İnsanın kendini tanımaya çalışması ruhunun çok önemli ve yüksek bir davranIşıdır. Kendisini bilen, evrenin varoluş gerçeğini de bilecektir. Kendisini tanıyan kişi, ilişkilerinde sağlıklı sınırlar koyabilecektir bu şekilde sorunuzda belirttiğiniz problemlerin çözümünde etkin olacaktır. Kendisini tanıyan, kendisine de başkasına da haksızlık yapmayacaktır. Kendisini bilen ruhunu gözel duygu ve düşüncelerle besleyen özgüven sahibi olacaktır. Kendisiyle ve toplumla barışık olmak isteyen, kavgadan, savaştan yana değil huzurdan, barıştan, mutluluktan yana olmak isteyen ruhunun ve beyninin yeteneklerini bilmeli ve onları doğru kullanmalıdır. Mutlu ve başarılı olmanın ilk şartı kendini bilmek, ruhun ihtiyaçlarının farkına varmak aktif bir akıl sahibi olmaktır diyebiliriz. Küresel tehlikeler ¥ Kitabınızda küresel tehlikeden, direnme doktrininden, beyin kontrolünden söz ediyor ve ciddi tespitlerde bulunuyorsunuz. Bugünün insanının temel açmazları nelerdir? TARHAN: Bugünün insanının temel açmazları kendisinin farkına yeterince varamaması, gelişmiş teknolojiye rağmen bilgi bonbardımanı ile zihin kirliliğine maruz kalması, yeteneklerini geliştirerek daha çok kazanmasına karşın huzur bulamaması mutlu olamaması, kendine ve insanlara karşı güvensiz olması, yalnızlık sendromu yaşaması, her geçen gün bağımlılık veren maddelere yönelme eğiliminde olması, gençlik ve yaşlılık intiharlarında azalma olmaması, sürekli barıştan bahsedildiği halde buna yeterince önem verilmeden fırsatlar oluşturularak savaş zeminlerinin aranması, itaat toplumundan gerçek anlamda demokratik toplumuna geçilememesi, çözümün hala kendisinden değil de 'büyükler bilir' anlayışına bağlı kalınması olarak sıralayabiliriz. İnanç sistemimiz ¥ Kültürel İslam açısında çoğulculuk,özgürlük gibi konuları değerlendirir misiniz son olarak? TARHAN: Türkiye'nin kültürel inanç sistemi Osmanlı döneminde kavgayı değil, barışı sağlayıcı bir unsur oldu. Çeşitli alt kültür grupları dini yorum içerisinde kimliklerini koruyarak bu güne gelebildiler. Çağımızın evrensel değerleri; özgürlükçülük, çoğulculuk, katılımcılık, açıklık, uzlaşmadır. Özgür fikir pazarında herkes eşit şekilde malını arz edebilmelidir. İnsanlar istedikleri fikri seçerler. İslam dininin 'şura'ya önem veren, zorlamayı reddeden 'muhabbet ve merhamet' zeminine oturmuş yapısı işletilebilir mi? Kültürümüzdeki manevi dinamikleri iyi kullanırsak toplumun azalan sevgi ve güvenini artırmak mümkün olur. Türk insanı kendisi yalan söylese bile, yöneticisini dürüst ve dindar görmek isteyen bir kültüre sahiptir. Bu özellik göz ardı edilmemelidir. Cemil Meriç'in dediği gibi; 'En büyük düşmanımız ön yargı, en çok ihtiyacımız olan şey diyalog'dur. İlklerin uygulayıcısı Prof.Dr. Nevzat Tarhan, 1952 yılında Merzifon'da doğdu. 1969 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ni, 1975 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. 1990'da doçent, 1993'te albay, 1996'da profesör oldu. 1996-1999 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde öğretim üyeliği ve Adli Tıp Kurumu'nda bilirkişi olarak görev yaptı. Halen Memory Centers of America isimli merkezlerin Türkiye yöneticisi... 'Stres','psikofarmakolojide yenilikler', 'saldırganlık', 'serotonin' konularında Türkiye'de ilk örnek uluslararası katılımlı sempozyumları düzenledi. 29'u uluslararası olmak üzere 100'ün üzerinde yayını ve aldığı birçok ödülü vardır. "Stres ve Hastalıklar", "Psikofarmakolojide Yenilikler", "Şiddet (Biyopsikososyal Yönleri ile Şiddet)", "Kendinizle Barışık Olmak", "Adrenalin- Stresi Mutluluğa Dönüştürmek" isimli kitapları yayımlandı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT