BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Mallarınızı sefîhlere vermeyiniz!”

“Mallarınızı sefîhlere vermeyiniz!”

İsrafın bir sebebi de sefâhettir. Çok kimseyi israfa alıştıran budur. Sefîhlik, aklın az ve hafîf olmasıdır. Allahü teâlâ, “Mallarınızı sefîhlere vermeyiniz!” buyuruyor. Çok kimse, yaratılışta sefîh olur. Bu kötü halleri, bazı sebeblerle, zaman zaman artar. Çalışmadan, alın teri dökmeden eline mal girer, kötü arkadaşlar, bu mala konmak için, dağıtmasına, saklamanın, artırmanın erkeklik, yiğitlik olmadığına kandırır. İsrafa yol açarlar. Bunun içindir ki, kötü arkadaşlardan kaçmakla emir olunduk.



İsrafın bir sebebi de sefâhettir. Çok kimseyi israfa alıştıran budur. Sefîhlik, aklın az ve hafîf olmasıdır. Allahü teâlâ, “Mallarınızı sefîhlere vermeyiniz!” buyuruyor. Çok kimse, yaratılışta sefîh olur. Bu kötü halleri, bazı sebeblerle, zaman zaman artar. Çalışmadan, alın teri dökmeden eline mal girer, kötü arkadaşlar, bu mala konmak için, dağıtmasına, saklamanın, artırmanın erkeklik, yiğitlik olmadığına kandırır. İsrafa yol açarlar. Bunun içindir ki, kötü arkadaşlardan kaçmakla emir olunduk. Zengin çocuklarının çoğu, böyle israfa alışmakta ve sefîh olmaktadırlar. Sefâheti artıran bir sebeb de, insanların çok hürmet, saygı göstermesi, yüz vermesi, medh eylemesidir. Âmirlerin, zenginlerin çocukları bu yoldan sefâhete düşmektedir. Çok kimse israfın ne olduğunu bilmez, hattâ cömertlik sanır. Lüzûmsuz yere, yasak, zararlı yerlere verilen mal, cömertlik sanılır. Riyâ ve gösteriş için israf yapar. Yaradılışta bulunan sefâhetin ilâcı güçtür. Bunun için, islâmiyet, bunlara mal vermeği yasak etmiş, mallarını kullanmalarına izin vermemiştir. İsrafın zararlarını duyurmalı, nasihat ederek mal dağıtmaktan vazgeçirmelidir. Dînini iyi bilen ve her hareketi, dine uygun olan sâlih kimselerle görüşmeleri sağlanmalıdır. Borcu olanın, yemesine, içmesine, giyimine dikkat etmesi, bahalı, lüks şeylerden uzak kalmalıdır, İbrâhîm bin Edhem, “Borcu olan kimse, ödemedikce yağlı ve sirkeli yemek yememelidir” buyuruyor. İbni Battâl, “Borcu olanların sadaka vermesi ve borcunu ödememesi câiz değildir. Bunu bütün âlimler sözbirliği ile bildirmektedir” buyurdu. Âlimlerin çoğuna göre, bir kimsenin vücûdu sağlam olur, aklı başında olur, bir yere borcu olmaz ve evli olmayıp malsızlığa sabredebilirse veya evli olup da, çoluk çocuğu da sabır ederlerse, bu kimsenin bütün malını sadaka vermesi câiz olur. Bu şartlardan biri eksik olursa, sadaka vermesi mekrûh olur. Bazı âlimler, sadakası kabûl olmaz buyurdu” Hz. Ömer de böyle buyurdu. Bu haberlerden anlaşılıyor ki, sadaka vermekte de israf olur. Borcundan çok malı olmıyan veya çoluk çocuğu sıkıntıya sabredemediği halde, bunların ihtiyâcını karşılayacak maldan fazlası bulunmıyan veya sıkıntıya katlanamadığı hâlde, kendisi muhtâc olan kimsenin sadaka vermesi israf olur. Ödünc vermekte de böyle israf olur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT