BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Özdoğan: Biz spekülatör değiliz

Özdoğan: Biz spekülatör değiliz

2002 senesinde ihracat rekortmeni olan GİSAD Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özdoğan, “İhracatçıyı spekülatör olarak suçlamak çok büyük haksızlık. İhracatçı yeni yatırımları ve istihdamı düşünüyor, yeni pazarlar peşinde koşuyor” dedi.



İSTANBUL- Türkiye çok garip bir ülke. Herkesin elinde yağlı boya, istediği yere sürüyor... İşadamı siyasetçiye, siyasetçi medyaya, medya siyasetçiye kızmaya görsün, demediğini bırakmıyor. Toplum yolsuzluk ve haksızlığa karşı çok hassas olduğu dikkate alınarak, hedeftekine en fazla buradan atış yapılıyor. Çamur atmak istenilen kişi veya kuruluş için, “Malı götürdü” demek yeter. Bu söz eğer biraz argo kaçarsa daha yumuşağı, “Köşeyi döndü” deniliyor! 2002 senesi ihracat rekortmeni olan GİSAD Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özdoğan, “İhracatçı yatırım diye uğraşıyor, istihdamı düşünüyor, yeni pazar peşinde koşuyor” dedi ve ardından da, “İhracatçıyı köşe dönücü, spekülatör olarak nitelendirmek en azından vicdansızlık olur” diye ekledi. 2002 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 321 milyon dolarlık ihracatla zirveye tırmanan GİSAD Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özdoğan, ülkenin geleceğini ihracatta gördüğünü ve sektörü yıpratmanın kimseye bir şey kazandırmayacağını söyledi. “Bindiğimiz dalı kesmeyelim” diyen Özdoğan; sorularımızı şöyle cevapladı: Soru: Son günlerde kur paritesi gerçekten ihracatçının işine yaradı, hayat verdi. Bunun nesine kızıyorsunuz? Özdoğan: “Hayat verdiğini inkar etmiyoruz. Senelerce kur... kur... diye çırpındık durduk. Çünkü bizim işimiz kur paritesiyle. Döviz kuru senelerce enflasyonun altında kaldı. Çıpa... diyerek, dalga... diyerek bize bütün denizcilik terimleri ezberletildi. Dünya pazarlarında bu şartlarda kavga verdik... İhracatçı kur lobisi kurmadı. Kurmaz da... Kurların afaki artmasını isteyen spekülatörlerdir. Biz spekülatör değiliz. Biz yatırımlarımızı tamamlamak, istihdam sağlamak ve pazar payımızı büyütmek için çırpınıyoruz. Bugün bin 600 liradan fiyat verirken, yarın döviz kuru bin 300 lira olursa ihracatçı buna dayanamaz. Biz istikrar istiyoruz. Kur paritesi enflasyonun altına düşmesin bize yeter. ‘İhracatçı yaşıyor’ diye yazıp çiziyorlar. Bizim, onların ifade ettiği gibi yaşadığımız falan yok. İhracatçı köşe dönücü değil, yatırımcıdır.” Soru: IMF’nin ısrarla üzerinde durduğu istikrar programını nasıl buluyorsunuz? Özdoğan: “IMF ile yaşamak durumundayız. Onlar alacaklı biz borçluyuz. Borçlu insanın, borçlu ülkenin efelenme hakkı yoktur. Fakat her şeyin bir ölçüsü var. ABD’de kriz oldu, ilk yaptıkları iş vergileri indirmek oldu. Bize ise, ‘Daha çok vergi, daha çok tasarruf’ diyorlar. Popülist fiyatlar olmasın, tamam... Siyasi çıkarlar için destekler olmasın, tamam... Ama bu ülkenin insanı vergi vereceğim derken ölmesin de. IMF’nin bizimle el ele vermesi lazım. Sokaklarda bizimle birlikte dolaşmalı. Ne verip, ne veremeyeceğimizi kendi gözüyle görmeli. Bunun başka çaresi yok. İhracatçı ihracat yapacak, para getirecek ve borç ödeyecek bu ülke. IMF elimizi kolumuzu bağlarsa borç ödememiz imkansız hale gelir.” Soru: Vergi affını doğru buluyor musunuz? Vergi verenin suçu ne? Özdoğan: “Türkiye’de bir vergi veren var, bir de vermeyen. Devlet vergi verene yükleniyor da, yükleniyor. Sonunda taşınmaz oluyor bu yük! Vergi vermeyen ise elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. Af, Türkiye için bir fırsat olsun. Vergi, makul oranlara çekilsin ve tabana yayılsın, vergi vermeyen kalmasın. Haksız rekabet ortadan kalksın. Devleti soymaya çalışanlara, devletin sırtından geçinenlere fırsat verilmesin. Bundan sonraki cezalar da net olsun. Soru: Sanayici işçi alabiliyor mu? Özdoğan: “İş Kanunu ve SSK primleri elimizi kolumuzu bağlıyor. Az işçiyle çok iş yapmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin milli geliri belli... insan kalitemiz belli... Meyvemiz, suyumuz belli... Hiçbir şeyimiz Avrupa standardında değil. SSK primleri nasıl aynı standartta olacak?” Soru: Onu ben soruyorum size. Özdoğan: “Rekabet şansımızı sıfırlayan bir uygulama bu. Bir gecede oldu bittiye getirildi. ‘Etmeyin, eylemeyin’ diyenler, ekranlara çıkartılıp işçi düşmanı ilan edildi. Böyle bir yere varamayız. Mutlaka düşürülmesi gerekiyor.” Soru: Türkiye büyük bir makine parkı meydana geldi. Bunların bir kısmının Rusya ve Asya ülkelerine taşınması gerekmiyor mu? Özdoğan: Türkiye maalesef ürün ihracatına, ihracatçı ihracatını da ekledi. Bugün Bulgaristan’da Türk işadamları köyü kuruldu. Sanayici adeta kaçıyor; buralara işçi gönderemiyoruz. Doğu ve Güneydoğu bölgeleri yatırımcı bekliyor. SSK primlerini düşürerek buralarda cazibe merkezleri meydana getirilmeli.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 87143
    % -3.46
  • 5.7875
    % -2.96
  • 6.5899
    % -2.46
  • 7.3507
    % -2.54
  • 219.169
    % -2.33
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT