BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu televizyon programları bize yakışmıyor

Bu televizyon programları bize yakışmıyor

RTÜK’ün dikkatine; Ben henüz atanmamış bir öğretmen adayıyım. Sanıyorum, atansam da, çocukların zihinsel, ahlaki ve fiziksel gelişimlerinde etkili olamayacağım. Çünkü günümüzde televizyon çocukların zamanının çoğunu alıyor ve televizyon programları da günden güne daha kötüye gidiyor. Haliyle, bu yayınlar da çocukların zihinsel, ahlaki ve fiziksel yapısını çok önemli ölçüde etkiliyor. Buna bir son verilmesini istiyorum.



RTÜK’ün dikkatine; Ben henüz atanmamış bir öğretmen adayıyım. Sanıyorum, atansam da, çocukların zihinsel, ahlaki ve fiziksel gelişimlerinde etkili olamayacağım. Çünkü günümüzde televizyon çocukların zamanının çoğunu alıyor ve televizyon programları da günden güne daha kötüye gidiyor. Haliyle, bu yayınlar da çocukların zihinsel, ahlaki ve fiziksel yapısını çok önemli ölçüde etkiliyor. Buna bir son verilmesini istiyorum. Mesela, reklamları izliyoruz. Şampuan reklamı yapılıyor. Bunda anlayamadığım, şampuan mı gösteriliyor, yoksa vücut gösterisinde mi bulunuluyor? Yarışma programları var, yine vücut gösterisinden başka birşey değil. Biraz daha edepli giyinseler yarışmanın kalitesi mi düşer? Filmler, diziler ve özellikle magazin programları... İşin çok basitleştiğini düşünüyorum. En mahrem konular bile açık-seçik bir şekilde gösteriliyor. Haliyle çocuğun ilgisi çekiliyor, ortaya ahlak çöküntüsüne uğramış nesiller çıkıyor. Lütfen bunlara bir son verin!.. Artık ailece bir programı izleyemez olduk. Olmadık bir yerde, ahlaki yönden kötü sahnelerle karşılaşıyoruz. Bu görüntüler Türk aile ve toplum yapısına uymuyor, yakışmıyor... Lütfen yayınlarınızı belli ölçüler dahilinde yapın. Normalde televizyon, insanlara haberi ulaştırmak, bilgi vermek, eğitici ve öğretici yönde geliştirmek amacıyla kullanılmalı. Ama şimdi bu saydıklarımın dışında her şey var. Lütfen; yeni nesil, yeni gelecek, mutlu yarınlar için daha sağduyulu olalım... > Bir vatandaş - ERZİNCAN Fabrikalarımıza sahip çıkalım! 25 milyon Türk köylüsünün gözü kulağı 58. Hükümet’te. Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Coşkun’a bağlı Türkşeker’in 28 adet Şeker Fabrikasının özelleştirilmeleri gündemde. Pankobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk ve Yönetim Kurulu Üyeleri, 25 milyon köylü adına yetkililerle bu konuda görüşmelerde bulunarak, Pancar Ekicileri Kooperatifi olarak bu fabrikalara talip olduklarını belirtiyorlar. Ancak, tatlandırıcılar ve başka bazı gruplar da bu fabrikalara talip. Ama onların asıl maksatları, belli bir süre sonra, zarar ediyoruz diyerek bu işletmeleri kapatmak, binlerce işçi ile 15 milyon çiftçiyi mağdur etmek. Bunların arkalarında güçlü lobiler var, köylünün arkasında ise böyle bir güç yok... Bu fabrikalar, gerçek sahipleri olan pancar çiftçisine satılmalı. Pankobirlik’in 1 milyon 900 bin üyesi bunu istemekte, 38 bin pancar işçisi de bunun için çırpınmaktadır. İnşallah Hükümetimiz bir hata yapmaz ve bu fabrikalar başka emeller peşinde koşanlara verilmez. 25 milyon köylü, bu fabrikaların ve devasa arsalarının lobicilere verilmesine şiddetle karşı ve işlenecek böyle bir hatayı affetmeyecektir. Bunların bedeli ne ise, çiftçimiz son kuruşuna kadar ödemeye hazır. Bu hususta, çiftçimizin ve işçimizin yetkililer nezdinde daha fazla gayret göstererek, yanlış bir adıma mahal vermemeleri gerekmektedir... > Ekrem Hortu - KONYA Yasal olarak çalışmak suç mu? Biz, vergi dairesi ve diğer resmi yerlere kayıtlı yufkacılarız. Bağlı bulunduğumuz oda bize fiyat dayatması yapıyor. Her yerde (kaçak çalışıp satanlar) bizden daha ucuz yufka satarken, odamız belirlediği 2 milyondan aşağı satanlara ceza keseceğini belirtiyor. Bu tarifeye uygun satarsak, zaten az olan müşterimiz hepten yok olacak. Satmazsak ceza kesilecek. Pazarlarda ve marketlerde ucuz satılan ürünü biz nasıl bu tarifeden satalım? 1.300.000-1.500.000 liraya yufka varken, kim 2 milyona alır? Oda, kaçak çalışanlarla mücadele ederek hakkımızı koruyacağına, bizi bu şekilde boğuyor. “Serbest ekonomi yok mu?” dediğimizde, “Yok” diyorlar. Yerimizin yurdumuzun belli olması veya yasal çalışmamız suç mu? > İsmi mahfuz - İSTANBUL Böyle kanunsuzluk olur mu? Osmangazi Belediye Başkanlığı’na; Yeni Yalova Yolu üzerinde işyerim var. Ortağım hisse üzerine kaçak yapı yapıyor. İtiraz ediyorum, olmuyor, dayak yiyorum. 11.12.2002 günü, Osmangazi Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne dilekçe verdim. Kaçak diyorlar, ama yıkmıyorlar. Mühürlemiyorlar bile... Lütfen yardımcı olun, bu kadar sahipsizlik olur mu? > Ahmet Tezgen - BURSA Bağ-Kur’da neden bu uygulama yok? Sayın Murat Başesgioğlu’nun dikkatine; Engelli, 14 yıllık bir Bağ-Kur’luyum. 1996 yılında, raporlarımla Bağ-Kur’a engelli olarak müracaatımı yaptım. Ama beni, Bağ-Kur’dan önce malulsün diye emekli yapmadılar. Emekli Sandığı’ndan, SSK’dan %40 sakat derecesiyle vergi indirim belgesi alan, 15 yıl sigorta süresi, 3600 gün prim ödeyen, yaşa bakılmadan emekli oluyor. Bu yasa Bağ-Kur’lular için de geçerli değil mi? > Haşim Şahin - GİRESUN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT