BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Buna da şükür

Buna da şükür

Doğu illeri dün sabah Pülümür merkezli 6.5 büyüklüğündeki bir depremle sarsıldı. Tunceli’nin 49 köyünden 40’ında hasar meydana geldi. Bir çok evde çatlaklar oluşurken, bu kadar büyüklükteki depremde sadece 1 can kaybı yaşandı. Sağlamtaş köyünde Esma Gülizar Yıldırım adlı 66 yaşındaki kadın enkazın altında kalarak hayatını kaybetti.



Tunceli'nin Pülümür ilçesinde meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki depremde 1 kişi öldü, 10'a yakın kişi yaralandı. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden alınan bilgiye göre, saat 07.26'da yaklaşık 10 kilometre derinlikte meydana gelen ve merkez üssü Tunceli Pülümür olan depremin aletsel büyüklüğü 6.5 olarak ölçüldü. Depremin ardından büyüklüğü 3 ile 3.8 arasında değişen 26 artçı sarsıntı meydana geldi. Deprem, Doğu Karadeniz Bölgesi ile Erzurum, Erzincan, Sivas ve Bingöl’de de hissedildi. 40 köyde hasar oluştu Pülümür Kaymakamı Ali Ada, Sağlamtaş Köyü'nde Esma Gülizar Yıldırım'ın (66) enkaz altında kalarak öldüğünü, köyde enkaz altında kalan başka vatandaşın olmadığını, ancak evlerde ağır hasar meydana geldiği bildirdi. Hükümet binasında ağır hasar olduğunu kaydeden Ada, ilçedeki Yatılı İlköğretim Okulu'nda da hasar olduğunu, bu nedenle öğrencilerin evlerine gönderildiğini belirterek, iki öğrencinin panikten dolayı binadan atladığını ve hafif yaralandığını söyledi. Depremin ardından oluşturulan Kriz masanına ulaşan bilgilere göre ilçeye bağlı 49 köyden en az 40'ında hasar oluştu. Çakırkaya Köyü'nde ağır hasarın meydana geldiği ahırlarda toplam 11 küçükbaş hayvan telef oldu. Köyde, evleri hasar gören dört ailenin de ilçe merkezine geldiği öğrenildi. Depremin hissedildiği Erzincan'da da paniğe kapılarak pencereden atlayan 3 kişi yaralandı. Bingöl'de de sarsıntıdan etkilenen iki kişi hastaneye kaldırıldı. Kızılay, çadır gönderdi Kızılay, bölgeye, 10 adet 30-40 kişilik çok amaçlı büyük çadır, Kızılay Erzincan ve Elazığ şubeleri depolarından 100 katalitik soba, 100 aile tipi çadır, 2000 battaniye, 1 sağlık ekibi ile haberleşmeyi sağlamak amacıyla 1 uydu telefonu ve gıda maddeleri gönderdi. Öte yandan, ANAP Genel Başkanı Ali Talip Özdemir, beraberinde Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara ile birlikte Türk Hava Kurumu'ndan (THK) kiralanan altı kişilik özel bir uçakla Tunceli'ye sağlık malzemesi götürdü. Bölgeye, Diyarbakır'dan 20, Erzurum'dan da 28 kişilik kurtarma ekibi gitti. Başbakan Gül bilgi aldı Strasbourg'daki temaslarını sürdüren Başbakan Abdullah Gül, deprem haberini alır almaz İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ile Tunceli Valisi Mustafa Erkal ve Pülümür Kaymakamı Ali Ada ile telefonla bilgi alarak "Tuncelililere ve tüm Türkiye'ye geçmiş olsun" dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile TBMM Başkanı Bülent Arınç da, birer "geçmiş olsun" mesajı yayımladı. Bakan Ergezen: Demek ki sağlam yapmıyoruz Deprem bölgesinde incelemeler yapan Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen, bir gazetecinin, depremde en büyük hasarın kamu binaları ve 1992 yılında yaşanan depremin ardından yapılan afet konutlarında meydana geldiği yönündeki bir soruyu, "Oturup düşünmemiz lazım. Bunu değerlendireceğiz" şeklinde cevapladı. Durumun, aslında ahlak çöküntüsünden kaynaklandığını, bazı insanların yalnızca kendi çıkarlarını düşündüğünü ifade eden Ergezen, "Görüntü, rahatsız edici bir manzara. Demek ki sağlam yapmıyoruz. Millet olarak kendimizi gözden geçirmemiz lazım. Bu tür olaylar Allah'ın takdiri, kimse önüne geçemez. İnsan ölümünün çok olmayışına şükretmemiz lazım. Ancak, önce işimizi doğru yapmalıyız, sonra kadere teslim olmayız" dedi. Ergezen, kamu kurumları ile belediye yetkilileri ve müteahhitlere seslenerek, "Çimentodan, demirden kısıyorlıyor. İşinizi doğru yapın" şeklinde konuştu. Vatandaşların, "nerede yatacağız?" şeklindeki yakınmalarına karşılık Ergezen, 650 çadırın kurulacağını ayrıca, içinde soba bulunan 150 konteynırın da yola çıktığını bildirdi. Prof. Dr. Barborosoğlu: Yerleşimin az olması can kaybını azalttı Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, yörenin dağlık ve yerleşimin de az olmasının can ve mal kaybı açısından büyük şans olduğunu söyledi. Bölgede çok sık depremler meydana geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Barbarosoğlu, "Deprem, Kuzey Anadolu ile Doğu Anadolu fay hatlarının dirsek oluşturduğu yerde meydana gelen sıkışmanın etkisiyle oluştu. Burada Kuzey Anadolu Fay Hattı'na dik gelen küçük Pülümür Fayı var. 6.5 büyüklüğündeki deprem, küçük Pülümür Fayı denilen yerde oldu. Bu fay, bugüne kadar 6 ve altında büyüklüklerde birçok deprem üretti. Yörenin dağlık ve yerleşimin de az olması, can ve mal kaybı açısından büyük şans" dedi. ‘Bölge diken üstünde’ Türkiye Jeofizik Kurumu Genel Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Pülümür'deki depremin beklendiğini belirterek, aynı yerde kısa sürede yeni bir büyük deprem olmayacağını, ancak artçı sarsıntıların devam edeceğini söyledi. Söz konusu yerde uzun süredir bir gerilim olduğunu, dolayısıyla bunun beklenen bir deprem olduğunu anlatan Prof. Dr. Ercan, depremden sonra biriken enerjinin Erzincan, Erzurum, Kiğı ve Karlıova tarafına kaydığını belirterek, bölgede büyük bir deprem beklendiğini, ancak bunun hemen olacak anlamına gelmediğini söyledi. 2003 yılının deprem yılı olduğunu, 2004-2005 yıllarında Türkiyede 7'nin üzerinde deprem beklendiğini anlatan Ercan, "Afet İşleri Genel Müdürlüğü, bölgedeki birikim yerinin tespiti için, acilen burada gezici deprem ağını kurması, bölgenin iyi dinlenmesi lazım. Depremler durdurulamayacağına göre gerekli tedbirler önceden alınmalıdır" dedi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Gelişli, bu tür depremlerin Batı Anadolu'da çok fazla hasara yol açmayabileceğini, fakat D.Anadolu'da yıkıcı olabileceğini söyledi. Depremin, Doğu Anadolu'nun yapılaşması açısından şiddetli sayılabilecek bir deprem olduğunu kaydeden Gelişli, "Doğu Anadolu için bu tür depremler olağan. Bu büyüklükteki depremler betonarme binaların daha fazla olduğu Batı Anadolu'da çok fazla hasara yol açmayabilir, ama Doğu Anadolu'da yıkıcı olabilir. Çünkü bu bölgede yığma ve kerpiç binalara çok fazla rastlayabiliriz. O binalar için bu büyüklük çok yüksek" dedi. Doç. Dr. Gelişli, Pülümür'de 1967 yılında meydana gelen "5.9 büyüklüğündeki" depremde 97 kişini öldüğünü, bin 282 binanın yıkıldığını veya ağır hasar gördüğünü hatırlatarak, "1992 Erzincan depreminden sonra da o bölgede 5.2 ve 5.8 şiddetinde depremler meydana gelmişti" diye konuştu. Prof. Dr. Bingöl: Önceden uyarmıştık Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl, 8 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Doğu Anadolu fayının aktif, ancak Kuzey Anadolu'dakine göre hareket kabiliyeti daha az bir fay olduğunu belirterek, "Bu fay üzerinde mutlaka bir deprem olacaktır" demişti. Bingöl, Kuzey Anadolu fayı kadar önemli ikinci fayın da Doğu Anadolu fay hattı olduğunu belirterek, şunları söylemişti: "Bu da aktif bir fay ve yaşı Kuzey Anadolu fayıyla aynı. Ancak hareket kabiliyeti Kuzey Anadolu fay hattına göre daha az. Bu fay üzerinde meydana gelmiş çeşitli depremler var. Olası bir 6 şiddetindeki depremi yapılarınız sağlamsa atlatabilirsiniz. Bu fay üzerinde mutlaka bir deprem olacak. Ama büyüklüğü konusunda (şu şiddette olacak) demek zor olsa bile bu fay üzerinde deprem mutlaka olacaktır."
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT