BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir SSK emeklisinin diş hikâyesi -3-

Bir SSK emeklisinin diş hikâyesi -3-

Bu köşeyi takip edenler bilir; mücadelem 15.11.2002 günü Eyüp SSK Hastanesi’nde bir diş doktorunun beni kovmasıyla başladı. Bunlar bana yabancı değildi, önceki yıllarda da benzer şeyler olmuş ve yazmıştım. Aslında bunlar her SSK’lının başına gelen olaylardır....



Bu köşeyi takip edenler bilir; mücadelem 15.11.2002 günü Eyüp SSK Hastanesi’nde bir diş doktorunun beni kovmasıyla başladı. Bunlar bana yabancı değildi, önceki yıllarda da benzer şeyler olmuş ve yazmıştım. Aslında bunlar her SSK’lının başına gelen olaylardır.... Önceki yazımı okumuşlar, beni aradılar. 17.12.2002 günü gittim, dolgunun üzerine birşeyler yaptılar. Olacak ya, o da 2 gün sonra düştü. O tarafımla artık yemek yiyemiyorum, üstelik ağrıyor. 7.1.2003 tarihinde yine gittim, bana bakan doktor yok, baktıramadım. Derdimi Başhekime anlatmayı düşündüm, onun odası da Ankara’daki Bakanlıklar gibi korunmaya alınmış, önüm kesildi, tüm çabalarıma rağmen beni Başhekime yanaştırmadılar. Yine diş yerine geldim. Başhekim Yardımcısı da yok. Bir isim verdiler, onu buldum. O da 2 gün sonra gelmemi söyledi. 2 gün sonra yine gittim, bu sefer dişin üstünü tamamen aldılar. Alçı ile bir kalıp aldılar. Elime bir sürü kağıt tutuşturdular; bir tanesi SSK veznesine yatacak para, ikincisi Halk Bankasına yatacak para için, üçüncüsü de bağlı bulunduğum SSK biriminin onaylaması için... Aslında amaç, başlarından savmak, hangi SSK’lı bu takibi hasta hasta yapabilir ki... “Tamamla, 22.1.2003 günü saat 8’de gel” dediler. Bunları 2 gün içinde başardım. Verilen gün ve saatte gittim. Saat 11’e kadar bekledim. İçerden bir kişi, “Duran Özdemir kim?” diye seslendi. “Şimdi git, 24.01.2003 günü saat 10’da gel” dedi. Çıktım... Tüm hastalar bu şekilde baştan savılıyor. Bu kadarına insanın gücü yeter mi? Ben yine söylenen gün ve saatte gittim. Dişimin üzerine bir kaplama kondu. Sakın bana, “Kardeşim senin işin gücün yok mu?” demeyin! Zira arkadaşlar da “aramızda para toplayalım da senin dişlerini yaptıralım” diyorlar. Ama bulaştım bir kere, gidebileceğim yere kadar giderim... Ancak daha yolun başında olduğumu da belirtmem gerek. Şu ana kadar sadece bir dişimi kaplatabildim, o da kesin değil. Esas protez olacak dişlerim için 29 Nisan 2003 tarihli randevum duruyor. Bu hızla 2/3 yıl daha gidip geleceğim... Başımdan geçenleri ve yaptıklarımı yapacak birinin daha bulunacağını sanmıyorum. Ben de pes edeceğim herhalde. Emekli maaşımın yarısı bu şekilde gitti. Daha fazlasına gücüm yetmez. Artık onları da özel bir yerde yaptırayım... Başka bir yolu-yordamı varsa söyleyin! Eğer Sayın Bakanımız, “gel Ankara’ya dişlerini, özel muayenehaneye gitmeden burada yaptırabilirsin” derse, hemen giderim. 3 aydır gidip geliyorum, henüz dişleri yapılmış bir SSK’lıya rastlayamadım. SSK’lıya gerçekten iyilik yapılmak isteniyorsa, SSK’nın verdiği hizmeti doğru bulmayanlara, konuyu bir üst kurula götürme şansı verilmeli. SSK’nın müfettişleri bulunduğu söyleniyor, peki onlar bu olumsuzlukları görmüyor mu? SSK’lıların %30’u bile verilen hizmetlerden faydalanamıyor. Doktor özel muayenehanesine gidip belli bir ücret vermeyenin tedavi olma şansı çok azdır. Bunlar genellikle baştan savılır. Vermezsen benim gibi sürünürsün... > Duran Özdemir - İSTANBUL Bu böyle devam edecek mi? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na; Ben 01.01.1988 tarihinde sigortalı olarak işe başladım. Herhangi bir rahatsızlığım olduğu zaman, SSK Hastanelerinde muayene olmak için sabahın 5’inde evden çıkıp, sıraya giriyor, sıranın bana gelmesini bekliyordum; çoğu zaman da sıra bana gelmeden mesai bitiyordu. Biz de mecburen özel doktora gidiyor, alın terimizle kazanıp, çoluk-çocuğumuzun boğazına harcayacağımız paraları, hakkımız olduğu halde SSK Hastanelerinden yararlanamadığımız için buralara veriyoruz. Sizden önceki Hükümet, hastane kapılarında yaşanan rezilliği, halkın gözünden saklamak için, “telefonla randevu sistemi” diye bir metotla, vatandaşı resmen evinden bile çıkartmaz oldu. Zira randevu almak mümkün değil. Bu numaraları düşürmek mümkün değil, kazara düşse bile, “Randevularımız dolmuştur, yarın tekrar arayın” deniyor. 10-15 gün boyunca sabah 6’da kalkıp telefona sarılırsanız, bir ihtimal randevu alırsınız. Bu süre zarfında hastanın durumu ne olur, Allah bilir. Bu böyle devam edecek mi? > Şaban Ziylan - İSTANBUL Olağanüstü Hal tazminatımı istiyorum Sayın Abdullatif Şener’in dikkatine; 1986-1989 yıllarında Van’da görev yaptım. Tayinim çıktığında üç yılı doldurmadığımdan, biriken Olağanüstü Hal Tazminatımı alamadım. Daha sonra ödendiğini duyup, Emlak Bankası ile yazışmaya geçtim. En son yazışmada, hesapların hazineye geçtiği yollu bir cevap geldi. Olağanüstü Hal kalktığına göre, bu parayı alabilecek miyim? Şimdi bir paket sigara parası bile etmeyen bu para ile o zaman beş altı yaşında bir yerli araba alınabiliyordu, şimdi ne kadar ödenir? Ödeme yapılacaksa, başvurulacak yer neresidir? > İsmi mahfuz Hızınız için tebrikler! Anadolu Üniversitesi’ne; Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü olarak, 15 Aralık 2002 tarihinde yapılan sınavlarımız hâlâ okunmadı. Tebrik ediyoruz! > Bir öğrenci
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT