BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bunlar hata mı, yoksa kasıt mı var?

Bunlar hata mı, yoksa kasıt mı var?

Bu ülkede doğmuş, büyümüş ve halen yaşamakta olan bir vatandaş olarak az çok öz kültürümüze sahip olduğumu düşünüyorum. Yaşım 40, iki çocuk sahibiyim. Çocuklarımı da bu memlekete ve millete faydalı birer fert olarak yetiştirmek endişem var.



Bu ülkede doğmuş, büyümüş ve halen yaşamakta olan bir vatandaş olarak az çok öz kültürümüze sahip olduğumu düşünüyorum. Yaşım 40, iki çocuk sahibiyim. Çocuklarımı da bu memlekete ve millete faydalı birer fert olarak yetiştirmek endişem var. Şu ekonomik kriz sebebiyle, maalesef herkes gibi bizim ailenin de tek sosyal etkinliği TV seyretmek. Kitaplar, gazeteler, tiyatrolar, sinemalar bizim gibi orta halli kimselerin bile sürekli takip edebileceği şeyler değil. Dolayısı ile, varsa yoksa ulusal televizyonları zaplayıp duruyoruz. İnsan istiyor ki; televizyonları izlerken, birşeyler de öğrenelim. Heyhat nerdee! Birşeyler öğrenmek bir yanda dursun, doğru bildiğimiz birçok şeyi de dejenere ediyorlar! Hadi ben temel kültürü almış biri olarak yayınları kendi potamda süzerek izliyorum. Ya çocuklarım? Yanlarında değilsem, onlara açıklama fırsatım bile olmuyor ! Körpecik beyinleri birçok defa kirleniyor, farkında bile olamıyoruz! Köşenizde bir okuyucunun TV’leri eleştiren yazısını okudum. Bir nebze olsun benim de yarama parmak basmış, ben de bir başka konuda yazmayı görev addettim kendime. Özel bir televizyonda “Asmalı Konak” adlı diziyi seyrettim. Ama bir önceki bölümünde ve son bölümden önceki hatırlatma kısmında bir sahne var ki; eğer bir kasıt yoksa büyük cahillik! Söz konusu olan şu; Kaçırılan bir çocuk, kendisini kaçıran insanlardan kurtulmak için, dinimizce kullanılması sakıncalı, hatta dinden çıkaran, fakat Hıristiyanlarca kullanılan bir yakarışta bulunuyor... Bilerek veya bilmeyerek söyleyen de dinleyip tasvip eden de tehlikeye giriyor. Yaa! Halkının %95’i müslüman olan bir memlekette ancak Hıristiyanlık dinine ait ve dinimizce küfür bir sözü hangi mantık, hangi düşünce, hangi eğitim, bilgi, kültür böylesine pervasızca, açıkça senaryoda yazar, oyuncuya oynatır? Üstelik Anadolu’da geçen bir hikayenin hemen her bölümünde insanlar ha bire şarap içiyorlar! Allah müstehakınızı versin! Anadolu’da kaç evde şarap içilmekte! Buna benzer bir diğer hata da “Çocuklar Duymasın” adlı sitcomda! Yılbaşı gecesi konu edilen bölümünde, dizinin çocuklar tarafından çok severek ve beğenilerek izlenen kahramanı “Havuç” nam oyuncusuna yine halkımızın kültüründe, dininde olmayan “Noel Baba” tiplemesi yaptırılıyor! Aynen burada da diyorum ki; o çok bilmiş senarist ve yönetmenlere; ya kültürünüzü bilmiyorsunuz, ya da sizlerin bu halkın öz kültürüne, dinine kastınız var! Bu tür örnekleri çoğaltmak maalesef mümkün. Bu konu ettiklerim, sadece çok göze batanlar! Ne yapabilirim? Hiç! Ama hiç olmazsa içimi dökeyim, sessiz kalmayayım dedim.Aslında bunların hesabını soracak Milli ve Dini mercilerimiz var! Ama onların her halde daha önemli işleri var! Ne diyeyim, Allah ıslah etsin... > Hasan Dede - Avanos / NEVŞEHİR Gençlerimiz tehlike altında Çocuklarımızı, gençlerimizi tehdit eden bir tehlikeye dikkat çekmek istiyorum: Kontrolsüz sorumsuz kişiler tarafından işletilen bazı internet kafeler, gençlerimize kumar alışkanlığını aşılıyor. Buralarda gelişim çağında olan çocuk ve gençlerimizin gelişimi, ruhsal durumları olumsuz yönde etkileniyor; uyuşturucu, porno, satanizm gibi tehlikeli tuzaklara düşebiliyor. Bu tür tehlikeli sitelere girişin serbest olduğu bazı kafelerde toplanan gençler, geç saatlere kadar kalıyor; en iyimser yaklaşımla toplumdan soyutlanıyor, gerçek dünyadan kopuyor. Bu şekilde; kötü alışkanlıklar edinmiş, şiddete yatkın, potansiyel suçlu bir nesille karşı karşıya kalacağız. Bu tür yerler mutlaka sorumluluk duygusu gelişmiş kişilerce işletilmeli ve devamlı kontrol altında tutulmalıdır. Çağdaş dünyamızın gereği ve gelişmişliğin bir işareti olan internet, geçlerimizi ve toplumumuzu kemiren bir canavara dönüşmesin. Yetkililer ve anne-babalar çocuklarımıza bugünden sahip çıkmalı, sonraki “ah”ların, “vah”ların faydası olmayacaktır. > Ayla Öztürk - İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT