BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ucuz elektriğe doğru ilk adım

Ucuz elektriğe doğru ilk adım

EPDK kontrolünde oluşturulan serbest piyasa çerçevesinde, 3 Mart’ın bir dönüm noktası olacağını belirten Bakan Hilmi Güler, enerjide ucuzluk sürecinin başladığı müjdesini verdi.



ANKARA- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), kontrolünde oluşturulan serbest piyasa çerçevesinde, elektrik sektöründe 3 Mart’ın bir dönüm noktası olacağına işaret ederek, “Bambaşka bir dünya kurulacak enerjide. 3 Mart’ta ucuzluk olacak anlamında değil, bu ucuzluk getirecek bir sürecin başlangıcı olacak. Ucuz elektrik satmak isteyen firmalar var, dışarıdan ithalat olabilir, yabancı şirketler ilgiyle gelişmeleri izliyor” diye konuştu. Ankara’daki Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) lokalinde kalabalık bir basın mensubu topluluğuyla sohbet toplantısı düzenleyen Bakan Güler soruları cevapladı. Dışarıdan ucuz elektrik ithalinin söz konusu olabileceğini de belirten Hilmi güler, “Enerji konusunda 3 Mart bir milat olacaktır. Hiç değilse bu enerji fiyatlarının girdilerinin sanayi kısmını düşürmeye çalışacağız. 3 Marttan sonra başlayacak süreç ile enerji girdileri ve fiyatları indirilmeye çalışacağız” dedi. Yüzde 15-17’lik indirim Enerji fiyatlarında yüzde 15-17 oranlarına varan indirim yapabileceğini gördüklerini belirten Bakan Hilmi Güler, “Bu faiz dışı fazla hedefimizi etkileyecekti. Faiz dışı fazla hedefinin tutturulması, faizlerin düşmesi ve ekonomik istikrar ve yabancı sermayenin gelmesi açısından önemliydi. Bu nedenle girdileri aşağı çekerek indirimi gerçekleştirmeyi düşünüyoruz” dedi. TRT payınının kaldırılmasına ilişkin bir soru üzerine de Bakan Güler, bunu tedricen azaltacaklarını, ilk aşamada yüzde 1,5 düşüreceklerini, çalışmaların henüz sonuçlanmadığını açıkladı. Bakan Hilmi Güler, EPDK tarafından alım garantili elektrik üreten şirketlerin sözleşmelerinin yenilenmesi isteminin hatırlatılması üzerine, bu şirketlerle kendisinin de tek tek görüşeceğini söyledi. Güler, “Bu santrallarla ilgili firmalarla bir de ben görüşeceğim teker teker. Bizim beklentimiz, değişen şartlarımız var, firmalardan bir jest bekliyoruz” diye konuştu. Çözüm yolu özelleştirmede Konuşmasında, “Özelleştirme geciktiğinden tesisler sahipsiz, bakımsız kaldı, yatırım yapılmadı” diyen Bakan Güler, hatlardaki kayıp kaçak oranının yüzde 22 seviyelerinde bulunduğunu ve bu oranı aşağı çekmeye çalıştıklarını belirterek, ama esas kalıcı çözüm olarak özelleştirmeyi görüyoruz” dedi. Elektrik fiyatının bazı bölgelerde yüksek, bazılarında düşük olacağını, özelleştirmenin başarılı olması için gerçekçi olmak gerektiğini dile getiren Bakan Hilmi Güler, özelleştirmeyle kayıp-kaçakta 10-15 puan düşüş olacağını hesapladıklarını bildirdi. Vadesi geçmiş borçlarla ilgili bir kararnamenin Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığını hatırlatan Bakan Güler, 2 katrilyon lira civarında elektrik bedelinin ödenmediğini ve bunun bir alışkanlık haline geldiğini belirterek, “Bir defaya mahsus TEFE’ye bağlı bir çalışma düzenleniyor. Epey bir tahsilat bekliyoruz” dedi. Bakan Güler, muhtemel bir Irak harekatından Türkiye’nin enerji alanında nasıl etkileneceğinin sorulması üzerine de “Türkiye açısından sıkıntı yok, stoklarımız yeterli” dedi. Bor enstitüsü kuruluyor Enerji Bakanı Hilmi Güler basın toplantısında bir soru üzerine nükleer santraller konusunda değişik bir model üzerinde durduklarını belirterek, dışa bağımlılığın azaltılması için daha çok yerli kaynaklar üzerinde durduklarını bildirdi. Yaptıkları marj modeline göre 2020 yılında enerji konusunda Türkiye`nin yüzde 70-80 oranında dışa bağımlı olacağını ifade eden Hilmi Güler, bu durumun ise ülkenin güvenliği ve kalkınması açısından bir tehdit unsuru olduğunu kaydetti. “Bunun mutlaka önlenmesi lazım” diye konuşan Bakan Güler, bu nedenle kömür ve toryum yataklarını devreye sokmayı düşündüklerini dile getirdi. Bakan Güler, toryum ve bor madenlerininin kullanılabilmesi için uzmanların çalışmalarını devam ettirdiğini kaydederek, “Bu konuda tahminlerin üzerinde uzmanımız var. Bor Araştırma Enstitüsü’nü zaten kuruyoruz. Bor konusunda da önümüzdeki hafta bir toplantı yapacağız. Ondan sonra toryum konusunda bir toplantı yapacağız” dedi. Savaşlar ‘su’ ve ‘bor’ için olacak Rapora ilişkin değerlendirmede bulunan ATO Başkanı Sinan Aygün, “Bor kalkınmanın motoru olabilir. Ama bu moturu çalıştıracak yakıtı hükümetin sağlaması gerekir” şeklinde konuştu. Önümüzdeki 25 yıl içinde Türkiye’nin “bor” ve “su” savaşlarının odağında olabileceğinin bu raporda ortaya çıktığını belirten Sinan Aygün, “Petrol, bor ve su mahşerin üç atlısıdır. Bu troyka iyi yönetilemezse Türkiye büyük sıkıntılar yaşar” dedi. Diğer yandan, Uluslararası Gıda Politikaları Araştırma Enstitüsü’nün yayınladığı dünyadaki su kaynaklarının durumuna ilişkin rapora göre de, günümüzde bir milyar insanın temiz içme suyundan yoksun olduğu ve gelecekte en büyük ihtiyaçlardan birinin tatlı su olacağı belirtildi. Kırsal kesimden şehire göçün büyük şehirlerde su tüketiminin artmasına sebep olduğu belirtilen açıklamada, önümüzdeki yüzyılda tatlı su bakımından zengin olan ülkelerin stratejik öneme sahip olacağı vurgulandı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT