BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Altın: Efsane geri mi dönüyor?

Altın: Efsane geri mi dönüyor?

Son aylarda dünya altın piyasasındaki hareketlilik ve altın fiyatlarındaki hızlı tırmanış, neredeyse unutulan bu yatırım aracını herkesin görüş mesafesine yeniden soktu. Esasen ekonominin “gerçek” olan değerini temsil eden bu kıymetli metalin uluslararası piyasada ons fiyatının 400$ sınırına dayanması ile hepimiz, biraz yabancılaştığımız bu yatırım aracının fiyat hareketlerini takip ediyoruz.



Son aylarda dünya altın piyasasındaki hareketlilik ve altın fiyatlarındaki hızlı tırmanış, neredeyse unutulan bu yatırım aracını herkesin görüş mesafesine yeniden soktu. Esasen ekonominin “gerçek” olan değerini temsil eden bu kıymetli metalin uluslararası piyasada ons fiyatının 400$ sınırına dayanması ile hepimiz, biraz yabancılaştığımız bu yatırım aracının fiyat hareketlerini takip ediyoruz. Özellikle son yıllarda, borsa ve diğer para piyasası araçlarındaki izafi değer kayıpları yüzünden yatırımları eriyen insanlar, birikimlerinin bir miktarını, eskiden olduğu gibi yine altına yatırmayı düşünür oldular. Kadınlarımızın kolundaki altınlar, çekmecedeki “lira”lar sahiplerinin yüzünü güldürmeye başladı. Altın standardı Dünya ekonomisinin yüzyıllar boyu temel aracı hep altın oldu. Anadolu’nun bilinen en eski parası olan “elektrum”dan itibaren tüm para birimleri altın cinsinden ifade edildi. Ülkeler hükümdarlık alameti olarak altın paralar bastırdılar, devletler ve kişiler servetlerini altın cinsinden hesapladılar. Uluslararası ticaretin artmasıyla da, “altın standardı” tabir edilen, kambiyo (farklı para birimlerinin değişimini sağlayan sistem) düzeni, altın standardına bağlandı ve ticaretteki mal ve servet değişimlerinin değerlemesi bu standarda göre yapıldı. Merkez bankaları, basıp piyasaya sürdükleri kâğıt paraların karşılığında kasalarında altın bulundurdular. Ancak, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, büyüyen dış ticaret hacimleri ve ekonomiler, bu standardın gevşemesine, bilahare de ortadan kalkmasına yolaçtılar. 1971’den sonra ise bu standart tamamen terk edildi ve kaydi para ve değerler ile ekonomik çark dönmeye başladı. Karşılığında fiziki ve gerçek bir değer (yani altın) olmadan el değiştirmeye başlayan bu kaydi paralar, ekonomileri gereğinden fazla (ve biraz da sanal olarak) şişirmeye başladı. Kısacası, gerçekte var olmayan veya maddi gücü azalan bir para stoku, dünya ticareti ve yatırımlara yön vermeye başladı. Enflasyon, spekülatif yatırım ve sıcak para gibi, yakın dönem ekonomilerinin başağrıları olan problemler de bu kaydi genişleme sebebiyle ortaya çıktı. Balon sönüyor, altın parlıyor Altın cinsinden ifade edilmeyen kâğıt paraların, kaydi değer ifade ettikleri için satınalma güçleri zamanla azalır. Enflasyonun bir başka açıdan ifadesi de demek olan bu durumda, birikim sahiplerinin paralarının satınlama gücünü korumak için teorik olarak yapmaları gereken şey, kaydi olmayan, yani kendisi bir değer olan altına paralarını yatırmalarıdır. Ancak, ekonomik büyüklüklerin genel olarak altın cinsinden ifade edilmediği bir ortamda, altının değeri, kaydi olarak büyüyen ekonominin gerisinde kalabiliyor. Son aylarda ise, ekonomilerdeki genel daralma, borsalardaki çöküşler bu gerçeküstü büyümenin yavaş yavaş sonuna gelindiği yönünde bir görüşün de oluşmasına yolaçtı. Böyle bir durumda da, altın fiziki bir kıymet olarak tekrar cazibe kazanmaya başladı. Altına yatırım yapılmalı mı? Bu soruya net olarak evet veya hayır demek güç. Ancak, uluslararası yatırım çevrelerinde, birikimlerin bir miktarının altın cinsinden tutulmasının ilerleyen yıllar açısından bir güvence olacağına dair yorumlar yapılmaya başladı. Hatta bazı radikal yorumlarda, hükümetlerin, şişen bu ekonomiler yüzünden, en sonunda tekrar altın karşılığı kâğıt para basma sistemine, yani altın standardına dönmek mecburiyetinde kalacakları iddia ediliyor. Bu yorumlara göre, her yatırımcı, bu muhtemel duruma göre elinde bir miktar altın bulundurmalıdır deniyor. Bu yorumlarda gerçeklik payı olmakla birlikte, çok iddialı bir varsayım içerdiklerini de söylemeliyiz. Bu tür makroekonomik sistem değişimleri son derece zor ve sancılıdır. Dolayısıyla yorumlara da biraz ihtiyatlı yaklaşmak gerekir. Yine de, tarihin en eski para birimi olan ve dünya durdukça da kendi başına değer ifade eden altının, bir yatırım aracı olarak yıldızının yeniden parladığını, kısa vadeli fiyat değişimlerinin ötesinde, yatırım portföylerinde yeralmaya başladığını belirtelim. Parası olanın bir gözünün de altında olması faydalı olabilir.
Reklamı Geç
KAPAT