BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Sarı Dikran ünlü yıldıza seslendi: -Mine, hatırı sayılır müşterilerimizi memnun etmelisin, uyuşturucuyu biraz azalt, hakkında bazı şikayetler alıyorum... Adamlar dünya kadar para sayıyor, onları memnun edemiyormuşsun!. -Sen hiç merak etme patron... -Yarınki programında kimler var?..



Sarı Dikran ünlü yıldıza seslendi: -Mine, hatırı sayılır müşterilerimizi memnun etmelisin, uyuşturucuyu biraz azalt, hakkında bazı şikayetler alıyorum... Adamlar dünya kadar para sayıyor, onları memnun edemiyormuşsun!. -Sen hiç merak etme patron... -Yarınki programında kimler var?.. -Ünlü silah kaçakçısı Ali Haydar Kotaran, Meyhaneler Kralı Altan Altaylı, ünlü gazinocu Aykut Tanlı... -Yakında film çekimine başlayacaksın. Kasetler kaçak olarak el altından satılacak eğer emniyete düşme durumun olursa bizim avukat ne derse onu söyleyeceksin tamam mı?... Bu sırada kapı çalınarak hizmetçi içeri girdi. Yarı çıplak vaziyetteki Sarı Dikran’a: -Efendim İdris bey sizinle görüşmek istiyor... -Kara İdris mi? -Evet efendim... -Kızım bu saatte ne görüşmesiymiş?... -Bilmiyorum efendim aşağıda bekliyor, yanında genç bir bey de var... -Al bakalım yukarı önemli bir durum var sanırım... Biraz sonra kapı tekmeyle açıldı. Dikran’ın tanımadığı genç bir adam Kara İdris’i bir çuval gibi Dikran’ın önüne attıktan sonra silahını Sarı Dikran’ın kafasına dayadı. Kafası bulanık halde bulunan Emine sendeleyerek ayağa kalktı “İsmail!” diye bağırdı. Sarı Dikran: -İsmail mi?... -Delikanlı sakin ol! Kendine gel, sen kime silah çektiğinin farkında mısın?... Bu arada duvardaki düğmeye basarak badigartlarını çağırmak için teşebbüste bulundu. İsmail Sarı Dikran’ın kafasına teknik bir tekme vurunca şişman mafya reisi kendi ekseni etrafında üç yüz atmış derece dönmüştü. -Irz düşmanı köpek! Sakin olayım ha! Şerefsiz, namussuz alçak! İsmail Sarı Dikran’ı tekme tokat dövmeye devam ederken, Kara İdris sehpanın üzerinde bulunan bronz dökme bir vazoyu kapmış arkasından kafasına vurmak üzereyken Emine feryadı basmıştı. -İsmail arkana bak... İsmail süratle eğildi ve bronz vazo Sarı Dikran’ın suratını kan revan içinde bıraktı. Emine şaşkınlık ve yılların birikimi öfke içinde yere düşen vazoyu aldı ve şiddetle Kara İdris’in kafasına yapıştırdı. Kara İdris böğürerek kanlar içinde yere serilmişti. İsmail’den dayak yemeye devam eden Dikran kekeledi: -Öldü, Kara İdris öldü... -Köpekler! Meydanı boş buldunuz, istediğiniz gibi at oynatıyorsunuz, bu milletin namus ve şerefini ayaklar altına alıyorsunuz ha!.. -Yapma vurma delikanlı, sana ne istersen vereyim! Mine’yi al götür, size bu yalıyı bağışlıyorum, arabalar, paralar ne isterseniz vereyim... -Ne istersem vereceksin ha?.. -Ne demek emrin olur tabii ki veririm... -Ver o zaman! Bana, Emine’yi ilk günkü gibi tertemiz geri ver!.. -Onu bana İdris sattı! Onu, o kirletti... -Sen ne yaptın ya bütün aleme deşifre ettin, erotik film çevirttin, onlarca kişiye sattın ha!... -Yapma delikanlı vurma zaten ben kalp hastasıyım, elinde kalırım sonra... -Namussuz! Elimden kurtulacağını mı zannediyordun?... -Yapma delikanlı beni öldürmekle eline ne geçecek?... -Kalk ayağa ve giy elbiseni gidiyoruz... Sarı Dikran ayakta duramayacak haldeydi, vücudunun her tarafı kan revan içindeydi. Güçlükle elbisesini giydi. İsmail yarı çıplak vaziyetteki Emine’ye seslendi: -Emine bu kılıkla ortalıkta dolanıp durma, elbiseni giy gidiyoruz... -Gidiyor muyuz?.. -Tabii gidiyoruz, bu şerefsizlerle birlikte kalmaya devam etmek istemiyorsun herhalde... -Nereye gideriz İsmail! Ben mahvolmuş, şerefi beş paralık olmuş bir kadınım! Hiçbir yer üzerimdeki pislikle beni kabul etmez... İsmail şu anda pusulasız bir gemi gibiydi. Emine’yi nereye götüreceğini kendi de bilmiyordu. Bu acımasız mafya peşlerini bırakmaz mutlaka onları öldürürdü. Şu ana kadar gözünü budaktan esirgememiş mafya liderlerini dize getirmişti... Bundan sonra ne yapacağını bilmiyordu. Sarı Dikran yaşamamalıydı. Ama ölürse ne olacaktı ki, bu kurulu tezgahlar sahipsiz kalır mıydı? Bu ülkede yüzlerce Dikran vardı kene gibi milletin ensesine yapışmışlar kan emmeye devam ediyorlardı. Hazırlanan Sarı Dikran’ın ensesine silahı dayadı: -Haydi gidiyoruz! -Tamam delikanlı yeter ki beni öldürme! > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT