BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > BİR YILDIZ KAYDI

BİR YILDIZ KAYDI

Basamaklardan aşağı inerken dışardan polis siren sesleri gelmeye başlamıştı. Kara İdris’in adamlarını yakalayan polis, bir adamını öldüren İsmail’in Kara İdris’i alarak Dikran’ın yalısına geldiğini tespit etmiş olmalıydı. Çok geçmeden onlarca polis memuru içeri daldı...



Basamaklardan aşağı inerken dışardan polis siren sesleri gelmeye başlamıştı. Kara İdris’in adamlarını yakalayan polis, bir adamını öldüren İsmail’in Kara İdris’i alarak Dikran’ın yalısına geldiğini tespit etmiş olmalıydı. Çok geçmeden onlarca polis memuru içeri daldı...  İsmail, haneye baskın düzenlemek ve taammüden adam öldürmek suçlarından hapsedilmişti. Suçu büyüktü! Sevdiği kızı bataktan kurtarabilmek için hiç ummadığı bir anda kendini olayların içinde bulmuştu. Memleketin namlı kabadayılarına kök söktürmesi, bu olaylar içinde Kara İdris’in öldürülmesi, Sarı Dikran’ı onlarca koruması içinde fare gibi süründürmesi mafya aleminde büyük bir sansasyon etkisi uyandırmış, cesur ve gözü pek İsmail öğretmen gazete manşetlerinin baş köşesine oturmuştu. Sarı Dikran, şok baskından sonra sadece ifadesi alınarak serbest bırakıldı. Ama bundan sonra Emine’ye kan kusturmaya başladı. Emine günlerce işkenceye tabi tutuldu. İsmail cezaevine girdiğinde Sarı Dikran ve Kara İdris’in beş adamı İsmail’i öldürmek için start almışlardı. Daha cezaevine adım attığı anda ona yüklenmeye başladılar. Koğuş ağası olarak koğuş sakinlerini ezen Pala Orkun, İsmail koğuşa girer girmez onu karşısına aldı: -Hey tüysüz! Karşıma geç esas duruş vaziyeti al bakayım... Kalın enseli, şiş göbekli bu adama umursamaz bir halde baktı. Dişlerini sıktı. Şu ana kadar sicili tertemizdi. Arzu etmediği şekilde olayların içine sürüklenmişti. Ama vakarını muhafaza ediyordu: -Bak hemşehrim bana dalaşma, bari burada rahat bırakın beni... Koğuş sakinleri Sarı Dikran’ın adamlarının delikanlıyı kimvurduya getirmek istediklerini anlamış, köşelerine çekilmiş, Pala Orkun genç adamın üzerine doğru yürürken piyonları onun arkasında tertibat almışlardı: -Ağzında süt kokarken Pala’ya akıl mı veriyorsun sen hergele... -Bak Pala, tekrar ediyorum bana bulaşma!.. -Sen kimsin ki be! Benim desturum olmadan burada barınabileceğini mi zannediyorsun? Pala Orkun, İsmail ‘in yanına yaklaşıp kuvvetli kollarıyla onu sarmalamak istedi. Ama hiç ummadığı şekilde hayalarına bir tekme yiyerek diz üstü yere çöktü. İsmail, havada dönerek bir tekme de kafasına vurduğunda Pala Orkun, mat olmuş boylu boyunca yere serilmişti. Reislerinin yere serildiğini gören piyonlar ellerindeki demir çubuklarla İsmail’e saldırdılar. Ama İsmail hiçbir darbe almadan görkemli bir karate gösterisinden sonra hepsini yere serdi. Yedikleri dayaktan hiçbirisinde kımıldayacak hal kalmamıştı. Koğuş sakinleri kendilerine kan kusturan çetenin yere serilmesi karşısın hayret ve gıptayla genç mahkumun etrafını sardılar. Altmış yaşını geçmiş Erzurumlu Süleyman Usta, önce kucakladı İsmail’i: -Aslanım, goçum benim hoş geldin, Allah gurtarsın. Bu herifler heç kimseyi rahat bırahmaz, seni öldürmek için emir aldılar dışarıdan, şu dört duvar arasında heçbirimize gün göstermediler... Diğer mahkumlar da birer ikişer İsmail’e sarılıp geçmiş olsun derken, koğuşun kapısı açıldı ve beş gardiyan içeri doluştu. Yerde yatan Pala Orkun’a: -Ne oldu ne var burada?.. -Yok bir şey ağalar arkadaşlarla biraz oynaştık da... İsmail’e dalaştıklarını söylememişti. Zira aldıkları talimat gereği onunla işleri vardı. Onu mutlaka öldürmeleri gerekiyordu. Gardiyanlara kavga ettiklerini söylerse onu başka bir koğuşa alabilirlerdi. Onu öldürmeyi başka bir güne tehir ederken, İsmail’in vaziyeti çakmaması için ona yaltaklanmaya başladı: -Helal olsun be delikanlı, sen ne yaman adammışsın, gel kucaklayayım seni... -İstemez olduğun yerde kal... -Tamam çocuğum artık dost olacağız, aramıza hoş geldin, Allah kurtarsın... İsmail, Pala Orkun ve adamlarına hiç yüz vermedi. Diğer mahkumların arasına oturup dertleşmeye başladılar. Erzurumlu Süleyman: -De hele gardaş suçun neyidi, niye dıhtılar seni buraya... -Ne siz sorun ne ben söyleyeyim arkadaşlar... Hep bir ağızdan: -Allah gurtarsın gardaş... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT