BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Şener: Enflasyonda hedefimiz ‘tek rakam’

Şener: Enflasyonda hedefimiz ‘tek rakam’

Tüm kurum ve kuralları ile işleyen bir piyasa ekonomisi için gerekli tüm araçları devreye sokacaklarını belirten Başbakan Yardımcısı, bu sayede hedeflere de ulaşılacağını söyledi.



ANKARA- Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, 2003 yılı enflasyon hedefinin gerçekleştirileceğini bildirdi. Şener, “Türkiye, tek rakamlı enflasyonun bulunduğu bir ortama hızla, süratle ulaşacaktır” dedi. Başbakan Yardımcısı Şener, TÜSİAD`ın “Enflasyon ve Büyüme Dinamikleri” konulu raporunun tanıtım toplantısından çıkışta, gazetecilerin enflasyon oranlarıyla ilgili sorusu üzerine, TEFE’de Ocak ayında gerçekleşen yüzde 5.6’lık artışın, dünya fiyatlarıyla bağlantılı bir gelişme olduğunu söyledi. TÜFE bazında yıllık enflasyonun yüzde 26’ya düşmüş olduğuna işaret eden Şener, bu rakamın 1983 yılından beri, 20 yıldır en düşük TÜFE rakamı olduğunu kaydetti. Başşbakan Yardımcısı Şener, 2003 yılı yıllık TÜFE hedefinin yüzde 20 olduğunu hatırlatırken, şöyle devam etti: “Daha bir ayda, yüzde 26`lık bir enflasyon noktasına gelmiş olmamız, yıl sonu hedefimiz açısından umut vericidir. Dolayısıyla 11 ayda 6 puanlık bir düşüş, 2003 yılı hedefimizi gerçekleştirmemiz için yeterli olacaktır, 2003 enflasyon hedefimiz gerçekleştirilecektir ve Türkiye, tek rakamlı enflasyonun bulunduğu bir ortama hızla, süratle ulaşacaktır.” Şener, “Faiz dışı fazlayı neden 6.8 yerine 6.5 diye söylediniz? Bu bir dil sürçmesi mi, yoksa hedef mi aşağıya çekildi?” şeklindeki soruya karşılık ise “asgari rakamı söyledim” cevabını verdi. Ana gündem ‘büyüme’ Bakan Şener, hükümet olarak bütçe büyüklüklerini, para ve maliyet politikalarını tartışırken enflasyonun nasıl aşağıya çekileceğini de tartıştıklarını belirterek, şöyle konuştu: “Büyüme, yine aynı şekilde Türkiye’nin ana gündem maddelerinden biridir. Aslında bir boyutu itibariyle de kronik hale gelmiş enflasyon ortamının bir sonucu olarak meydana gelen belirsizlikler, Türkiye’de büyüme ile ilgili beklentileri her zaman bozmuştur. Zaman zaman çok yüksek büyüme oranları, zaman zaman küçülen ekonomiyi birlikte yaşamışızdır. Halbuki kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme ortamına kavuşmak, ekonominin sağlıklı işleyişi açısından önemlidir. İstikrarsızlık bazen büyüyen, bazen küçülen ekonomik ortam tüm iş dünyasının her türlü kararını etkileyecek ve ekonominin geleceği ile ilgili olumsuzluklar ortaya çıkaracaktır. Hükümetimiz bu konularda kararlıdır. Her şeyden önce hükümet tüm kurum ve kuralları ile işleyen bir piyasa ekonomisinin kurulması için gerekli bütün araçları devreye sokma niyetinde ve kararlılığındadır.” İşin başı mali disiplin Ekonomik istikrar, enflasyonsuz veya düşük enflasyonlu bir Türkiye, sürdürülebilir bir büyüme ve gelir dağılımında adaletin, hükümetin temel arayışları olduğunu anlatan Başbakan Yardımcısı Şener, “Bunlar Türkiye’de görmeyi arzuladığımız temel noktalardır” dedi. Şener, Türkiye’de kronik hale gelen enflasyon ve enflasyonist ortamın, başlangıçta ve daha sonraki yıllarda ortaya çıkan ve devam eden mali disiplinsizlikle bağlantılı ve ilişkili olduğunu da kaydetti. Bu bakımdan tüm siyasal iktidarların, enflasyonu aşağı çekmek için işe “mali disiplinden” başlamaları gerektiğini vurgulayan Şener, bu açıdan kendilerinin başta bütçe disiplini olmak üzere, bu disiplin ortamının sağlanmasına büyük önem verdiklerini bildirdi. TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan da, Türkiye ekonomisinde, enflasyonist bir baskı oluşturmadan yüzde 5.5 bir büyüme ile işsizlik sıkıntısının 8 yıl içinde çözüme kavuşturulabileceğini belirterek, “Tabi bugün harekete geçmek şartıyla” dedi. Özilhan konuşmasında, büyümenin yolunu açabilmek için enflasyonla mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi kamunun borç yükünü azaltılması, piyasaların etkin biçimde çalışmasının sağlanması, yatırım ikliminin iyileştirilmesi ve yabancı sermayeye güven verecek adımların atılması gerektiğini kaydetti. Bütün bunların, herhangi bir kısa dönemli siyasal kaygı içine düşmeden, hemen bugün yapılması gerektiğini işaret eden Özilhan, “Çünkü işsizliğin ulaştığı boyutların açacağı sosyal yaralar, eğer gerekli tedbirler alınmazsa, Hükümeti fazla uzak olmayan bir vadede, siyasal bir gelecek hesabı yapamaz hale getirecektir. Ülkeyi ise bir girdaba sürükleyecektir” diye konuştu. Büyümenin, tüm dünyanın, dikkatle üzerine eğildiği bir konu olduğunu belirten Özilhan, bunun en belirgin göstergesinin de AB’nin Mart 2000`de oluşturduğu Lizbon Stratejisi olduğunu kaydetti. Özilhan, buna göre yenilikçi işletmelerin özellikle de KOBİ`lerin kurulması ve gelişmesi için elverişli bir ortam oluşturulması gerektiğini kaydederek, bu yaklaşımın Türkiye için de stratejik bir önemi olduğunu ifade etti.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT