BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gençlerin Dünyası / Önce motivasyon

Gençlerin Dünyası / Önce motivasyon

Bir işi yapmakla, yapmayı istemek arasında çok ciddi fark var. Birincisinde mecburiyet diğerinde ise isteklerimiz ön plândadır. Başarıyı yakalama yolunda istekleri harekete geçirmenin ilk şartı motivasyondur!..



Bir işi başarabilmenin birinci kuralı, o işi gerçekten yapabileceğine inanmaktır. Bir düşünürün dediği gibi “Yapabileceğini düşünen yapabilir, yapabileceğini düşünmeyen yapamaz” bu değişmez bir kanundur. Ancak şurası da bir gerçektir ki bir işi yapmakla, o işi yapmayı istemek arasında çok ciddi fark vardır. Birincisinde mecburiyet diğerinde ise isteklerimiz ön plândadır. Gerçekten zaman zaman hepimiz çok gönüllü olmayarak bazı işleri yapmak zorunda kalıyoruz. Bu bazen bir ev işi olabileceği gibi, derslerimiz, hazırlanması gereken bir rapor, katılınması gereken bir toplantı vb. olabilir. Kısacası bu dünyada hepimiz ister istemez yoğun bir çalışma temposunun içindeyiz ve ayakta kalabilmek için de çalışmak, üretmek, sonuçlandırmak hatta tüm bunlar olurken de rakiplerimizle aradaki mesafeyi açmamak zorundayız . Biz, çok istekli olmadığımız işlerin de üstüne giderek sınırlarımızı zorlamak mecburiyetindeyiz. Zira ders çalışılmadan diploma alınamıyorsa, iş yapılmadan temiz evde oturulamıyor, çıraklık yaşamadan, bir işin inceliklerini öğrenmeden de yönetici, usta olunamıyor. Buradan da anlaşılacağı gibi, başarı; sadece içinde bulunduğumuz mevcut durum değil, daima ilerlemek için gayret sarfetmek ve bu yolda karşılaşılan engelleri aşmaya çalışmaktır. Thomas Fuller’in dediği gibi “Kolay olmadan önce herşey zordur” ve başarının onuru zorluğuyla derecelendirilir. Peki bütün bunlar için ihtiyacımız olan itici güç nedir? Cevap oldukça basit: İnanç ve inancımızı harekete geçirecek kuvvet yani MOTİVASYON... Başarı isteğini nasıl ortaya çıkarabiliriz? B aşarmak için gereken istek, içimizden gelir ve motivasyon da bu işten zevk almamızı sağlayan bizi harekete geçiren en önemli güçtür. O halde hepimiz öncelikle iç dünyamıza küçük bir yolculuk yapalım, bizde daima var olan ve aslında küçük bir kıvılcım bekleyen başarı isteğimizi ortaya çıkaralım, başarı için kendimizi motive edelim.... Nasıl mı? Çok basit, bildiğiniz birkaç noktayı yeniden canlandırarak... øHedeflerinizi gözden geçirin Kendinize sorular sorun. Hayattan ne bekliyorsunuz? Sizi mutlu eden şeyler nelerdir? Bu soru çok önemli zira mutluluk, içinde bulunulan durumdan hoşnut olmaktır ve aslında birşeylerin peşinde koşarken asıl yakalamak istediğimiz şey mutluluktur. Bunun için ne istediğinizi bilin, enerjiniz, azminiz bir amaca yönelik ulaşılabilir nitelikte açık ve net olsun. Unutmayın aslında sağlıklı her insanın içinde istediklerine ulaşabilecek güç vardır. İnsanlar arasındaki tek fark, bazıları bu gücü ortaya çıkarmak için büyük çaba, bazıları da ağustos böceği misali kendini harcar. øAmacınıza kenetlenin Amacınız daima aklınızda olsun, dünyaya gören gözlerle bakın ve zamanınızı boşa harcamayın. Plânlı olun, bugün bu işler bitecek, şu açıklar giderilecek, şu kaynaklardan yararlanılacak gibi.. øDünyaya olumlu gözle bakın Hayatta karşılaşılan aksilikler hepimiz için geçerlidir. Edison örneğini unutmayın, ampulün keşfinde 10 bin kez denedi ve yine de yılmayıp amacına ulaştı. Olimpiyat dereceli bir çok sporcunun hayatı da sürekli denemeye ve bir adım ileriyi hedeflemeye yöneliktir. Siz geliyorsunuz diye herkesin çekilip, size yol vereceğini düşünmeyin; şayet siz isterseniz o yolları iradeniz ve aklınızla kendiniz açarsınız. Yaptığınız işlerin ağır olmadığını, sizi geliştirmek için bir fırsat olduğunu düşünün; sorunlar yerine fırsatlar hakkında konuşun. øSürekli öğrenme, prensibiniz olsun Geleceğe emin adımlarla ilerleme ancak eğitimle mümkündür. Her şeyin hızla değiştiği ve ilerlediği dünyamızda biz de varlığımızı, gelişmeleri takip edebildiğimiz sürece koruyabiliriz. Aksi halde arkamızdan gelenlere yol vererek geçen bir ömrün içinde belki de harcanır gideriz. Bilgi en önemli güçtür ve emin adımlarla yürüyebilmenin tek silahıdır. øİnsan ilişkilerine büyük önem verin “Bir elin nesi var iki elin sesi var” atasözünde olduğu gibi takımın gücüne inanın; insanlara değer verin, onlara yardımcı olun ve icap ettiğinde yardım almaktan da çekinmeyin; kıskançlık etmeyin; çevrenizi genişletin; farklı sosyal gruplara girin. En önemlisi iradenizi asla kaybetmeyin, yılmayın. Çalışma hayatında da, okulda da başarı ne istediğini bilmekte ve bunu sonuna kadar devam ettirebilmekte saklıdır. İşte o zaman, ne istediğini bilenlere yol vermek için tüm dünya mecburen kenara çekiliyor... ODTÜ SEM İstanbul’a taşınıyor ÖSS’ye hazırlanan her gencin hayalinde yatan üniversitelerden Orta Doğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ), mesleki gelişim programlarını İstanbul’a taşımaya hazırlanıyor. Sınav sisteminin ağırlığı ve şehir değiştirmenin güçlüğü gibi sebeplerden dolayı bazı üniversitelerde okuma şansını ister istemez elimizden kaybediyoruz. Ancak özellikle büyük şehirlerimizdeki üniversitelerin açtığı mesleki gelişim programları birçok gencin ve mesleki karyerini artırmak isteyen çalışanların bu noktada imdadına yetişiyor. İşte bunlardan birisi Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (ODTÜ SEM)... Yıllardır Ankara’da bünyesinde Yönetim Bilişim Sistemleri, İnsan Kaynakları, Yazılım Geliştirme, Denizcilik ve Kaptanlık Kursları, Kalite Yönetimi, Bilgi Teknolojileri vb. konularda yüzlerce öğrencisini eğiten ODTÜ SEM çalışmalarını üniversiteler kenti İstanbul’da da sürdürmeye karar verdi. Bu konuda ODTܒnün çalışma ortağı ise yıllardır İnsan Kaynakları konusunda profesyonel bir anlayışla hizmet veren ve merkezi İstanbul’da bulunan Data Expert Yönetim Danışmanlık Şirketi. Yıllardır Ankara’da işbirliği yapan bu iki kurum, İstanbul’daki ilk eğitimini “İnsan Kaynakları Yönetimi” alanında gerçekleştirecek. İş böyle olunca biz de eğitimin neden özellikle insan kaynakları konusunda açıldığını Data Expert Genel Müdürü Hasan Altunkaya’ya sorduk ve bize şunları söyledi: “Amacımız insanın önemini, insanlara anlatmak. Biz bu eğitimlerde “önce insan” diyor ve insana önem veren, kalifiye insanlar yetiştirerek işletmelere ve bireylere huzur getirmeye çalışıyoruz. İnsan Kaynakları anlayış ve uygulamalarının, personel seçme ve yerleştirme, performans değerlendirme, personelin eğitimi, iş gören güvenliği gibi birçok konunun işlendiği eğitimimizde sektördeki yeni gelişmeleri öğrenmek isteyen herkesi görmeyi istiyoruz. Ayrıca şu hususta unutulmamalıdır ki; uzmanların dediği gibi yetişmiş bir eleman her yıl teorik bilgisinin %5 ‘ini kaybediyorsa sürekli eğitim, ömür boyu eğitim şart.” Konuyla yakından ilgilenenler daha detaylı bilgi için Data Expert Yönetim Danışmanlık: 0 212 288 72 73 (pbx) Duyarlı gençler Sabancı’da buluştu Türkiye’de ilk defa Sabancı Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “Toplumsal Duyarlılık Projeleri”, Açık Toplum Enstitüsü işbirliğiyle diğer üniversitelerde de uygulanmaya başlıyor. Proje kapsamında geçtiğimiz hafta Sabancı Üniversitesi’nin Tuzla’daki kampüsünde Sabancı, 19 Mayıs, Dicle, Dokuz Eylül, Ege, Kocaeli, Mustafa Kemal, ODTÜ ve Yüzüncü Yıl üniversitelerinin öğrencileri bir araya geldi. Toplantıda konuşan Sabancı Üniversitesi Rektörü Tosun Terzioğlu toplumsal duyarlılık projeleriyle, katılımcı demokrasiyi geliştirerek sorunlara değil çözümlere ortak olan bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Sabancı Üniversitesi öğrencileri, projeler kapsamından bugüne kadar; spastik çocukların sosyalleşme projesi, çevre ve gençlik, siyaset, mühendislik ve eğitim konularına ağırlık veren “Akasya I” projesi, “Kıyı Ege Evsel Atık Yönetim Plânı” projesi, “İnsan Hakları Eğitimi Projesi” gibi birçok projeye imza attılar. > Ziya Sandıkçıoğlu DAܒden açıklama Gazetemizde geçtiğimiz hafta “YÖK’ün KKTC’deki Doğu Akdeniz Üniversitesin’den mezun olan Türkiye uyruklu 200’ü aşkın öğrencinin diplomasını onaylamayarak iade etmeye başladığı, ayrıca 30’u aşkın öğrencinin de masterinin tanınmadığı” yönündeki haberimiz üzerine Doğu Akdeniz Üniversitesi bir açıklama yaptı. Üniversitenin açıklamasında “Haberinizdeki iddialar gerçekleri yansıtmamaktadır. YÖK ile KKTC Eğitim Bakanlığı arasında imzalanmış olan işbirliği anlaşmasının üniversitelerimizin tüzük ve yönetmelikleriyle tam olarak uyuşmayan bazı yönleri olması tüm üniversitelere mensup az sayıda öğrencinin zaman zaman YÖK ile sorun yaşamasına neden olmaktadır. Ancak, bu sorunlar yalnızca üniversitemize özgü olmadığı gibi abartılan boyutlarda değildir ve hiç olmamıştır. Halen bu kapsamda sayılabilecek sadece 3 öğrencimiz bulunmaktadır ve üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Özay Oral bu 3 öğrencimizin sorunuyla şahsen ilgilenmektedir.” denildi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98991
    % 0.53
  • 5.5628
    % -2.49
  • 6.4211
    % -2.84
  • 7.3095
    % -2.49
  • 219.503
    % -1.98
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT