BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bu savaş, kime huzur verecek?

Bu savaş, kime huzur verecek?

Merhaba, Geçen hafta, bütün gayretlerimize rağmen, ‘savaş’tan uzak bir gazete yapamadık. Çünkü, Washington’dan yola çıkan operasyonun ayak sesleri, Ankara’ya kadar gelmişti. “Savaşta yerinizi almakta geç kalıyorsunuz” eleştirileri pahasına, barışçı çözümü zorlayan Başbakan Abdullah Gül bile, “Günah bizden gitti” dedi ve ‘maalesef’ savaşın çok yakın olduğunu haber verdi.



Merhaba, Geçen hafta, bütün gayretlerimize rağmen, ‘savaş’tan uzak bir gazete yapamadık. Çünkü, Washington’dan yola çıkan operasyonun ayak sesleri, Ankara’ya kadar gelmişti. “Savaşta yerinizi almakta geç kalıyorsunuz” eleştirileri pahasına, barışçı çözümü zorlayan Başbakan Abdullah Gül bile, “Günah bizden gitti” dedi ve ‘maalesef’ savaşın çok yakın olduğunu haber verdi. Kim ister ki?.. ‘Hava ısındıkça’ “Savaşa hayır” gösterileri de artmaya başladı. Bu tür eylemleri sayfalarımıza taşıyarak, kamuoyunun mesajını yetkililere ulaştırmaya çalışıyoruz. Zaten, hiçbir insan, “Ben savaşı seviyorum” diyemez. Madem kimse istemiyorsa niçin bir türlü uzaklaştırılamıyor?.. Can alıcı soru da bu olsa gerek. Hedefler mi farklı?.. Yöneticilerin görevi, maiyetindekileri madden ve manen mes’ut etmektir... Yapılan her şey doğrudan veya dolaylı olarak insanların mutluluğunu hedefler. Hatta bölgemize aylardır yığınak yapan Amerika, terörü desteklediğini iddia ettiği Irak’a yapacağı operasyonun da ‘güvenli bir dünya’yı amaçladığını savunuyor. Tıpkı 12 yıldır devam eden ambargo gibi... Oysa bu süre içinde Saddam’ın lüksü kıl kadar etkilenmezken, en hayati ilaçları bile kendilerine çok görülen binlerce ‘çiçek’ daha açmadan soldu. Açlık ve fakirlikle savaşmaktan bitap düşmüş binlerce Iraklı ise tepesine düşecek ‘son darbe’yi bekliyor. Acaba teröre desteğin sorumlusu bu zavallılar mıydı!.. Şayet uluslararası arenada Irak’ın yaptığı bir yanlış varsa bunun sorumlusu ölümü sessizce bekleyen melek yüzlü çocuklar değil, Saddam’dır. Hayatî hata... Dünya nizamını koruma iddiasında olan ABD, bu iddiasının tamamen zıddı bir yöntem seçerek, kutuplaşmaya ve daha büyük savaşlara davetiye çıkarmıştır. Oysa bu ülkeye; “Biz kendimizi sağlama alalım da başkalarına ne olursa olsun” türü ‘bayağı’ bir anlayışın yerine, sadece sorumluların bertaraf edildiği nokta operasyonlarla, masum olan herkesi himaye etmek yakışırdı. ABD’nin ‘süper’ imkanları da ‘tecrübesi’ de bunu başaracak seviyededir. *** Şimdi; dünyaya ait hiçbir şeyin hatırlanmaması gereken mukaddes topraklardan, kurban için düzenlenen pazar yerlerine kadar her tarafta ‘savaş’tan bahsediliyor. En mukaddes mekanlar ve zamanlar savaş bulutlarının gölgesinde kalıyor. Söyler misiniz bu hava kime huzur veriyor?.. *** Bütün mesai arkadaşlarımızın ve siz okuyucularımızın Kurban Bayramı’nı kutlar, barış ve huzur içinde nice bayramlara kavuşmanızı dileriz. Görüşmek üzere...
Reklamı Geç
KAPAT