BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yurtdışı çalışma ve tasfiye edilen hizmet

Yurtdışı çalışma ve tasfiye edilen hizmet

Yaklaşık on yıl Almanya’da çalıştıktan sonra yurda kesin dönüş yapan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz, Almanya’dan dönüşte sigorta primlerini bir defada geri aldığını, Türkiye’de ise yaklaşık 12 yıllık çalışmasının bulunduğunu, bu şartlar altında sigorta başlangıcını yurtdışında ilk defa çalışmaya başladığı tarih kabul ettirerek emekli olup olamayacağını sormaktadır.



Yaklaşık on yıl Almanya’da çalıştıktan sonra yurda kesin dönüş yapan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir okurumuz, Almanya’dan dönüşte sigorta primlerini bir defada geri aldığını, Türkiye’de ise yaklaşık 12 yıllık çalışmasının bulunduğunu, bu şartlar altında sigorta başlangıcını yurtdışında ilk defa çalışmaya başladığı tarih kabul ettirerek emekli olup olamayacağını sormaktadır. Bilindiği gibi Almanya ile ülkemiz arasında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşmeye göre, T.C Vatandaşlarının Almanya’da çalışmaya başladıkları tarih, Sosyal Sigortalar Kanununun 108. maddesi gereğince sigortalılığın başlangıcı sayılacaktır. Nitekim Almanya ile yaptığımız sosyal güvenlik sözleşmesinin 29. maddesinin 4. fıkrasında “Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman Rant Sigortasına girişi, Türk sigortasına girişi kabul edilir” ibaresi yer almaktadır. Belirli bir süre yurtdışında çalıştıktan sonra, 3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı hizmet borçlanması yapmayan vatandaşlarımız, daha sonra Türkiye’de Sosyal Sigortalar Kanununa tabi çalıştıktan sonra, yurtdışında geçen hizmetleri dikkate alınarak kısmi aylık bağlanmasını talep edebilirler. Ancak aylık talebinde bulunan kişinin sosyal güvenlik sözleşmesi yaptığımız ülkelerden birisinde çalışmış olması gerekmektedir. Sosyal güvenlik sözleşmesi yapmadığımız bir ülkede çalışan vatandaşlarımızın yurda kesin dönüş yaptıktan sonra iki yıl içinde 3201 sayılı Kanuna göre hizmet borçlanması yapmaları gerekmektedir. Aksi halde prim transferi yapamayacakları gibi çalıştıkları ülkede geçen sigortalılıkları nedeni ile kısmi aylık bağlanmasını da talep edemezler. Buraya kadar açıkladığımız hususlar üzerinde herhangi bir tartışma yoktur. Tartışma konusu mektubu ile bizden görüş isteyen okurumuzun durumunda bulunan yani özelikle Almanya’da bir süre çalıştıktan sonra yurda kesin dönüş yapan ve kesin dönüş yaparken bu ülkedeki çalışmaları dolayısıyla kesilen sigorta primlerini geri almış olanlarda yaşanmaktadır. Hemen belirtmek gerekirse sosyal güvenlik hukukunun genel prensibi olarak toptan ödeme olarak tasfiye edilen hizmetler artık yok, ölmüş sayılmaktadır. Bu çalışmaların canlandırılması için hizmet ihyası yoluna gidilmesi gerekmektedir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre bazı nedenlerden dolayı Kuruma yapılan prim ödemeleri toptan ödeme şeklinde iade edilmektedir. Primlerini geri alan sigortalılar daha sonra çalışmaya başlarlar ise, aldıkları primleri faizi ile birlikte geri ödemek şartı ile eski hizmetlerini ihya etmiş sayılırlar. Alman sosyal güvenlik sisteminde hizmet ihyası bulunmamaktadır. Dolayısıyla Almanya’da geçen hizmetler tasfiye edildikten sonra geri prim iadesi ile canlandırılması mümkün değildir. Zira Alman Sosyal Güvenlik Sistemi hizmet borçlanmaları ile veya başka yolla hizmet kazanımına sıcak bakmamaktadır. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, yurda kesin dönüş yaparken, Almanya’daki sigorta primlerini topluca alan ve bu ülkedeki hizmetlerini tasfiye ettirenlerin sigortalılık başlangıcı, Almanya da ilk defa çalışmaya başladıkları tarih değil, Türkiye’de ki Sosyal Sigortalar Kurumuna prim ödedikleri tarih sayılacaktır. Konu ile ilgili olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.02.2002 tarih, 21 Esas, 70 K sayılı kararında da aynı görüş dile getirilmiştir. Söz konusu kararda özet olarak; “Sigortalının Federal Almanya’daki çalışmaları tasfiye edilmişse, anılan ülkede geçen çalışma sigortalılık süresinin başlangıcına esas alınamaz.” denmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararı yerel mahkeme ile özel daire arasındaki “Türk Uyruklu Sigortalının, Almanya’daki çalışması, Türkiye’deki ilk sigortalılık tarihinden önceye isabet ediyorsa ve sözü edilen ülkedeki çalışmalarına ait primleri geri almak suretiyle oradaki hizmetlerini tasfiye etmişse Sosyal Sigortalar Kanunun 108 ve Türkiye cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesinin 29. maddesinin 4. fıkrasına göre, Almanya’da ilk defa çalışmaya başladığı günün sigortalılık başlangıcı olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği” noktasında çıkan uyuşmazlık neticesinde vermiştir. Yurtdışındaki hizmetlerini toptan ödeme şeklinde tasfiye eden kişiler, aslında kendilerinden kesilen sigorta primlerini geri almaktadırlar. İşveren hissesinin alınması söz konusu değildir. Bu durum sigortalılar aleyhine bir sonuç doğursa da gerek sözleşmeye dayanarak ve gerekse yargı yolu, işveren hissesinin de talep edilmesi söz konusu değildir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93419
    % 0.79
  • 6.4985
    % -7.15
  • 7.3766
    % -7.49
  • 8.2807
    % -5.59
  • 250.05
    % -5.17
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT