BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İngiliz gazeteci ‘Yeşil Hat’ın öyküsünü generalinden öğrensin

İngiliz gazeteci ‘Yeşil Hat’ın öyküsünü generalinden öğrensin

İngilizlerin “The Guardian” gazetesi yazarlarından Peter Preston’un, Kıbrıs ile ilgili olarak yazdığı ve “Radikal” gazetesinin 22 Ocak 2003 günü iktibas ettiği yazısında şunları söylediğini öğreniyoruz... “İşte karşımızda, keyfi bir ayırım getiren başka bir kanlı duvar, beton yığını ve dikenli tel, bölünmüş başka bir şehir 20 yıl önce Berlin’in, olsa olsa cılız bir kopyası.



İngilizlerin “The Guardian” gazetesi yazarlarından Peter Preston’un, Kıbrıs ile ilgili olarak yazdığı ve “Radikal” gazetesinin 22 Ocak 2003 günü iktibas ettiği yazısında şunları söylediğini öğreniyoruz... “İşte karşımızda, keyfi bir ayırım getiren başka bir kanlı duvar, beton yığını ve dikenli tel, bölünmüş başka bir şehir 20 yıl önce Berlin’in, olsa olsa cılız bir kopyası. Artık aşağılıyıcı. Ve yıkılmasının zamanı nihayet geldi” sözleri ile bütün makalesi boyunca yalnız Denktaş’a değil Türkiye’ye ve Türk Ordusuna düşmanlık kusan makale yazarına, “Berlin Duvarı”na benzettiği “Yeşil Hat” gerçeğini kısaca anlatmak istiyorum. Yunanistan’ın BM’den “Enosis” lehinde karar alamaması ve Kıbrıslı Türklerin Türkiye’nin de desteği ile Enosis’e karşı direnmesi üzerine, Türkiye ile Yunanistan arasında müzakereler başlamış 11 Şubat 1960’ta Türkiye ile Yunanistan, Zürih’te bir anlaşmaya varırken, Londra’da da İngiltere’nin ve Kıbrıs’taki iki toplum liderinin onayını almışlardır. Böylece ortaya çıkan Zürih ve Londra Anlaşmaları, bağımsızlık, iki toplumun ortaklığı ve toplumsal alanda otonomi ve çözümün, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından garanti edilmesi ilkelerine dayandırılmış, bu çerçevede “Fonksiyonel Federasyon” öngören bir anayasanın temelini oluşturan ve İngiltere’ye iki üs bölgesi bırakan bir Kuruluş Andlaşması, bunu teminat altına alan bir Garanti Andlaşması ve Türkiye ile Yunanistan’ın Kıbrıs’ta askeri birlik bulundurmalarını sağlayan bir İttifak Andlaşması ortaya çıkmış ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Anayasası taraflar arasında müzakere edilip benimsenerek, 16 Ağustos 1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti resmen kurulmuştur. Ne var ki Kıbrıs Rum tarafı, 1960 Cumhuriyeti’nin kurulduğu şekilde yaşamasına fırsat vermemiş, Enosis kampanyası bizzat Cumhurbaşkanı Makarios’un desteği ile sürdürülmüş Makarios, Zürih-Londra Andlaşmalarının Kıbrıslı Türklere fazla haklar verdiğini ileri sürerken, Anayasa’nın tadili için, veto hakkının kaldırılması ile başlayan 13 maddelik önerilerini Dr. Fazıl Küçük liderliğindeki Kıbrıs Türk Toplumunun ve Türkiye’nin 16 Aralık 1963’te reddetmesi üzerine, 21 Aralık 1963’te Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk Toplumuna karşı şiddete başvurmağa ve önceden hazırlanmış “Akritas Planı”na göre Türklerin imhası veya adadan atılmasını öngören bir girişimi gerçekleştirmeye başlamıştır. Akritas Planı’nın uygulanması sonucunda, 27.000 Kıbrıslı Türk, 103 köyü terketmek zorunda kalmış, tüm Kıbrıs Türk nüfusu, Ada yüzölçümünün sadece %3’ünden oluşan ve sürekli kuşatma altında tutulan küçük bölgelere sığınmıştır. Bu “Kanlı Noel” olaylarından sonra, 27 Aralık 1963’te ‘üç Garantör Ülke’nin askerlerinden oluşan “Barışı Koruma Kuvveti” oluşturulmuş, İngiliz General’in, yeşil bir kalem ile harita üzerinde çizdiği bir çizgi ile Lefkoşa, 30 Aralık 1963’te, ikiye ayrılmıştır. İşte daha sonra “Yeşil Hat” olarak adlandırılan oluşumun kısa öyküsü budur. Ben, yukarıdaki sözlerimle, geçmişe saplanmıyor, fakat hayal kırıklığına uğramadan başarıya ulaşmak istiyorsak geçmişin de hatırlanması gerektiğine inanıyor ve bunu vurgulamağa çalışıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT