BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değişim, değişmeyeni değiştirmektir...

Değişim, değişmeyeni değiştirmektir...

ORKA Grup Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, dünyanın hızlı bir değişim yaşadığını, bu süreçte değişim rüzgarının, değişmek istemeyenleri bile, bir şekilde değiştirdiğini dile getirdi.



Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen 36 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık 3’te 1’ini gerçekleştiren hazır giyim ve konfeksiyon sektörü başkanını seçebilmek için 18 Mart’ta seçimlere gidiyor. 7 bin kayıtlı ihracatçının oy hakkının bulunduğu seçimlerde, Başkan ve Başkan vekili arasında kıyasıya bir yarış yaşanıyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) vizyonunu ve misyonunu genişletmek amacıyla göreve talip olduğunu açıklayan İHKİB Başkan vekili ve TİM Başkan vekili Süleyman Orakçıoğlu, değişmek istemeyenleri, değiştirmek için başkanlığa aday olduğunu aktardı. Süleyman Orakçıoğlu Türkiye Gazetesi’ne İHKİB’le ilgili projelerini ve hedeflerini aktardı. Dünyanın en saygın markaları arasına girmeye gayret eden Damat-Tween markalarının da geleceğine yönelik önemli açıklamalarda bulunan Orakçıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: Sektör kazanacak E.A- Seçimlerin Türk ekonomisine ve sektöre hayırlı olması temennisi ile başlıyorum. öncelikle İHKİB seçimlerini değerlendirmenizi isteyeceğim..? S.O.- 7 bin ihracatçının oy kullanacağı bir seçim olacak bu. En yüksek katılımlı seçim olmaya namzet. Katılımın yüksek olmasını, sektörün seçtiği insanları sahiplenmesi açısından da bir avantaj olarak görüyorum. E.A- Seçimlere Vizyon ve Misyon Grubu adı altında giriyorsunuz. Nereden çıktı bu isim..? S.O.- Dünyada inanılmaz bir değişim var. Günümüz teknolojisiyle birlikte üretim ve pazarlama stratejilerinin uygun bir şekilde ortaya konulması lazım. Bunu yakalamak için de hazır olmak gibi bir zorunluluğunuz var. Ayrıca belli birikime de sahip olmak gerekir. Artık vizyonumuz tamamen dünya vizyonudur. Bunu bir vizyon ve misyon olarak da ortaya koyduk. Gençlere yol açacağız E.A- Kazanırsanız yönetimde ne gibi değişiklikler yapacaksınız..? S.O.- Yeni kriterler getireceğiz. Yönetimin 3’te 1’ini işleri üstlenebilecek, sektörü geleceğe taşıyabilecek, pırıl pırıl gençlerden oluşacak. Diğer 3’te 1’i de sektörün temsilcilerinden olacak. Bunun amacı ise sektörün sorunlarının en üst düzeyde tartışıldığı bir platform oluşturmak. Kalan 3’te 1’lik kısım ise kendi birikim ve deneyimi ile günün problemlerinin altından kalkabilecek tecrübeli insanlardan oluşacak. E.A- Seçimlerdeki rakibiniz sizin için mağazacı diyor..? S.O.- ‘Süleyman Orakçıoğlu mağazacı’ diyorlar. Ben bunu anlayabilmiş değilim. Benim şu anda yurtdışında 23 tane mağazam bulunuyor. Farklı farklı ülkelerde farklı farklı firmalar bunlar. Bu bir anlamda 23 ülkeye ihracat yapıyoruz anlamına da gelir. Kendi ürünlerimizi, kendi markamızla satmak, katma değeri yüksek ihracat değil de nedir? E.A- Yani dünyanın 23 ülkesinde size inanıyorlar ve ihracat yapıyorsunuz öyle mi..? S.O.- Dünyada artık yeni bir trend gelişti, mal satmanın yanısıra marka olabilmeniz de oldukça önemli. Ürün satmaya ve rekabete inanılmaz derecede saygı duyuyorum. Ama ürün satmadan önce, yurtdışındaki firmanın sizin markanıza inanması gerekiyor. Şu anda bizim malımızı yurtdışında satanlar 300-400 bin dolarlık yatırım yapıyor. Moda fuarımız yoktur E.A.- İHKİB’le ilgili planlarınız nelerdir..? S.O.- İHKİB yaptıkları ve organizasyonları ile çok önemli icraatlar gerçekleştirmiş. Ama bir marka olamamıştır. Yeteri kadar kendinizi anlatamamışsanız, içerik olarak daha profesyonelce davranamamışsanız, başarılı olma şansınız olmaz. E.A.- Siz ne yapacaksınız..? S.O.- İHKİB’in bir çok organizasyonda liderlik yapabilecek konumu var. Mesela İstanbul’da halen dünya çapında bilinen bir moda fuarı yoktur. Biz birkaç senedir genç stilistler yarışması düzenliyoruz. Bu insanları uluslararası rekabete hazır hale getirebilmeliyiz. Onlara markalarla birlikte üretim sürecini anlatmamız gerekiyor. Çin, tehdit olmasın E.A.- Sektörün önündeki en büyük tehlike sizce nedir..? S.O.- Önümüzde 2005 yılı gibi çok önemli bir tehdit var. Özellikle bu süreçte hiçbirimiz bu tehditin farkında değiliz. 2005 yılı için sörfçü gibi davranıp, dalganın üzerinde kalmak var. Ama hazırlıksız yakalanıp dalganın altında kalmak da var. Sektörün dalganın üstünde kalabilmesi için 2005’i tehdit olarak gören düşünce yapısı yerine, tedbirleri alıp, Çin’i de bir pazar olarak değerlendirmeliyiz. Çünkü Çin çok büyük bir pazar. Çin’de 10 tane İstanbul gibi büyükşehir var. E.A.- ABD ile yakın bir dirsek temasındayız. ABD’den vazgeçebilir miyiz..? S.O.- Bugün ABD ile ticaretimizde halen problemler var. Kotalarda problem var, kotalararası aktarımda problemler var. Bu dönemde hükümet yetkilileri ABD ile ticaretimizi geliştirmek için yoğun girişimlerde bulunuyorlar. Türkiye olarak ABD’ye bazı paket öneriler götürebiliriz. Mesela ABD’li yatırımcıların Türkiye’de yaptıkları yatırımlar, kendi ülkelerinde, kurumlar vergisinden muaf tutulabilir. Biz bunu teklif edebiliriz. E.A.- Ticareti artırmak için sizin projeleriniz var mı..? S.O.- Karşılıklı gümrük oranlarında büyük eşitsizlik var. Biz ithalat yaptığımız zaman ABD mallarına yüzde 5’lik bir gümrük vergisi uyguluyoruz. Ama ihracat yaptığımızda ise yaklaşık yüzde 25’lik bir gümrük duvarı ile karşılaşıyoruz. Gümrük oranlarının eşitlenmesi halinde ticari faaliyetlerimiz gelişebilir. Daha fazla ticaret, daha fazla işbirliği diyoruz. Şimdi bunun tam sırası. Kurumları yıpratmayalım E.A.- Adaylık konusu nasıl ortaya çıktı..? S.O.- Sektörden aday olmam yönünde büyük bir baskı geldi. Aksi halde ben niye çıkıp aday olayım. E.A.- Seçim dönemini nasıl geçiriyorsunuz..? Yarışta bel altı vuruluyor mu? S.O.- Bu seçim döneminde bir şeyi daha anlamakta çok güçlük çekiyorum. İşte falan dernek şu adayı destekliyor, filan dernek karşı adayı destekliyor. Bunlar çok sakıncalı şeyler. Kurumların bu işlerin içine çekilmemesi lazım. İhracatçı, her 2 adayı da dinleyebilir, projelerini takip edebilir. Bunda hiçbir sakınca yoktur. Kurumların yıpratılmamasından yanayım. Bizi destekleyen veya desteklemeyenleri her platformda kucaklayacağız, sahip çıkacağız. Önemli olan rekabetle sektörün yeni kazanımlar elde etmesidir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT