BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Şahinoğlu: Koltuk peşinde değilim

Şahinoğlu: Koltuk peşinde değilim

İTO Yönetim Kurulu Bakanı Atalay Şahinoğlu: Önemli olan koltuktan sonrasıdır. O konuda da gönül huzuru içindeyim. Hayatımda hiçbir suiistimal lekesi yoktur.



HEREKE- Nuh Çimento, Marmara Denizi üzerine oturmuş bir kartal yuvası adeta. Arkası dağ... önü deniz ve iskele... Otoban, fabrikanın burnunun ucundan geçiyor. Demiryolu da cabası... Otobanın altında ise fabrikada üretilen çimentoyu sıcağı sıcağına limandaki gemiye taşıyan nakliye tesisleri. Bu stratejik yeri bilinçli mi yoksa tesadüfi mi seçtiler bunu öğrenemedim ama taşı öğütüp paraya çevirerek burasını bir banknot makinesi haline getiren kafayı tebrik etmemek mümkün değil. Yarın dağ bitse bile değeri asla kaybolmaz. Geride bıraktığı düzlüğe şehir kursan kurulur yani. Fabrika gezimi bitirip Atalay Şahinoğlu’nun ofisine girdiğimde vakit hayli geç olmuştu. Hemen çaylarımız geldi ve ardından röportaj başladı. Atalay Şahinoğlu sorularımı en tabii haliyle cevaplandırdı. İşte sorular, işte cevaplar: ¥ Şoförden, ustabaşına kadar tüm işçiler sizi seviyor! Bunu nasıl başardınız? Şahinoğlu: “Kendinden çok veren bir insanım ben, bir kere. Birlikte çalıştığım insanları çok severim, onların çıkarlarını kendimden önde tutarım. En alttakini de en çok severim. Yukarı, müdürlere doğru çıktıkça bu sevgiye az da olsa fırça karışır ve yoğunluğu biraz azalır. Müdürler tenkit mekanızmasının ağzındadır.” ¥ Bu bir sistem midir? Şahinoğlu: “Öyle. Ben müdürü tenkit edeceğim, o da altındakini... Böylece sistem işleyecek.” ¥ Geçmişte disiplinin bayağı bozuk olduğunu öğrendim. Doğru mu? Şahinoğlu: Hiç bahsetmek istemezdim ama madem sordun, evet, disiplin zayıftı. Borçsuz, harçsız bir müessese burası. İyi de para kazanılmış. Rahatı kaçmasın diye işin gereği yapmayanlar olmuş dönem dönem. Şimdi öyle bir durum yok tabii. Ben 1999’da geldiğimde, işçi, bordrodaki ücretinin dörtte biri kadar da fazla mesai alıyordu. Şimdi bu oran yüzde 2.5’lara düştü. Buna rağmen işçi beni seviyor. Çünkü, bezginlikten kurtuldular. Hak etmedikleri ücreti almanın huzursuzluğunu yaşıyorlardı, ondan kurtuldular.” “Hayatımda suistimal lekesi yoktur” ¥ Koltuğu kaptırırım diye korktuğunuz oldu mu? Şahinoğlu: “Hiç olmadı. Hiç bir yerde, hiç bir makamda koltuk hırsım olmamıştır. Benimle konuşanın ne kadarının koltuğa, ne kadarının bana olduğunu hissederim. Şimdiye kadar hiçbir yerden atılmadım. Kendi işlerimden dolayı İTO Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı bırakıncaya kadar akla karayı seçtim. Benim bütün idealim, koltuktan sonraki dönemdir. O konuda da dediğim gibi gönül huzuru içindeyim. Başarılı oldum, olmadım... bu konuda bir iddiam yok ama ‘Atalay namussuz, şerefsizdir’ diyemez kimse. Hayatımda hiçbir suistimal lekesi yoktur.” ¥ Tekrar sormak istiyorum: Dedikoduya kapalı olduğunuza göre enformasyonu nasıl sağlıyorsunuz? Şahinoğlu: “Ben enformasyonu direkt alırım. Teknik bir adam değilim. konuyu bildiğine inandığım teknik arkadaşlarımla anında görüşürüm. Olmazsa başka fabrikanın uzmanlarına sorarım. Tenkide çok açığım. Samimi tenkide bayılırım.” ¥ Yöneticilerin en büyük handikaplarından birisi belki de, iş için yapılan tenkitleri kendi şahıslarına yapılmış kabûl etmeleridir. Sizde olmadığını mı söylüyorsunuz? Şahinoğlu: “Bende yok. Tenkit edenden yanlışımı öğrenirim. Şayet o tenkit hatalı ise bu sefer de ben ona söylerim. Bazıları hoşlanmıyor bundan. Yağcılıktan hoşlanıyor. Ben tenkide açığım. Direkt söylerim, direkt cevap alırım.” Dedikoduya çanak tutmam! ¥ Yöneticiler için en zor kararlardan birisi de personel hakkında hüküm vermektir herhalde. Bir şikayet geldiğinde ne yapıyorsunuz? Şahinoğlu: “Bazı yöneticiler vardır, etki altında kalır. Ben dedikoduya asla çanak tutmadım, tutmam da. Öyle bir olay geldiğinde iki tarafı da dinlerim. Ajanlar yerleştirmem; gayet şeffaf ve net davranırım. Biri dedikodu getirmişse, hemen karşı tarafı çağırırım.” ¥ İletişim körlüğü olmaz mı, o zaman? Şahinoğlu: “Olmaz. Herkes her platformda, her şeyi söyler. Benim sistemim bu. Asla kin tutmam. Samimi olduğu müddetçe kimse söylediğinden dolayı zarar görmez. İşimizi düzenli yapıp samimi iki arkadaş gibi oluruz iş dışında. Sevgi ve saygı ile çözeriz meselelerimizi.” Vehbi Koç’un zorluğu... ¥ Vehbi Koç’un karşısında el pençe mi duruyordunuz? Şahinoğlu: Vehbi Bey’e kimsenin söyleyemeyeceğini ben söylerdim. O da buna çok memnun olurdu, hoşuna giderdi. Enteresan bir insandı. Bazen, ‘Genel müdürlerle görüşemiyorum’ diye yakınırdı.” ¥ Gelmez miydi genel müdürler? Şahinoğlu: Gelirlerdi elbette, gelmemek kimin haddine. Fakat, kurumlaşma çabaları mani olurdu buna. Bir genel müdürü istese araya dağlar girerdi. Fakat, gelen genel müdürü de hemen kabûl ederdi. Bunu bildiğim için giderdim Vehbi Bey’e. Olur olmaz şeye gidilmez tabii. Patronu boş yere meşgul edersen, kellen gider.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT