BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yaşlanan dünya için genç umutlar

Yaşlanan dünya için genç umutlar

Yüzüklerin Efendisi filminde beni en çok etkileyen şey, insanoğlunun sorumsuzca ve hoyratça tahrip ettiği ormanların dile gelmesi, tahripkâr şer güçlere karşı eyleme geçip onları alt etmesiydi. Bununla ilgili sahneler hayallerimin sınırlarını zorlayacak kadar olağanüstüydü. Bazıları bunu bir teknoloji harikası olarak değerlendirdi. Gerçekten öyleydi ama benim dikkatimi öncelikli olarak çeken; ele alınan temaydı. Ağaçların dile gelip ayaklanmasıydı.



Yüzüklerin Efendisi filminde beni en çok etkileyen şey, insanoğlunun sorumsuzca ve hoyratça tahrip ettiği ormanların dile gelmesi, tahripkâr şer güçlere karşı eyleme geçip onları alt etmesiydi. Bununla ilgili sahneler hayallerimin sınırlarını zorlayacak kadar olağanüstüydü. Bazıları bunu bir teknoloji harikası olarak değerlendirdi. Gerçekten öyleydi ama benim dikkatimi öncelikli olarak çeken; ele alınan temaydı. Ağaçların dile gelip ayaklanmasıydı. Geçenlerde Tarihî Kentler Birliği'nin Ankara toplantılarında konuşan Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Eşref Girgin'i dinlerken bu sahneler gözümün önüne geldi. Sayın Girgin'in Yüzüklerin Efendisi filmini görüp görmediğini bilmiyorum. Ama galiba sadece aklın değil, bazen hayallerin ve ilhamların da yolu bir oluyor. Bu sebeple çevre ve doğa dostu bürokratımızın, tarihî kent çevresinde kentin kuruluşundan bu yana tarihî olaylara tanıklık eden anıtsal ağaçların ve doğal varlıkların envanterlerinin çıkarılması önerisinin yanı sıra; ağaçları konuşturmak suretiyle kent tanıtımının yapılması; böylelikle kent hafızasının canlandırılması önerisi, sorunlara yalnız akılla değil; yüreği ve hayalleri de katarak çözüm arama gayretlerinin çarpıcı bir örneği gibi geldi bana. Tarihî kent ve kentin masalını sayıklayan ağaçlar... İnsana hoş ve çarpıcı geliyor. Coşkulu ve çalışkan yerel yöneticiler için de ilham kaynağı... Ayrıca, konuşmasında dünyanın yaşlandığını belirten Girgin'in küresel ısınmaya dikkat çekip gerekli tedbirleri almak amacıyla ülkemizde 2000 yılından itibaren Çekül Vakfı'nın koordinatörlüğünde kutlanan 22 Nisan Dünya Yaş Günü'nün, 23 Nisan Çocuk ve Ulusal Egemenlik Bayramı ile bütünleştirilerek kutlanması önerisini de çok anlamlı, yararlı ve heyecan verici buldum. Daha sonra "Tarihî Kentler Birliği-Beypazarı Bildirgesi"nde de yer alan bu öneri, hayata geçtiği takdirde; kanımca tarih ve kültür mirasını koruma bilincinin artırılması yolunda çok büyük bir adım atılmış olunacak. Yalnız ülkemiz çocuklarının değil, dünya çocuklarının da dikkati böyle hayati bir konuya çevrilecek, evrensel ve ortak bir sorumluluk paylaşılacak. Savaşın kara bulutları tepemizde dolaşırken, çıkarları uğruna yaşlı ve çileli dünyamızı tahrip etmeye yönelik planlar yapan gözü kara, çılgın ve sorumsuz büyüklere karşı tek umudumuz; artık çocuklar... Ama çevreye saygılı, ağaçlara, çiçeklere, böceklere ve tüm hayvanlara yüreğinin bütün sıcaklığıyla dost; tarihî ve kültürel mirası koruma bilinci edinmiş çocuklar... Saddam ve Bush'a benzemeyen çocuklar...
Reklamı Geç
KAPAT