BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Silaha eleştiri

Silaha eleştiri

Amerika'nın Irak harekatına başlamasına az bir zaman kala çok anlamlı bir belgesel gösterime girdi. Yazar ve yönetmen Michael Moore'un "Bowling for Columbine / Benim Cici Silahım", 11 Eylül olaylarının ardından yaşanan kaotik ortamda, mutluluk arayışının yanısıra halen süregelen şiddet eğilimini, korkuyu ve beraberinde getirdiği silahlanmayı, derinlere inerek inceliyor.



Amerika'nın Irak harekatına başlamasına az bir zaman kala çok anlamlı bir belgesel gösterime girdi. Yazar ve yönetmen Michael Moore'un "Bowling for Columbine / Benim Cici Silahım", 11 Eylül olaylarının ardından yaşanan kaotik ortamda, mutluluk arayışının yanısıra halen süregelen şiddet eğilimini, korkuyu ve beraberinde getirdiği silahlanmayı, derinlere inerek inceliyor. Hiciv ustası Michael Moore, Amerika'nın silah saplantısı, medyanın beslediği ırksal paranoya ve ülke çapındaki cinayet oranı aralarındaki noktaları hem üzücü, hem müthiş komik, bazen gözü kara ama kesinlikle uyandırma görevi görmesi gereken bir şekilde birleştiriyor. Aykırı kimliği ve olaylara bakışıyla farklı bir perspektif çizen Michael Moore, adını, A.B.D Başkanı Bush hakkında yazdığı eleştiri kitabı olan "Aptal Beyaz Adam"la duyurmuştu. Babıali Kültür Yayıncılık trafından ülkemizde basılan eser, adından da anlaşılacağı gibi büyük yankı uyandırmış ve haftalarca çok satanlar listesinin bir numarasında kalmıştı. Silahlanma hicvediliyor Nisan 1999'da Columbine Lisesi'nde 12 öğrenci ve bir öğretmenin katledilmesinden yola çıkan Moore, ABD'nin neden silahlarla ve şiddet patolojisiyle böylesine tutkulu bir ilişki içinde olduğunu anlamaya çalışıyor. İlk önce Amerikalıların ne kadar kolay silah satın alabildiğini gösteriyor. Ardından kendisinin Ulusal Silah Birliği'nin uzun zamandır üyesi olduğunu ve bir keresinde USB Marksman Ödülü kazandığını açıklıyor. Böylelikle konunun uzmanı olduğunun altını çizen Moore, silah kontrolüne en ufak bir prim bile vermeyi reddedenlerin önüne önemli tarihçeler ve belgeler koyuyor. Arşiv belgelerini, çarpıcı haberleri, şok edici Columbine Lisesi güvenlik kamerası görüntülerini ve ilginç röportajları harmanlayan Moore, ortaya oldukça kışkırtıcı bir deneme çıkarmış. Kibar, görgülü ve babacan bir tarzda davranarak, röportaj yaptığı kişilerden çok değerli yorumlar almayı başarıyor. Silah edinmenin bu kadar kolay olduğu bir ülkede bireysel silahlanmadan başlayarak ülkenin yakın tarihini de incelemeye alan film, ülkeyi korumak adına yastığının altında otomatik silah saklayan insanlardan, henüz ortaokulda, Anarşiste Tarifler adlı bir kitaptan bomba yapımını öğrenen ve napalm bombası üreten öğrenciye kadar toplumun değişik kesimlerindeki şiddet eğilimi olan insanları sorguluyor. ABD'deki silahlı ölüm oranının yüksekliği konusundaki savları bir bir ele alan Moore, bunları kolayca yerle bir ediyor. Diğer batı ülkeleri de şiddet içeren filmler izliyor, Rock'n Roll"un kötü çocuklarını dinliyor, geleneksel aile biriminin değişiminden etkileniyor, yüksek işsizlik oranından ve toplumsal sorunlardan yakınıyor; yine de örnek olarak aldığı yılda, Fransa'da 255, Kanada'da 165, İngiltere'de 68, ABD'de ise 11 bin kişinin vurularak öldüğü rakamlarla sabit. Bunun üzerine, ABD'de durumu bu denli farklı kılanın ne olduğu sorusuna geri dönüyor. Filmde insanın gözünü açan pek çok istatistik var. Son yıllarda şiddet kaynaklı ölümlerde yüzde 20'lik bir azalma olduğu halde, televizyonda bunlarla ilgili haberlerin yüzde 600 artmış olması da bunlardan biri.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT