BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gelin, göle maya çalalım!

Gelin, göle maya çalalım!

Türkiye Etik Değerler Merkezi (TEDMER) Kurucu Üyesi Bülent Şenver, eskiden iş aleminin ahilik çatısı altında toplandığını, şimdi ise bu etik değerlerin eksikliğinden dolayı Türkiye’de kanunların da yetersiz kaldığına işaret ederek; “Biz bu boşluğu doldurmak, doğru insanların yanlış yapmak durumunda kalmasını önlemek için kolları sıvadık. Göle maya çalmaya çalışıyoruz. Gelin birlikte çalalım, bu mayayı” dedi.



İSTANBUL- Türkiye Etik Değerler Merkezi (TEDMER) Kurucu Üyesi Bülent Şenver, “Türkiye’de kanunlar var ama kanun her şeyi çözmüyor” diyerek; toplumun ahlaki değerlerini öne çıkaran etik kavramlara da ihtiyaç olduğunu söyledi ve ahilik müessesesinin yeniden hayata geçirilmesini istedi. Kanunların da netice itibariyle toplumun değer yargılarının imbikten geçirilmesi sonucunda çıkarıldığını, ancak yeni olaylara cevap veremediği durumlarda birçok kişi ve kurumu sıkıntıya soktuğuna dikkat çeken Şenver, “Bütün dünyada, Osmanlı zamanındaki ahilik müessesesine benzer ‘etik değerler’ kavramı öne çıktı” dedi ve Türkiye’nin bu eksiğini daha fazla geciktirmeden tamamlaması gerektiğini söyledi. TÜSİAD’ın hazırlattığı kısmî araştırmaların ve bir de bazı iş adamlarının çerçeveletip duvara astığı birkaç kelimelik yazılardan başka kayda değer bir şeyin bulunmadığına işaret eden Şenver, “Bu işin daha şumûllü hale getirilmesi lazım” diye konuştu. TEDMER’e neden ihtiyaç duyulduğunu, hangi maksatla kurulduğunu ve ne gibi hizmetler vermeyi hedeflediğini gazatemize açıklayan Bülent Şenver; sorularımızı şöyle cevapladı: Soru: TEDMER’i neden kurdunuz? Şenver: “Bu vakfın kurulması bir ihtiyaçtan kaynaklandı. Birçok yabancı kuruluş Türkiye’de araştırma yapıyor, etik değerlerin ortaya çıkarılması için raporlar hazırlatıyordu. Amerikalı bir ilaç firması olan Merck Sharp & Dohme da en son araştırma yaptıran kuruluşlardan birisiydi. O günlerde ben de Türk - Amerikan İşadamları Derneği Başkanı idim ve bu konulara çok merakım vardı. Onların bu raporu hazırlatırken çok sıkıntı çektiklerini, Washington’daki Ethics Resource Center - Etik Kaynak Merkezi’nden yardım aldıklarını da biliyordum. Böyle bir şeyi biz Türklerin yapabileceğine güvenim vardı. Birlikte yola çıktık. Soru: İşadamları neyin eksikliğini çekiyorlardı? Şenver: “Türkiye’deki iş yapma ikliminden şikayetçi işalemi! İş ortamı, işadamının düzgün iş yapabilmesine imkan vermiyor; iklim müsait değil. Nasıl bir buğdayın yetişmesi için aranan yağış ve iklim özellikleri varsa; yatırım için de aranan belli hususiyetler vardır. Fabrika kuran işadamı, ürettiğini satmak, sattığı malın bedelini zamanında kasasına koymak ister. Ürettiği malın bedeli zamanında geri dönmezse o işadamı batar. Bunun örneği sayılamayacak kadar çok. Devlet bir kur paritesi açıklıyor ve sonra tersten vurduğu bir kroşe ile yatırımcıyı yere yıkıyor. Soru: Kanunlar çözemiyor mu bunu? Kanun yetmez Şenver: Kanunlar her şeyi kaplayamayabiliyor. Kanunun açıklık getirmediği veya açık kapı bıraktığı birçok yerler var ki, buraların etik değerlerle tedavi edilmesi şarttır. Soru: Bazıları köşe oluyor ama... Şenver: Bazı seçilmiş, münferit insanlar kazandı, güzel oldu onlar!.. İş ortamında öyle güzellik güzellik değildir. Ben güzele güzel demem, güzellik yaygın olmayınca. Soru: Konu kanundan açılmışken, temerrüt faizlerini sormak istiyorum size. Ahlaki mi bunlar? Etik değeri var mı? Şenver: “Bankanın verdiği kredinin faizi 10 gün sonra üç katına çıkıyor. Krediyi kullanan kişi veya kurum, her türlü hukuki yetkiyi vermiş bankaya. Banka mahkemeye gittiğinde, kanunun yapacağı bir şey yok. Üç katı da olsa faizi ödeyecek!..” Soru: Bu konuda TEDMER ne yapabilirdi? Araştırma yaparız Şenver: “Ülkede böyle bir problem baş gösterince Bankalar Birliği’nin bize müracaat etmesini beklerdik. Öyle bir müracaat olsaydı, biz bilimsel araştırma yapar ve kamuoyu vicdanını rahatlatacak, konsensüs sağlayacak bir sonuca giderdik. Olmadı.” Soru: Bir nevi ombudsman mı olacaksınız yani? Şenver: “Evet, biraz öyle. Gelişmiş, az gelişmiş ülkeler bu konuyu nasıl çözmüş araştırırdık. Gerekirse akademik destek alırdık ve kısa sürede bu mesele sonuçlandırılırdı. Bütün banka ve kredi kartı mağdurlarının kabul edeceği bir orta nokta bulunurdu. Bugün bu problem adli mercileri kilitleyecek noktaya geldi ama çözülemiyor.” Soru: “Yabancı yatırımcıyı da caydırıyordur bu durum mutlaka? Şenver: “Caydırmaz olur mu, hem de nasıl caydırıyor!.. Yerli yatırımcının sıkıntı çektiği bir yere yabancı gelir mi? Yabancı, her şeyden önce bir cazibe görmeli. ‘Türkiye’de güzel bir iklim var, ben de gideyim’ demeli. Şayet o iklim yoksa yabancı gelmez. Önce Türk işadamının endişesini gidermeli, sıkıntısını ortadan kaldırmalıyız.” Soru: TEDMER’in kadrolu elemanları ile mi araştırma yapıyorsunuz? Şenver: “Elbetteki bizim bordrolu çalışanlarımız olacak ama biz sonuçta bir merkez durumundayız. Üniversitelerden, diğer sivil toplum örgütlerinden yardım alacağız. Bütün dünya böyle yapıyor. Ancak, biz bir ilke imza attık.” Soru: Nedir o? Şenver: “Üniversite öğrencileri. Dünyada en yaygın olan etik değerler faaliyeti üniversite öğretim üyeleriyle yürütülüyor. Biz buna öğrencileri de dahil ettik.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT