BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BİR HAYAT HİKÂYESİ

BİR HAYAT HİKÂYESİ

Şarık Tara, Türkiye’nin önemli işadamlarından biri.Dinleyin, birşeyler bulacaksınız.“Üsküp’te doğdum. Serova nehrinin hemen kenarında iki katlı bir evimiz vardı. Doğrusunu isterseniz fakir bir ailenin çocuğu değildim.



Şarık Tara, Türkiye’nin önemli işadamlarından biri. Dinleyin, birşeyler bulacaksınız. “Üsküp’te doğdum. Serova nehrinin hemen kenarında iki katlı bir evimiz vardı. Doğrusunu isterseniz fakir bir ailenin çocuğu değildim. Babam vakıflar genel müdürüydü. Aynı zamanda Güney Yugoslavya ve Sancak Müslümanlarının temsilcisiydi. Onları krala karşı temsil ediyordu. Büyük dayım da Üsküp milletvekiliydi. Annem benim din eğitimi almamı istemiyordu. Bunun için beni Sırp okuluna gönderdi. Bir Türk çocuğu için çok zordu bu. İlkokulu bitirdiğimde 2. Dünya Savaşı çıktı. Almanlar Yugoslavya’yı işgal ettiler. Üsküp bombalanır korkusuyla babam bizi Priyboy kasabasına götürdü. Priyboy işgal edilince geri döndük. Sonra burayı da Bulgarlar işgal etti. Annem beni İstanbul’a gönderdi. İstanbul’da dayımın yanına geldim. Kadıköy Bahariye’de bir evi vardı. O evin üst katında bir odada kalıyordum. Yengem biraz tuhaf kadındı, beni sevmedi. İlkokulu Alman ilkokulunda bitirdiğim için Alman lisesine yazıldım. Yengem paralı okula gitmemi istemiyordu. Annem babam yanımda değildi. Yalnızdım, imkansızlıklar vardı. Sonra kaydımı Kadıköy Birinci Ortaokulu’na aldılar. İki yıl sonra ailem geldi. Herşeylerini Üsküp’te bırakmışlardı. Bolluk içinde değildik ama mutluyduk. Babam iş buluncaya kadar annemin mücevherleri ile idare ettik. 15 yaşına geldiğim zaman Beşiktaş’ta bir mensucat fabrikasında 175 lira haftalıkla işe girdim.” ..... Tara, 950’de İTÜ İnşaat Bölümü’ne giriyor. 55’te Haydarpaşa Soğuk hava deposunda şantiye şefi oluyor. 957’de eniştesi ile birlikte ENKA’yı kuruyor Özetlediğimiz bu hayat hikâyesinin içinde çok şey var. İnsanlar belli bir noktaya geldikten sonra hayat hikâyelerini süslemekte zorluk çekmezler ama bu pek öyleye benzemiyor. KONFOR+BAHTİYARLIK= Fevzi Akkaya, “Hayatımızın Kilometre Taşları” isimli kitabında ortağı Sezai Türkeş için şöyle diyor: “O, parayı hiçbir zaman gaye olarak almamıştır. Para onun gözünde bir vasıta. Bunu çok iyi biliyorum. Bu yaradılışlarımızın birbirine uyan hemen hemen tek yönüdür.” Devamında bir formül veriyor: “Konfor+bahtiyarlık=sabit. Konforu ne kadar artırırsanız bahtiyarlık o kadar uzaklaşır. Hayat boyu bu formüle sadık kaldım. Konforun asgarisi ile yetindim. Lükse hiç sapmadım. Birinci formüle bağlı ikinci formül: Paranın fazlası lükstür, çünkü lükse sarfedilir.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT