BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Leblebi tozu

Leblebi tozu

Altı yıl önce, Kuzuluk'tan Göynük'e giderken, Dokurcun'da gördüğüm bir bakkal durdurmuştu beni... Çocukluğumun arka mahallesindeki Demir Bakkal'a benziyordu her haliyle. Basık bir dükkan...



Altı yıl önce, Kuzuluk'tan Göynük'e giderken, Dokurcun'da gördüğüm bir bakkal durdurmuştu beni... Çocukluğumun arka mahallesindeki Demir Bakkal'a benziyordu her haliyle. Basık bir dükkan... Tozlu ve ne sergilendiği belli olmayan bir vitrin... Eğri büğrü doğramalar, mavi yağlı boyayla şenlenmiş... Ama yıllar önce şenlenmiş; çünkü mavi artık ihtiyar... ..... Yanılmamıştım... Bakkal gibi kokuyordu içerisi. Yanılmamıştım; hem leblebi tozu vardı ve hem de tezgahın üstünde yoğurt tepsileri... "Neşe Gazozu" yoktu ama "Demircioğlu Sucuğu" silkelemeye yetmişti anılarımı... (Neşe Gazozu da, Demircioğlu Sucuğu da 30 yıl öncesinin Adapazarı'nın lüksüydü...) Bana beni hatırlatan ne varsa almıştım. O küçücük bakkaldan, bir dolu zenginlik ve mutlulukla dönmüştüm arabama... ..... Altı yıl sonra... Yani birkaç gün önce... Yine oradaydım. Sevincim neredeyse korkuya dönmüştü; çünkü ilk anda şaşırtmıştı manzara. "Acaba yanlış yerde miyim?" duygusuna kapıldım. Benim bakkalımın etrafı, binaların istilasına uğramış ve hemen yanıbaşında koca koca tabelalı rakipler türemişti. Tabelayı bırakın, bir adı bile olmayan o sevimli dükkan, neredeyse "görünmez" kalmıştı hain kalabalığın içinde. Kalabalık dediğim, bir yığın şekilsiz ve kaba binalar manzumesi. ..... Basıklığı artmıştı sanki, ama oradaydı. Hevesle koşturdum. "Bakkal Amca"nın yüzü altı yıl önceki gibi değildi. O güzelim bakkal kokusuna, ilgisizlikten ve malsızlıktan, rutubet kokusu eklenmişti üstelik. Bir anda kırıldı heyecanım. Kapıdan girdikten üç saniye sonra, karşılaştığım bu tablo yüzünden, "Burayı son görüşüm herhalde" diye düşündüm. "Leblebi tozu var mı?" dedim. "Deli misin sen? Ne gezer?" der gibi baktı bezgin adam. Çıktım. Ve biraz daha korktum hayattan. "İyi şeyler" hatırlatan ne varsa, hızla azalıyordu... ..... Biliyorum. "Leblebi tozu", basit bir "züğürt tesellisi"nden ibaret aslında. Olsa ne olur, olmasa ne olur... Ama teselliydi işte. "Leblebi tozu"na tutunup, özlediğimin farkına varmadığım ve halbuki ihtiyaç duyduğum ne varsa, hepsinin arayışına çıkıyordum. Üstelik hepsi de yanıbaşımda olan...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT