BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zulüm ile alınan mal...

Zulüm ile alınan mal...

Zamanımızda helâl ve haramı gözetmek, hatta Ebülleys-i Semerkandî’nin en kolay olan fetvâsına bile uymak çok güç oldu. Bu fetvâya göre, malının çoğunun helâl olduğu sanılan kimsenin verdiği hediyyeyi almak, onunla alış veriş ve kirâlamak câiz olur. Malının çoğu helâl olduğu sanılmıyan kimse ile bunlar câiz olmaz. Çünkü, haram olduğu bilinen mal elden ele geçince, haramlığı yok olmaz.



Zamanımızda helâl ve haramı gözetmek, hatta Ebülleys-i Semerkandî’nin en kolay olan fetvâsına bile uymak çok güç oldu. Bu fetvâya göre, malının çoğunun helâl olduğu sanılan kimsenin verdiği hediyyeyi almak, onunla alış veriş ve kirâlamak câiz olur. Malının çoğu helâl olduğu sanılmıyan kimse ile bunlar câiz olmaz. Çünkü, haram olduğu bilinen mal elden ele geçince, haramlığı yok olmaz. (Kâdîhân) fetvâsında diyor ki: “Zamanımızda, şübheli maldan sakınmak imkânsız oldu. Müslümanların, haram olduğunu iyice bildiği şeyden sakınmaları vâcibdir”. Şimdi ise, iş daha güc oldu. Çünkü hadis-i şerifte, “Her yıl, kendinden önceki yıldan daha kötü olacaktır” buyuruldu. Bunun için herkesin elinde bulunan malı onun mülkü bilmekdir. Gasb, zulüm, rüşvet, hırsızlık, fâiz, harac ve hıyânet yollarından biri ile alkollü içki satarak ele geçdiği açıkca bilinen bir malı onun mülkü olmaz. Başka malları, mülkü kabûl edilir. Onları verince almak haram olmaz. Gasb edilmiş veya hırsızlık, hıyânet gibi haram yoldan elde edilmiş olduğu bilinen bir malı, hediyye, sadaka ve ücret olarak almak, kirâ ile kullanmak helâl değildir. Yalnız vârisin, mal sâhiblerini bilmediği zaman, mîrâs kalan böyle malları alması helâl olur. Malın böyle haram olduğu iyi bilinmezse, herkesin alması câiz olur. Malının çoğu helâl olup, haram da karışık bulunan kimsenin malı helâldir. Bunlarla alış veriş etmek câiz ise de, etmemek kıymetli vera’dır. Zulüm ile alınan maldan hayır gelmez. Bunun için zâlim olduğu bilinmiyen, malı belli olmıyan, fakat üzerinde zâlimler alâmeti bulunan kimselerden uzak durmalıdır. Bunların, ellerindeki malın helâl olduğu bilinmedikce, bunlarla alış veriş etmemelidir. Fasık, yani günahkar olan, meselâ, ipek elbise giyer, altın yüzük veya saat gibi haram kullanır. İçki içer. Fakat, yaptıklarının günah olduğuna inanıyor, kendilerini suçlu biliyorlarsa, bunlarla alış veriş haram olmaz. Çünkü, günah işlemekle malları haram olmaz. Ancak, günahdan kaçmıyan, haram maldan da kaçınmaz denilirse de, bu düşünce ile, malına haram denilemez. Zâten, kimse günahsız değildir. Günah işleyip de, kul hakkından korkanlar çoktur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT