BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Almanlar’dan ürperten İTİRAF

Almanlar’dan ürperten İTİRAF

Irak’a kimyasal ve biyolojik kitle imha silahlarının üretildiği 8 laboratuvar sattık Powell dikkat çekmişti ABD Dışişleri Bakanı Powell’ın 5 Şubat’ta BM Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada, Irak’ta kayıp olduğunu söylediği kimyasal ve biyolojik kitle imha silahları yapımında kullanılan seyyar laboratuvarların Almanya tarafından bu ülkeye satıldığı kesinleşti. Hükümetin haberi vardı Irak’ta görev yapan Alman Hans Breinscheidt, ARD Televizyonu’nda yaptığı açıklamalarda, 1988’den itibaren Irak’a kimyasal ve biyolojik kitle imha silahları yapabilecek en az 8 adet seyyar laboratuvarı hükümetin izniyle teslim ettiklerini belirtti.



FRANKFURT - Almanya’da faaliyet gösteren Medico International adlı teşkilatın görevlisi olarak Irak’ta görev yapan Alman Hans Breinscheidt, Almanya’nın ve Alman silah tüccarlarının Irak bağlantılarının yeniden gözden geçirilmesini gerektirebilecek açıklamalarda bulundu. ARD Televizyonu’nda konuşan Breinscheidt, Alman şirketlerinin 1988’den itibaren Irak’a kimyasal ve biyolojik kitle imha silahları yapabilecek en az 8 adet seyyar laboratuar teslim ettiklerini, Irak’ta görev yaptığı dönemde bu laboratauarları sık sık gördüğünü söyledi. Bu laboratuarların Irak askeri birliklerine savunma amaçlı hizmet vermekle kalmadıkları, aynı zamanda çiçek hastalığı virüsü üretebileceklerine dikkat çekildi. Hükümet biliyormuş Elinde daha ayrıntılı bilgiler olduğunu, ancak bunları şimdilik açıklayamayacağını söyleyen Breinscheidt, Helmut Kohl başbakanlığındaki Alman hükümetinin 1991 yılında Federal Meclis’e sunduğu bir raporda bu laboratuvarların adının geçtiğini de belirtti. Federal Ekonomi Bakanlığı, iddiaları cevapsız bırakırken, ABD Dışişleri Bakanı Powell da, 5 Şubat’ta BM Güvenlik Konseyi’ne Irak aleyhinde deliller sunduğu konuşmasında, Irak’ın elinde “seyyar silah laboratuvarlarının” olduğunu söylemişti. Almanya’dan çark Avrupa Birliği’nin önceki akşam Brüksel’deki olağanüstü Irak zirvesinde nihayet ortak karar yayınlamayı başararak, savaşı son çare olarak kabul etmesi, Başbakan Schröder’in büyük yenilgisi olarak değerlendirildi. Schröder, Irak krizinin barışçı yollardan çözülebileceğini vurgulayarak, savaşa “dolaylı ya da dolaysız” kesinlikle destek vermeyeceklerini söylemiş, hatta BM Güvenlik Konseyi’nden savaş kararı çıkması halinde “red” oyu vereceklerini bildirmişti. Ancak siyasi gözlemciler, Almanya’nın ABD’ye bu ülkedeki askeri üslerini bir savaş halinde kullanma izni vermesi, Avusturya gibi hava sahasını Amerikan uçaklarına kapatmayı planlamaması ve Türkiye’ye Patriot füzelerini vermesini savaşa dolaylı katılım olarak niteliyorlar. Biz ne demiştik? Ana muhalefet partisi CDU’nun lideri Angela Merkel, “Diğer Avrupa ülkeleri, Schröder’i savaş karşıtı tutumundan tamamen çark etmeye zorlamışlardır. Schröder, neticede bizim sözümüze geldi. Biz, başından beri savaşın son çare olabileceğini vurguladık. Şimdi Almanya, AB çerçevesinde alınan bu ortak kararı BM Güvenlik Konseyi’nde de sergileyebilmelidir” dedi. İtibarı sarsıldı CDU’nun kardeş partisi CSU lideri ve Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber de, Schröder’e yüklenerek, “Brüksel’de bu ortak bildirgeye evet derken, tüm siyasi inanılırlığını kaybetti. 22 Eylül genel seçimlerinde sarfettiği savaş aleyhtarı sözlerini şimdi geri almalı” dedi. Schröder’in seçimi kazanmasına büyük ölçüde savaş karşıtı tutumu yol açmıştı. Sözünü tutamadı CDU’nun savunma politikasından sorumlu Meclis Grup Başkan Başkan Yardımcısı Wolfgang Schaueble, AB kararının doğru yöne doğru atılmış bir adım olduğunu söylerken, “Kırılan cam parçaları yavaş yavaş yerden toplanıyor. Ama bir şey ortaya çıktı ki, o da sayın Başbakan’ın verdiği sözleri tutamadığı. Yine de alınan kararın doğruluğuna inandığımız için kendisini daha fazla yıpratmayacağız, tersine destek vereceğiz” şeklinde konuştu. Çark etmemişler! Almanya’da iktidarın küçük ortağı Yeşiller’in Savunma Sözcüsü Wifried Nachtwei ise, AB kararının kendisini son derece rahatlattığını söyleyerek, “AB’nin ortak bir dille konuşabilmesi çok önemli. Savaşın son çare olabileceğini kabul etmek, Alman hükümetinin şimdiye kadarki tutumundan çark etmesi anlamına gelmemektedir. Müttefiklerle ve komşularımızla ortak hareket edebilmek adına varılmış bir uzlaşıdır” dedi. Başbakan Schröder de, karardan hemen sonra Brüksel’de yaptığı açıklamada, bunun bir “uzlaşı kararı” olduğunu ama Alman hükümetinin bir Irak savaşını hâlâ istemediğini söyledi. AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen, ortak karara ilişkin olarak verdiği demeçte, Avrupa’nın ortak karar alabileceğini ispatladığını söyledi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT