BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Son din İslamiyettir

Son din İslamiyettir

Âdem aleyhisselamdan beri birçok hak din gelmiştir. Her yeni din, kendisinden önce gelen dîni nesh etmiş, değiştirmiş, yürürlükten kaldırmıştır. En son gelen ve her dîni değiştirmiş, daha doğrusu dinlerin hepsini kendinde toplamış olup, kıyâmete kadar hiç değişmiyecek olan din, Muhammed aleyhisselâmın dînidir.



Âdem aleyhisselamdan beri birçok hak din gelmiştir. Her yeni din, kendisinden önce gelen dîni nesh etmiş, değiştirmiş, yürürlükten kaldırmıştır. En son gelen ve her dîni değiştirmiş, daha doğrusu dinlerin hepsini kendinde toplamış olup, kıyâmete kadar hiç değişmiyecek olan din, Muhammed aleyhisselâmın dînidir. Bugün, Allahü teâlânın sevdiği, beğendiği din de, bu ahkâm ile kurulmuş olan İslâm dînidir. Bu dînin bildirdiği farzları yapanlara ve haramlardan kaçınanlara Allahü teâlâ, âhırette nimetler, iyilikler verecektir. Yani bunlar, sevap kazanır. Farzları yapmıyanlara ve haramlardan kaçınmayanlara, âhırette cezâlar, acılar vardır. Yani böyle kimseler, günaha girer. İmanı olmıyanların farzları kabûl olmaz. Yani bunlara sevap verilmez. Farzları yapmıyan müminlerin, sünnetleri kabûl olmaz. Yani bunlara sevap verilmez. Bunlar Peygamberimize “sallallahü aleyhi ve sellem” tâbi olmuş olmaz. Bir kimse, bütün farzları yapıp da, bir farzı özürsüz terk ederse, bu borcunu ödemedikçe, bu cinsten olan hiçbir nâfile ibâdetine ve sünnetine sevap verilmez. “Yâ Alî, insanlar nafilelerle meşgûl oldukları zaman, sen farzları tamâmlamağa çalış!” ve imâm-ı Gazâlînin bildirdiği, “Allahü teâlâ, kazaya kalmış namaz borcu bulunan ve haram elbise giyen kimsenin (Nâfile) namazını kabûl etmez” hadis-i şerifleri, bunu açık olarak bildirmektedir. Mubahlar iyi niyet ile güzel düşünceler ile yapılınca, insan sevap kazanır. Kötü niyetlerle yapılırsa veya bunları yapmak, bir farzı vaktinde edâ etmeğe mani olursa, günah olurlar. Farzlar yapılırken, kötü niyetler karışırsa, borç ödenmiş, cezâdan kurtulmuş olunur ise de, sevap kazanılmaz. Haram işliyenlerin farzları ve sünnetleri sahîh olur. Yani borçlarını ödemiş olurlar ise de, sevap kazanamazlar. Hadis-i şerifte, “Bid’at sâhiblerinin ibâdetleri kabûl olmaz” buyuruldu. Günahlardan sakınmayan Müslümanların ibâdetleri sahîh olsa da kabûl olmaz, sevap verilmez. Haramlar iyi niyet ile yapılsa da, mubah olamaz. Yani haramlara hiçbir zaman sevap verilemiyeceği gibi, özürsüz haram işleyen herhalde günaha girer. Haramdan iyi niyet ile, yani Allahü teâlâdan korkarak sakınan, vazgeçen sevap kazanır. Başka bir sebeb ile haram işlemezse, sevap kazanmaz. Yalnız, günahından kurtulur. Haram işleyenlerin, “Sen kalbime bak, kalbim temizdir. Allahü teâlâ kalbe bakar” demeleri boştur, faydasızdır. Kalbin doğru ve temiz olduğu dine uymakla anlaşılır.
Reklamı Geç
KAPAT