BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gel tezkere gel!

Gel tezkere gel!

Haftalardır “Tezkere, tezkere” diye bir taraflarını yırtıyor ABD... Sanki o olmadan, topraklarımıza askerlerini indirmeyecek... Topunu, tüfeğini, füzesini yerleştiremeyecek... Hadi oradan yaa...



Haftalardır “Tezkere, tezkere” diye bir taraflarını yırtıyor ABD... Sanki o olmadan, topraklarımıza askerlerini indirmeyecek... Topunu, tüfeğini, füzesini yerleştiremeyecek... Hadi oradan yaa... Günlerdir, ABD tüm hazırlıklarını, Güney’deki bizim topraklarımızda, havalimanlarımızda, sınır boylarımızda tam techizat tamamladı bile... Aslında “Gel tezkere gel” diye bekleyen sadece vatan hizmetindeki bizim Mehmetçiğimiz... Oysa o “Tezkere”yi ABD çoktan almış gibi bizim ülkemizde cirit atıyor...  Hükümetten herkes bir şey bekliyor bu günlerde... İşin en büyük fırsatçıları da, bizim “3 büyüğümüz” Batırdıkları kulüpleri, düze çıkarmak için, devletin almak zorunda olduğu payları vermemek uğruna binbir takla atıyor... Hele F.Bahçe... 120 trilyon vergi borcunu sildirmek için büyük uğraş verdi... Ortega’ya, Washington’a, Rapaiç’e, Revivo’ya, Simao’ya, Andersson’a, Murat Yakın’a, Dimas’a, Sergio’ya, Oulare’ye, Preko’ya saçılan 100 milyon doların acısını devletten çıkarmaya çalışmak, hangi ahlâk anlayışına sığar? Hesabını kitabını bilmemenin beceriksizliğini, niye vergi vermemekle örtmeye çalışır? 6 yılda tek şampiyonlukla yetinilen, Avrupa’da alay konusu olan durumlarını ört-bas etmeye çalışmak, devlete kendini acındırmakla mı olur? Koskoca F.Bahçe camiasında, bir Allah’ın kulu yok mudur, bu hesapsızlığın hesabını soracak? Bir babayiğit yok mudur, bütün bu yanlışlıklara “Dur” diyecek? Bu nasıl çiftlik, bu nasıl kulüp yöneticiliği, bu nasıl beceriksizlik?..  F.Bahçe Başkanı geçtiğimiz hafta Ankara’ya uğradı... Ankara’ya gitmişken, âdet olduğu üzere “Devlet”e de bir ziyaret yapılmalıydı hani.. Ve başkan, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in makamına koştu acele... Olayı görüntülemek isteyen kameralara, habercilere de bozulmayı ihmâl etmedi bu arada... “İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü” misali, Bakan’a yine el - avuç açtı... Ama bu defaki, buram buram üçkağıtçılık kokuyordu... Hani herkesin “Bravo” dediği F.Bahçe Stadı var ya; işte onu eski halinden, son haline getirilirken yapılan masrafları Bakan’dan istemez mi? Pes doğrusu... 49 yıllığına kiralanmış bir stadın, birilerine ricalarla yaptırılmış olması hiç hesaba katılmadan “Acaba, devletten biraz daha para kopartamaz mıyım” diye bahane edilmesi, bir büyük ayıptır... Bu ne doymazlık, bu ne biçim yöneticilik, anlayan varsa beri gelsin...  Şu anda icralık olan 960 milyar liralık kira borcunun silinmesini talep ederken yüzü hiç kızarmayanlar niye “Rabbena, hep bana” diye takla atarlar? Ortadaki rakam, F.Bahçe için öyle ahım şahım bir rakam değil... Üstelik 25 binden 52 bine çıkarılan seyirci kapasitesi ile bu 960 milyar lira, bir maçta çıkarılıyor... Vladimir için açıktan verilen 850 bin doları, bir yerlerden kapatmak lâzım çünkü... Ama Devlet’ten illâ ki bir avanta koparmayı kafasına koyanlar, bu memlekette kuruşuna kadar vergisini verenleri, işçiyi, memuru bir çırpıda ezip geçemezler... Kazanıyorsan, vergisini vereceksin... Harcıyorsan, vergisini vereceksin... Havanı atıyorsan, vergisini vereceksin... Hele, bir iş yeri işletiyorsan, onun namını yürütmek için vergini vereceksin... Zaten, milyon dolarlara alınan futbolcuların, gerçek rakamları Federasyon’a asla bildirilmezken, avanta üstüne avanta eklemek, F.Bahçe gibi, milyonların sevgisini kazanmış bir camianın yöneticilerine hiç yakışmıyor...  Temenni ederiz ki, Aziz Yıldırım’ın son “Başkent salvosu” boşa çıkmaz... Dileriz, Devlet’ten 960 milyarı da koparır... Nasıl ki, zamanında TRT’den basket için, Devlet’ten vergi için kopardıkları olmuşsa, tez elden, bu son arzusunun “Tezkeresini” de en kısa zamanda alır... Boşa giden bu senenin açıklarını kapatmak için, Haziran transferi yaklaşıyor çünkü... Yeni yeni yıldızlar (!) alınacak, milyon dolarlar saçılacak yeniden ya... “Para lâzım para, Devlet Baba” diyenlerin dileriz, tüm dilekleri kabul olur... Zaten onlar, Devlet’ten bir şey bekliyorken, yine aynı türküyü tutturdular bile... “Gel tezkere, gel tezkere... Bitsin bu çile!..”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT