BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Hint diyârında Türk izleri

Hint diyârında Türk izleri

Aslında adettendir bir ülke anlatılırken mevzuya tarihinden girilir. Biliyorum geç kaldım ama ben de kurala uyayım. Hindistan’ın târihi hakkında ilk bilgiler, Aryalar’dan başlıyor. Yunan istilâları, İskender’in saldırıları, Asoka dönemi, Mouryolar, Guptalar, Harşalar, Kuzeyliler, Güneyliler derken bu gizemli topraklardan onlarca medeniyet gelip geçiyor. Müslümanlar, Hindistan’a ilk olarak 712 yılında giriyor ve Gazneli Mahmûd zamanında tamamını fethediyorlar. Bundan sonra Memlûkler, Halaciler, Tuğluklar ve Ludîler Hindistan yönetimini ellerinde tutuyor.



On beşinci asır başlarında Timur Han Hindistan’ın büyük bir kısmını topraklarına katıyor. Böylece Hindistan’da Türk-Hind İmparatorluğu başlıyor. Ardından Timur’un torunlarından Bâbür Şah, bütün Hindistan’ı ele geçirerek Gürganiye (Bâbür) İmparatorluğu’nu kuruyor. Bu devlet, İngilizler’in Hindistan’ı işgâline kadar (342 sene) yaşıyor. Bâbür İmparatorluğu zamânında Hindistan’da İmâm-ı Rabbânî, Muhammed Ma’sûm Fârûkî, Muhammed Bâkî-billah, Nur Muhammed Bedevânî, Mazhar-ı Cân-ı Cânân, Senâullah-ı Dehlevî, Abdullah-ı Dehlevî, Abdülhak Dehlevî, Abdülazîz Dehlevî, Muînüddîn Çeştî gibi yüzlerce İslâm âlimi yetişiyor. Bunlar hem insanlara doğru yolu gösteriyor hem de İslâm dînine sokulmak istenen bid’atleri yok ediyorlar. Babür, Fergana’da dünyaya geliyor ve orada yetişiyor. Önce Kabil’i daha sonra Kandehar’ı alarak güneye çekiliyor. Ardından Hayber’i geçerek Hindistan’a giriyor ve Peşaver’e geliyor. Delhi ve Hanpur da şenleniyor ama o, Agra’yı başkent ilan ediyor. Babür Şah memleketin imarı için çok gayret gösteriyor. Hindistan ve Afganistan’ı hanlar, hamamlar, kervansaraylarla donatıyor. Alim ve edip bir yönetici olan Babür’ün kaleme aldığı “Babürname” mükemmel bir yönetim bilim eseri ve hâlâ güncelliğini koruyor. Babürşah’ın kurduğu Gürgani devleti 18. yüzyılın sonlarına kadar yaşıyor. Lâkin İngilizler’in korkunç zulmü ve akla gelmez hileleriyle tarih sahnesinden siliniyor. Ama Hindistan halkları Ghandi’nin liderliğinde birleşiyor ve bu günlere geliyorlar. Kabuklarını kırıyorlar Hindistan tabiî kaynaklar bakımından dünyânın en zengin ülkelerinden biri. Bir kere Himalaya eteklerinden Hint Okyanusu’na kadar palmiyeler, defneler, meşeler, bambular uzanıyor. Ülkenin balta girmemiş ormanları; her çeşit yabani hayvanı, nesli tükenmek üzere olan kuşları bağrında barındırıyor. Sonra Hindistan bir hammadde deposu. Zaten bu yüzden sömürgecileri üzerine çekiyor. Dünyâ demir rezervlerinin % 25’ine, mika rezervlerinin % 80’ine sâhip olan ülke, boksit ve manganezde de başa oynuyor. Krom, kurşun, kömür, altın, gümüş, bakır, uranyum, titanyum, petrol, elmas ve zümrütte adından bahsettiriyor. Dünyâ nüfûsunun % 15’i Hindistan’da, Hindistan’ın da % 80’i köylerde ve kırlarda yaşıyor. Resmî dili Hintçe olmasına rağmen, yazışmalarda İngilizce kullanılıyor. Hindistan 27 eyâletten meydana geliyor ve her eyâlet kendi dilini kullanıyor. Hindu, Urdu, Pencabi, Marathi, Bengali, Gucerat, Oriya, Assamese, Keşmir dili, Sindhi, Sanskritçe, Telugu, Tamil, Kannada, Malayam dillerinin yanında 850 mahalli lisan konuşuluyor. Aryalar zamânından beri uygulanan kast sistemi, ancak 1975’te çıkarılan bir kânunla kaldırıldı, fakat köylülere yine iyi bir hayat seviyesi sağlanamadı. Kast sistemi birçok insanın köle gibi çalışmasına sebep oluyor. Renkler, töreler, diller... Hindistan nüfusunun % 83’ü Hindu, % 11’i Müslüman, % 2’si Hıristiyan, % 2’si Sih, diğerleri de kalan % 2’yi teşkil ediyor. Ülkede 100’den fazla üniversite, yarım milyon ilkokul ve ortaokul bulunuyor yaklaşık 90.000.000 öğrenci okuyor. Okuma-yazma oranı % 30’larda seyrediyor.. Hindistan 1945’te bağımsızlığına kavuştuktan sonra ekonomik yönden plânlı ve hızlı bir şekilde gelişti. Gelgelelim nüfus da en az millî gelir kadar artıyor. Kalküta ve Bombay bölgesi tekstil, gıdâ maddeleri ve kimyâ endüstrisinde çok gelişti. Zaten Hindistan’da sanâyi iki kolda ilerliyor. Bunlar dokumacılık ile mâdencilik. Makina endüstrisi, vagon, lokomotif, gemi ve otomobil yapımı sonra geliyor. Hindistan’da elektrik bol ve ucuz. Dünyânın en büyük uranyum ve toryum rezervlerine sâhip olan ülkede nükleer santraller bulunuyor ve kullanılıyor. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT