BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Irak’tan sonra sıra kimde?

Irak’tan sonra sıra kimde?

Maalesef politikacı ve bürokratların çok azı hariç, ABD ve AB’nin çirkin yüzünü tanımıyorlar. Rahmetli S. Ahmed Arvasi’nin evi adeta okul idi. Onlarca genç evi terk etmeden, en az onlarcası gelir sohbetini dinlerdi. Yine böyle bir sohbette bir parti lideri için “iyi niyetli, ülkesini seven ve hizmet aşkı ile yanan kişi ama ne yazık ki Türkiye üzerinde oynanan Bizans oyunlarını anlayamayacak kadar gafil” demişti. Tanzimattan bu yana (istisnalar hariç) Türkiye’yi idare edenlerin temel özelliği budur.



Maalesef politikacı ve bürokratların çok azı hariç, ABD ve AB’nin çirkin yüzünü tanımıyorlar. Rahmetli S. Ahmed Arvasi’nin evi adeta okul idi. Onlarca genç evi terk etmeden, en az onlarcası gelir sohbetini dinlerdi. Yine böyle bir sohbette bir parti lideri için “iyi niyetli, ülkesini seven ve hizmet aşkı ile yanan kişi ama ne yazık ki Türkiye üzerinde oynanan Bizans oyunlarını anlayamayacak kadar gafil” demişti. Tanzimattan bu yana (istisnalar hariç) Türkiye’yi idare edenlerin temel özelliği budur. Devamlı oyuna geldik, tuzağa düştük. Tavizler verdik. Ve maalesef Irak’tan sonra ABD, İngiltere ve İsrail’in işgal ya da en azından bölmek istediği ülkenin Türkiye olduğu gerçeğini bazılarımız görmüyor. Görenlerin de yazılarını okumaya tenezzül etmiyorlar. ABD’nin uluslararası hukuka, ahlâka, insanlığa aykırı işgal ve cinayetine Türkiye’nin destek vermesi, ortak olması bindiği dalı kesmek gibi, Türkiye’nin felaketine Türk Halkının bölünmesi ve Türk Devletinin yıkılışına seyirci kalmanın ötesinde ortak olmak demektir. Gelin bu tuzağa düşmeyelim Lozan’ı tasdik etmeyen 2 ülke bulunuyordu: Sovyetler Birliği ve ABD... Biri yıkıldı, ama diğeri henüz yıkılmadı. ABD’nin Ortadoğu ve Türkiye stratejisini bilmek gerekir. ABD Türkiye’nin stratejik müttefiki maskesi altında bir numaralı düşmanıdır. Bazıları bu iddiamı fanatik veya duygusal bulabilirler. Hıristiyan Batı 17’nci asırdan itibaren silah gücü, teknoloji, misyoner faaliyetleri, psikolojik savaş ve kültürel emperyalizm ile kendi kültür potasında erittiği milli ve manevi değerlerinden kopardığı aydınlarla, ülkeleri sömürge haline getirmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı bir paylaşım kavgası idi. ABD-İngiliz-İsrail şer güçlerinin Irak’a saldırısı da bir paylaşım savaşıdır. Amaçları Ortadoğu’nun zengin kaynaklarının (petrolünü) kontrolünü ele geçirmek ve ABD’ye muhalif rejim ve iktidarları değiştirip kendi uşaklarını iş başına geçirme operasyonudur. AKP iktidarı da bu planın içindedir. Göremiyorlarsa görenlere saygılı olsunlar. ABD ve İsrail’in tuzağına düşüyoruz! Sovyetler Birliği dağıldığında Orta Asya ve Kafkasya Türk ve Müslüman ülkelerine sızmak için ABD ve İsrail, Türkiye’nin ağzına bir parmak bal sürüp; siz model ülkesiniz, birlikte girelim dediler. Bu ülkelere yerleşince de Türkiye bu ülkelerden dışlandı. Aynı tuzak Irak için icra edilmektedir. Musul, Kürdistan ve Iraklı Türkmenlerle ilgili kitapları ve bu sahada uzman olan yakın dostum Prof. Dr. Mim Kemal Öke’nin görüşüne tamamen katılıyorum: “Musul ve Kerkük’ün alınması uzun vadede Türkiye’ye çok ciddi siyasi, stratejik ve ekonomik sorunlar getirecektir. Türkiye bir anda Arap toprağını işgal eden ülke konumuna sürüklenir. Dolayısıyla Türkiye’nin Ortadoğu’daki iktisadi ilişkileri biter. Bunun da ötesinde Türkiye siyasi açıdan Birleşmiş Milletler, İslâm Konferansı Teşkilatı gibi oluşumlarda yalnız kalır. Bu da Kıbrıs ve benzeri konularda veya Türkiye’nin ulusal çıkarlarını etkileyen beklenmedik konularda intikamcı politikalara zemin hazırlar.” (Musul-Kerkük)’ü bize vermezler. ABD’nin Irak saldırısı cinayetine ortak olmayalım. Hiçbir üssü kullandırmayalım. Müslüman katliamı yapacak olan ABD askeri Türkiye’den geçmesine asla izin vermeyelim. ABD Irak’ta başarılı olursa sıra Suriye sonra İran ve Türkiye’ye gelecektir. ABD ordusu işgalcidir!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT