BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Az gelişmiş ülkelerin borçları IMF ve Türkiye

Az gelişmiş ülkelerin borçları IMF ve Türkiye

Washington’da 24-30 Nisan 1999 tarihleri arasında toplanan G-7 ülkelerinin Maliye Bakanları, IMF ve Dünya Bankası yetkilileri önemli kararlar almışlardır.



Washington’da 24-30 Nisan 1999 tarihleri arasında toplanan G-7 ülkelerinin Maliye Bakanları, IMF ve Dünya Bankası yetkilileri önemli kararlar almışlardır. Öncelikle 2000 yılına girerken 2 trilyon dolara yaklaşan dış borçların ödenmesi yolunda yeni alternatifler ortaya koymuşlardır. Afrika’nın çok fakir ülkelerine yardımcı olma, hatta bir bölümünün silinmesi konusunda konsensus sağlanmıştır. Böylece sanayileşmiş ülkeler Afrika’ya 21’inci yüzyılın ilk büyük hediyesini sunmuşlar, tarihsel ve ahlaki görevlerinin en azından bir bölümünü yerine getirmek için gayret göstermişlerdir. Eldeki rakamlar bir çok ülkenin bu yükün altından zaten kalkamayacağını göstermektedir. Örneğin Dış Borçların Milli Gelire oranı Nikaragua’da % 300’e Mozambik’te % 450’ye Gine Bisseu’da % 350’ye Angola’da % 375’e Moritanya’da % 250’ye tırmanmıştır. (Türkiye’de ise 100 milyar doları aşkın borca karşın bu oranın % 50’ye varmadığını vurgulamak gerekir.) Batılı yetkililer bundan böyle verecekleri borçlarda ve kriz politikalarında az gelişmiş ülkelere yönelik yeni kriterler uygulayacaklarını da açıklamışlardır. Buna göre IMF reçetelerini yerine getirme düzeyi, özel sektör kuruluşlarının dış kaynakları kendilerini çekme ve yatırıma dönüştürme imkanları, sosyal içerikli reformlar bunlardan birkaçıdır. Son iki yıldır, Uzak Doğu’da Latin Amerika’da ve Rusya’da sürüp giden krizin IMF’ye maliyetinin 350 milyar doları bulduğunu belirten Batılı yetkililer sanayileşmiş ülkelerdeki olumlu gelişmelerin diğer ülkelere yansıyacağını da açıklamaya başlamışlardır. Örneğin IMF Başkanı Michel Camdessus ve Dünya Bankası Başkanı James D. Wolfensohn’a göre bunalım büyük ölçüde giderilmiştir. Asya’da ve Latin Amerika’da durum normale dönmeye başlamıştır. 1998’de ortalama % 2.3 büyüyen dünya ekonomisinin bu yılki oranı % 3.2’yi bulacaktır. Ancak uzmanlar başta Rusya olmak üzere eski Sovyetler Birliği ülkelerinde ve Balkanlarda durumun vahametini koruduğunu belirtmekten de geri kalmamaktadırlar. Yapılan tahminlere göre gerek bölgedeki savaşın yaralarını sarabilmek, gerekse Rusya’yı siyasi yönlerden problemlere yol açabilecek ülke konumundan çıkartabilmek için 5 milyar doları acil olmak üzere 15 milyar dolarlık bir paket gerekecektir. Bu durum ise başta Türkiye olmak üzere birçok İslam ülkesine açılacak kredileri olumsuz yönden etkileyecektir. Washington’daki toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı Sayın Hikmet Uluğbay’ın başkanlığındaki Türk heyeti yetkililere enflasyonla yapılan mücadeleyi anlatmışlar, seçim sonrası kurulacak koalisyona yönelik iyimser bir tablo çizmişlerdir. Ancak geçmişteki tecrübelerin ve uluslararası finans kuruluşlarının yaptığı temkinli açıklamaların ışığı altında IMF’nin Türkiye’ye kısa sürede yeşil ışık yakmasının bir hayli zor olduğu görülmektedir. En iyimser tahminlerde bile Eylül başlarında elde edilecek kredinin başarı sayılabileceğini vurgulamak isteriz. Böylesine bir sonuca varabilmek için ise ekonomik ve finansal politikalarımızdan sorumlu olacak yeni takımın daha önce IMF’ye verilen reform paketlerine yönelik gerçekçi adımlar atması, istikrarlı ve inandırıcı politikalar izlemesi gerekecektir. Alınan borçları zamanında ödemeden, bu yönde ortalama 6 milyar doları her yıl bir kenara koymadan, yenilerini bulmanın ne denli zor olduğunu kavramalı, buna göre müzakere stratejimizi gözden geçirmeliyiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT