BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ateş topları...

Ateş topları...

AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, dün kendisine Meclis yolunu açacak ve dolayısıyla Başbakanlık koltuğuna ulaştıaracak 9 Mart Siirt Seçimleri münasebetiyle Kurtalan’da seçmenlerle yüz yüze idi... Aynı zamanda eniştesi olduğu Siirtlilerin arasında son derece rahat ve keyifli olması gereken Erdoğan’ın tam tersine sıkıntılı olduğu her halinden belli idi. Bu sıkıntının, seçilememe endişesi veya daha önce kendisine hapis cezası ve siyasi yasak getiren şiir okuma olayıyla şüphesiz bir ilgisi yoktu!



AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, dün kendisine Meclis yolunu açacak ve dolayısıyla Başbakanlık koltuğuna ulaştıaracak 9 Mart Siirt Seçimleri münasebetiyle Kurtalan’da seçmenlerle yüz yüze idi... Aynı zamanda eniştesi olduğu Siirtlilerin arasında son derece rahat ve keyifli olması gereken Erdoğan’ın tam tersine sıkıntılı olduğu her halinden belli idi. Bu sıkıntının, seçilememe endişesi veya daha önce kendisine hapis cezası ve siyasi yasak getiren şiir okuma olayıyla şüphesiz bir ilgisi yoktu! Peki neydi sıkıntının veya sıkıntıların kaynağı? Erdoğan bunları kendisi açıkladı; Dedi ki: “ Üç Kasım seçimlerinden sonra iktidarı devralınca kucağımızda DÖRT TANE ATEŞ TOPU BULDUK...” Bu ateş topları, Avrupa Birliği konusu, Irak meselesi, Kıbrıs meselesi ve ekonomik sıkıntılardı... Şüphesiz bu ateş toplarının içinde, zaman ve zemin itibariyle en yakıcı olanı Irak meselesi. AK Parti hükümeti, iktidarının ilk gününden beri bu ateş topuyla boğuşuyor. Bu konuda, iktidarı sıkıştıran iç ve dış baskıların şiddeti ortada. Onun içindir ki, hükümet, özellikle ABD’nin yoğun baskılarına rağmen, zaman kazanmak ve bu arada çözüme yönelik gayretlerinin karşılığını almak, hiç olmazsa taleplerini makul seviyede elde edebilmek gibi bir taktik uyguluyor... Salı, perşembe, derken bugüne kalan tezkerenin Meclis’te oylanması meselesi, işin nirengi noktası. Bu konuda Parlamentodan çıkacak karar Türkiye’yi içeride ve dışarıda nasıl etkileyecek? Önce tezkerenin kabul edildiğni düşünelim; Irak’a askeri müdahalenin beynelmilel meşruiyyetini sağlayacak BM kararı henüz ortada yok iken, üstelik barışa yönelik gayretler dünya çapında devam ederken, Türkiye’nin savaşa vize vermek anlamına gelen asker konuşlandırma iznini vermesi elbette ki riskli bir karardır. Bunun başta Arap âlemi olmak üzere, İslam dünyası ve Avrupa Birliği ile üçüncü dünya ülkeleri indinde yansımaları olacaktır. Bu yansımaların hiç de lehimize olmayacağını bilmek gerekir! Diğer taraftan içerde Parlamento içi ve dışındaki muhalefetten, dahası yüzde 94’ü savaşa karşı olduğunu izhar etmiş olan Türk halkından bu iktidara yönelecek muhalefet okları çok sıkıntı verecek. Cumhurbaşkanı Sezer ve Meclis Başkanı Arınç’ın adeta ittifak içerisinde, meşruiyyet zemini bulunmayan yabancı asker konuşlandırma kararının Meclisten geçirilmemesini talep etmeleri ve CHP’nin anayasa suçu işlendiği iddiasıyla daha şimdiden “YÜCE DİVAN” tehditlerini seslendirmesi, meselenin hassasiyet derecesini ortaya koyuyor. Belki de bütün bunlardan etkilenmiş olacak ki, (Kesin olarak etkilendiği yönünde yaygın bir kanaat var...) hükümet, konunun bir defa daha Milli Güvenlik Kurulu’nda görüşülmesine ihtiyaç duymuştur. Hemen belirtelim ki, Türkiye topraklarında yabancı asker konuşlanmasına izin verecek merci Millet Meclis’dir. Ne Cumhurbaşkanı’nın ne de MGK’nın bu konuda karar verme yetkisi yoktur. MGK’nın alacağı karar yine tavsiye niteliğinde olacaktır. Ama hükümet bu netameli kararla ilgili düşüncelerin devletin zirvesinde bir defa daha kayıtlara geçmesini gerekli görmüştür... Tezkere Meclis’ten geçmezse ne olur? Hemen ifade edelim; Türkiye yine Irak meselesinin dışında kalamaz. Hele hele Kuzey Irak ile ilgili olarak tam içinde olmak zorundadır. Gerçekçi olmak lazım; Türkiye’nin tek başına bu savaşı önlemesi mümkün değil. Baksanıza, elinde veto yetkisi bulunan Fransa, Rusya ve Çin bile bu yetkilerini kullanma cesaretini gösteremiyorlar. Çünkü ABD’nin Güvenlik Konseyi kararı olmadan da savaşa girişip BM’yi etkisiz hale getirmesinden çekiniyorlar! Evet dünya şartları böyle maalesef... Fransa’nın , Almanya’nın , Rusya’nın ve Çin’in bir araya gelip yapamadığını Türkiye’nin tek başına yapmasını beklemek çok iyimserlik olur... Madalyonun bu yüzünü iyi görmek gerekiyor.
Reklamı Geç
KAPAT