BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siyasiler tahammülsüz

Siyasiler tahammülsüz

Karikatür, "çürüyüp döküleni" sergiler, "daha insanca bir dünyayı" haber verir, en azından sezdirir; özgürlükten yanadır, baskıcı, ezen ve sömüren güçleri alaya alır, soytarıya çevirir. Karikatür arı kovanına çomak sokmaktır bir anlamda...



Karikatür, "çürüyüp döküleni" sergiler, "daha insanca bir dünyayı" haber verir, en azından sezdirir; özgürlükten yanadır, baskıcı, ezen ve sömüren güçleri alaya alır, soytarıya çevirir. Karikatür arı kovanına çomak sokmaktır bir anlamda... Ülkemizde yıllarını bu sanata veren ve başarısını uluslararası platformda kanıtlamış sanatçılar da var; Semih Balcıoğlu gibi... Çoğumuz onu çizdiği siyasi karikatürlerle tanıdık ama o yayınlanmış 35 bin karikatürün, 25 karikatür kitabının, 79 ulusal ve uluslararası serginin, pek çok ödülün ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen üç boyutlu karikatürlerin de sahibi. Bu yıl sanatında 60'ıncı yılını kutlayan Balcıoğlu ile karikatür üzerine kanuştuk... Kutlama hazırlıkları ¥ 60 yılınızı verdiğiniz ve adeta kendinizi adadığınız bu mesleğe sizi yönelten ne oldu? BALCIOĞLU: Bu açıdan çok şanslı olduğumu söylemeliyim. Benim iki abim o zamanlar Galatasaray Lisesi'nde okuyordu. Fakat bunlar karikatür hastasıydı o yıllarda. Mizah dergilerini her hafta alır, karikatürü olan gazetelerin hemen hepsini eve sokarlardı. Bu da yetmiyormuş gibi Fransa'da yayınlanan bir kaç mizah dergisine de abone olmuşlardı. Ben gözümü açtım karikatürü, çizgiyi ve espiriyi gördüm o küçücük yaşlarda. Aradan yıllar geçti, Güzel Sanatlar'a gittim. Karikatüre 1943 yılında başladım. Yani tam 60 yıl oldu anlayacağınız. Yıl sonuna doğru Yapı Kredi Kültür Sanat'ta 60. yıl sergim olacak. Eşzamanlı olarak iki de kitabım çıkacak. Halen yayınlanan 25 kitabım var ki bu Avrupa'da da aslında büyük bir sayı demek. 67-69'da karikatür sergim oldu sanırım, bunların 14 tanesini yurtdışında açtım. Özverili bir iş bu, zaten ailemde benden başka beyaz saçlı kimse de yok... Siyasi baskı gördü ¥ Meslek hayatınızda hiç siyasilerden gelen baskılara maruz kaldınız mı? BALCIOĞLU: Bu kaçınılmaz birşey aslında, çünkü basın midesinden iktidara bağlıdır. Bir de siyasi partilerin genel başkanlarının karikatür anlayışı var tabii. Ben Şükrü Saracaoğlu'nun başbakanlığından beri bütün başbakanları çiziyorum. Kimi beğenir, kimi beğenmez, kimi beğendiğini söyler arkadan eleştirir, ardından da patronunuza şikayet eder. Ancak liderler içinde en problemli olanlar ise Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel'di. Rahmetli Turgut Özal bey de karikatürü çok severdi. 1983 yılında İş Bankası'nın Özel Ödülü'nü ben kazanmıştım. Ödül için Ankara'ya gittiğimde Turgut Özal çiçeği burnunda bir başbakandı. Ödülü o verdi bana. Şu andaki müzemizi ve derneğin yönetim yerini Turgut Bey bize verdi. Ben 7 yıl Karikatür Derneği'nin başkanlığını yaptım. Nice Başbakanlar, nice Kültür Bakanları ne sözler verdiler bize ama hiç biri yerine getirilmedi. Karikatürü sevmeyen üstelik kendi hakkında karikatürler yapan insanlara bu denli yardımcı olmaz. Karikatür kazandı ¥ Karikatür dışında, seramik ve özgün baskı çalışmalarınız var. Şimdiye kadar yayınlanan 35 bin karikatür size yetmedi mi? BALCIOĞLU: 1964-67 arasında, seramikle karikatür olur mu, diye merak ettim. Asıl amacım karikatürlerin çoğalıp evlere girmesiydi. Karikatür gibi bir sanat sadece gazete ve dergilerde hapsolmayıp duvarlara kadar çıksın istedim. Üç yıl içinde iki yüz elli tane seramik karikatür yaptım. Bunların yüz küsur tanesi üç boyutludur ve heykeldir. Bir tanesi Bulgaristan'da karikatür müzesinde, bir tanesi bizim Resim Heykel Müzesi'nde, bir tanesi Fransa'da, bir tanesi İtalya'da... Karikatür meslek değildi o zamanlar. Karikatürü meslek haline getiren iki kişi vardır Türkiye'de, biri Cemal Nadir, biri Ramiz Gökçe. Bu iki insana çok şey borçluyuz. Karikatürün Türkiye'de sevilmesinde bizim 50 kuşağının da büyük katkısı var. Tabii asıl değişim 1946'dan sonra yaşandı, yani çok partili dönemden sonra. CHP ve DP iki parça olduğunda kahvehanelerden mezarlıklara kadar insanlar kamplara ayrıldı o dönem. Yaptıklarımızı bir kısım beğenirken diğerleri beğenmedi. Ama karikatür daima muhalefetin yanında ve daima güçsüzün yanında olduğu için sonunda karikatür kazandı. Sanat kuma istemez ¥ Türk karikatürcülerin dünyadaki yeri nedir sizce? BALCIOĞLU: Türk karikatürünün 50 kuşağı sanatçıları, altını çizerek söylüyorum, 50 kuşağı sanatçıları, Avrupa'da Türk karikatürü ekolünü yerleştirmiştir. İmzalara bakmadan, iki-üç karikatürcü hemen tanınır. Geçmiş dönemki arkadaşlar bu ülkeye çok ödüller getirdi ve hiç bir sanat dalında bu başarı sağlanamadı. Dünyanın neresinde bir karikatür müzesi varsa, müzede mutlaka iki-üç Türk karikatürcünün eserleri bulunur. Ama bizden sonraki kuşak ne yazık ki, dışarı açılmadılar. Üstelik hiç bir eksikleri de yok, biz söylediğimizde de hepsi kızıyor... Bu güne kadar karikatürün dışında hiç bir işten para kazanmadım. Bir ikinci bir mesleği asla düşünmedim, sanat asla kuma istemez. Eğer siz karikatüre kuma getirirseniz, sizden intikamını alır. Ne aç ve de açıktayım Allaha şükür. Bunu Türkiye'de yapmak çok kolay değil, ama disiplinli olup kendinizi topluma kabul ettirdikten sonra olmayacak şey de değil.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT