BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Savaşa ‘hayır’

Savaşa ‘hayır’

Erdoğan ve Gül’ün çabaları yetmedi ‘tarihî tezkere’ Meclis’ten ‘veto’ yedi. Fatura ağır oldu TÜRK Silahlı Kuvvetleri personelinin yurtdışına gönderilmesine, yabancı askerlerin Türkiye’de 6 ay konuşlanmasına imkan tanıyan tarihî Başbakanlık Tezkeresi’ne 533 milletvekilinden 264 ‘evet’, 250 ‘hayır’, 19 da ‘çekimser’ oy çıktı. Erdoğan ve Gül’ün yoğun çabalarına rağmen, AKP’den çıkan ‘hayır’ oyu 100’ü buldu. Gül: Gereken yapılır CHP, karar yeter sayısı olan 267 bulunmadığı için oylamanın iptal edilmesini istedi. Başkan Bülent Arınç, Anayasa’nın 96. maddesine dayanarak ‘salt çoğunluk sağlanamadığına’ hükmetti ve karar verilemediğini belirterek oturumu kapattı. Gül, “Gereken neyse onu yapacağız” diyerek tezkereyi yeniden göndereceklerinin işaretini verdi.



ANKARA -Hükümetin, ABD askerlerinin Türkiye'de konuşlandırılması ve Türk askerlerinin yurt dışına gönderilmesine ilişkin Meclis'ten istediği 'yetki tezkeresi' dün TBMM'de reddedildi. Tarihi oylamaya 533 milletvekili katıldı; 264 kabul, 250 ret 19 ise çekimser oy çıktı. Tezkerenin görüşüleceği tarihi oturum dün saat 14.00'de başladı. CHP ile AK Partililer arasında yaşanan sert tartışmalardan sonra Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'ın verdiği önerge doğrultusunda oturumu yöneten Meclis Başkanı Bülent Arınç, gizi oturuma geçilmesini istedi. Genel Kurulda, tezkere üzerinde yapılan oylama tam bir krize sebep oldu. Elektronik sistemle yapılan oylamaya 533 milletvekili katıldı. Bütün dünyada merakla beklenen oylamadan çıkan karar sürpriz oldu; 264 kabul, 250 ret, 19 çekimser oy çıktı. Kabul oylarının sayısı ret oylarından fazla olmasına rağmen, içtüzüğün 146. Maddesi gereğince katılan milletvekillerinin salt çoğunluğu olan 267 oya ulaşılamadığı için tezkere reddedilmiş sayıldı. Arınç, sonuçları açıklayıp, "Oturuma on dakika ara veriyorum" diyerek yerinden kalktı ve hükümet ile AKP'li yetkililer ile biraraya geldi. Bu arada milletvekillerine "Meclis'ten ayrılmayın ikinci oylama yapılacak" uyarısı yapıldı. Verilen aradan sonra Arınç, kürsüdeki yerine geçerek, tezkerenin reddedildiğini, Meclis'in bundan sonra daha hayırlı işler yapacağını söyledi. Hükümetin önümüzdeki hafta yeni bir tezkere ile Meclis'ten ikinci kez yetki istemesi bekleniyor. AK Parti'deki fireler şaşırttı Meclis Başkanı Arınç'ın açıkladığı sonuçlara göre, 250 ret oyunun 175'i CHP, 2'si DYP ve 6'sı bağımsızlardan gelmiş olsa bile AKP'den toplam 65 milletvekilinin ret oyu kullandığı muhakkak. Kabul oylarına göre hesaplandığında ise Arınç, Meclis Başkanı olması nedeniyle oy kullanamadığından 361 milletvekili olan AKP'den bu durumda bağımsızların da kabul oyu verdiği düşünülse bile sadece 258 AKP'li milletvekilinin tezkereye evet dediği anlaşılıyor. Ancak, 19 çekimser oy da hesaba katıldığında AKP'den en az 87 fire olduğu ortaya çıkıyor. Üslerle ilgili oylamada da fire vardı Kapalı oturumda, yapılan oylamada AK Partiden 50 fire çıktı. Üslerde inşaa izni veren ilk tezkeresinin oylamasına 510 milletvekili katılmış, 308 milletvekili kabul, 193 milletvekili ret, 9 milletvekili de çekimser oy kullanmıştı. Meclis Başkanı Arınç, oy kullanamadığı için 361 milletvekili olan AK Parti'den 53 milletvekilli ya oylamaya katılmamış ya da ret veya çekimser oy kullanmıştı. İlk tezkerenin oylamasında 14 AK Partili milletvekilin ret oyu verdiği, 40'a yakın AK Partilinin ise oylamaya katılmadığı belirlenmişti. Kozlar açık bölümde paylaşıldı Hükümet tezkeresinin görüşüldüğü tarihi oturum daha önce alınan karar gereği saat 14.00'de toplandı. TBMM Başkanı Bülent Arınç, başkanlık ettiği Genel Kurul'un açık bölümünde Başbakanlık tezkeresinin okunmasının ardından, CHP tezkere için Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle usul tartışması açılmasını istedi. Bunun üzerine Meclis Başkanı Arınç, usul tartışması açtı. Arınç, Başbakanlık tezkeresi üzerinde yaptıkları araştırmada Anayasaya aykırılık bulunmadığını tespit ettiklerini, ancak yine de demokratik kurallar gereği, usul tartışmasını açacağını söyledi. Arınç, "Bugün TBMM tarihi birleşimlerinden birini yapmaktadır. Çok önemli bir sorumluluk altına girerek tarihi bir karar vereceğiz. Ben daha önceki görüşmeleri tek tek inceledim. Başkanın takdir haklarını inceledim. Ben sizin de uygun göreceğinizi düşündüğüm iç tüzük hükümlerini geniş bir biçimde uygulayacağım. Meclis'in her bir üyesinin düşünce ve fikirlerinin topluma yansımasını istiyorum" dedi. Arınç'ın bu açıklamasının ardından söz alan CHP Genel Sekreteri Önder Sav, tezkerenin hukuka ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu. Tezkerenin şartı olan uluslararası meşruiyetin de tezkerenin gerekçesinde bulunmadığını söyleyen Sav, BM Güvenlik Konseyi'nin kararı olmadan, ABD ile anlaşmalar tam olarak sağlanmadan tezkerenin getirilmesini eleştirdi. ABD'nin "Türkiye olmadan da biz bu operasyonu yaparız" sözlerini değerlendiren Sav, "Bırakın Amerika'nın yakasını Türkiyesiz ne yapacaksa yapsın. Zaten bir süre sonra elma şekerini ABD'nin yediğini, sapının da Türkiye'ye kaldığını acı bir şekilde göreceksiniz" diye konuştu. Şu anda meydanlarda söylenen bir sloganı tutanaklara geçirmek için tekrarlamak istediğini belirten Sav, "ABD'den korkmayın, Allah'tan korkun Allah'tan" dedi. AK Partili milletvekillerine ve Hükümet'e "Bu iğrenç savaşa bulaşmayın, bu gam yükünün altında ezilmeyin" diyen Sav, "Bir tek Mehmetçiğin cenazesi omuzlarda yükselirse sizi affetmeyiz, seçmen de affetmez" diye seslendi. AK Partilileri "Ne gam yükünün kervanı geldi, çekemem bu derdi bölek seninle" şarkısının sözlerini hatırlatan Sav, "Bu gam yükünü bizimle bölüşmek istiyorsanız, sizinle bölüşmeyeceğiz. Yol yakınken dönün diyoruz. Yoksa tezkerenin yükünü bütün millet çekecek" dedi. Sav, "Kendisi yalınayak cepheye mermi taşıyan kağnı arabası arkasında büyüyen bebesinin örtüsünü devlet malıdır, nem kapmasın diye mermilere örten analarımızın, nenelerimizin kemiklerini sızlatmayalım. Ulu Önder'in Dolmabahçe önünde demirlenmiş düşman zırhlılarına bakarak (geldikleri gibi gidecekler) dediği gibi biz de İskenderun limanına demirlemiş düşman gemilerine ve Türkiye'ye akın akın gelen Amerikan askerlerine geldikleri gibi gitsinler diyoruz. Tezkereye ret oyu veriyoruz" dedi. Farklılıklar var Önder Sav, konuşmasında Bakanlar Kurulu'nda hazırlanan tezkere metniyle, Meclis'e Başbakan Gül imzasıyla gönderilen tezkere arasında farklılık olduğuna dikkat çekti. Sav, Meclis'e gelen tezkereye "yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını üst uçuş amacıyla kullanmaları için" ifadesinin eklendiğini belirterek, "Başbakan veya sözlerden birisi bu ilavenin nedenini buradan açıklamak zorundadır" dedi. Sav'ın sözleri üzerine oturumu yöneten Meclis Başkanı Bülent Arınç, tezkereyi inceletirken durumu fark ettiğini ve Başbakanlığa tezkereyi tekrar yolladığını belirterek "Bir yazım hatası olarak bize gönderildiği ifade edildi. Ben bununla yetinmedim. Mühür koyacaksınız. Aslı gibidir diyeceksiniz dedim. O şekilde yapıldı. Dolayısıyla görüştüğümüz tezkerenin bir eksikliği kalmadı" diye konuştu. Kapusuz: Anayasaya uygun Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz ise CHP'li Önder Sav'ın görüşlerine katılmadığını belirtti. Türkiye Cumhuriyeti varolduğu günden bu yana böyle tezkerelerin TBMM'de görüşüldüğünü hatırlatan Kapusuz, Başbakanlık Tezkeresinin gerekçesiyle bir bütün olduğunu ve hiçbir tutarsızlığı içermediğini savundu. Sav'ın, tezkerenin "hukuk dışı olduğu ve meşruiyeti bulunmadığı" görüşlerini bir hukuk adamından dinlemenin kendisini üzdüğünü anlatan Kapusuz, "Eğer bunu doğru kabul edersek, o zaman Kuzey Kıbrıs'ı yok sayan BM Güvenlik Konseyi Kararını doğru mu sayacağız? AK Parti bunu doğru kabul etmiyor. Böyle düşünürsek, pek çok uluslararası kuruluşun kararı Türkiye Cumhuriyeti'ni sıkıntıya sokar. Kuzey Irak'taki sınır ötesi harekatlar da böyle değerlendirilir" dedi. Başbakanlık Tezkeresinin Anayasa ve TBMM İçtüzüğüne aykırı olmadığını kaydeden Kapusuz, tezkereye "evet'' diyenlerin "savaş yanlısı"; "hayır" diyenlerin ise "savaş karşıtı" olarak gösterilmesinin yanlış olduğunu ifade etti. ‘ABD’den değil, Allah’tan korkuyoruz’ Sav'ın, "Allah'tan korkun" sözlerini hatırlatan Kapusuz, şöyle konuştu: "Hepimiz Allah'tan korkuyoruz. Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede bundan kimsenin kuşkusu da olmaz zaten. Bizim ABD veya başka hiçbir ülkeden de korkumuz yoktur. Uluslararası çıkarlarımızı sonuna kadar koruruz. Ulusal kurtuluş mücadelesi veren bir ülkeyiz. Ama her yere girişin bir usulü vardır. Deniz Kuvvetleri'ne bile bir usulle girersiniz. Türkiye'yi işgal cesaretini kimse gösteremez. Hiçbir hukuk dışı eylememiz söz konusu değildir." Kapusuz'un, Çekiç Güç'ün görev süresini uzatan tezkerelere eskiden CHP'lilerin kabul oyunu verdiğini söylemesi, CHP'lilerin tepki göstermesine neden oldu. Gizli oturum teklifi Yaşar Yakış’tan geldi Yaklaşık bir buçuk saat süren konuşmaların ardından Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, oturumun gizli yapılması konusunda bir önerge verdi. Bunun üzerine Meclis Başkanı Arınç, Genel Kurul Salonunda milletvekilleri ve yeminli stenograf ile sağır-dilsiz görevliler dışında kimsenin kalmamasını istedi. Tek madde olarak oylandı Genel Kurulun tamamen boşaltılmasının ardından saat 15.20'de kapalı oturuma geçildi. Oturumda, Başbakan Gül, Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın yanı sıra AK Parti'den Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, CHP'den ise İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci söz alarak tezkere üzerindeki görüşlerini açıkladılar. Kapalı oturuma saat 18.00 civarında 20 dakikalık bir ara verildi. Aradan sonra, CHP tezkerenin Anayasanın 92 ile 117'inci maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle bir önerge verdi. Önerge üzerinde CHP'li Oya Araslı konuştu. Daha sonra önerge AKP'lilerin oylarıyla reddedildi. Savaş halinde başkomutanlık Hükümetin istediği yetkiye Anayasanın 117'inci maddesinin de dahil edilmesi konusunda AK Partililer bir önerge verdi. Bu maddede, bir savaş durumunda başkomutanın kim olacağını düzenliyor. Anayasanın 117'inci maddesi şöyle: "Başkomutanlık, manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur. Milli Güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından TBMM'ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur. Genelkurmay Başkanı Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir. Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı'nca atanır. Görev yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur. Milli Savunma Bakanlığının, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir"
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT