BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Yüz Yüze

Yüz Yüze

Arabesk müziğin sevilen sanatçısı Orhan Gencebay “İnşallah savaş olmaz. İnsanlar ve çocuklar ölmesin, herkes kardeşçe barış içinde yaşasın istiyorum” dedi."



Çocuklar ölmesin... İSTANBUL - Altı yaşında bağlama çalmaya başlayan ve bugüne kadar 1000’in üzerinde beste 38 albüm ile Türk müziğine ve sanatına adını altın harflerle yazdıran arabesk müziğin duayeni Orhan Gencebay çocukluğundan bu yana yaşantısında bilinmeyen tüm gerçekleri ve anılarını gazetemize anlattı. Dünyayı bekleyen savaşların olmaması için dua ettiğini söyleyen Gencebay “İnşallah savaş olmaz, zaten bu savaşların haklılık payı da yok. İnsanlar ve çocuklar ölmesin herkes kardeşçe barış içinde yaşasın istiyorum” dedi. ¥ Sanat hayatınız ne zaman, nasıl başladı? - Biz 4 kardeşiz, 3 erkek bir kız. Henüz 6 yaşında iken bağlama ile tanıştım. Bu yaşta bağlama çalmayı çok seviyordum. 10 yaşıma geldiğimde amatörce de olsa besteler yapmaya başladım. Yaptığım besteleri çevremdeki insanlar ve aile büyüklerim çok beğenirdi. Zaten rahmetli babam eski medrese talebesiydi ve yeni Türkçeyi de iyi okuyan biriydi. Hafız idi. Sesi o kadar güzeldi ki bütün ilahileri ve ezanı mükemmel okurdu. Böyle bir ailede sanata ve hayata merhaba dedim. ¥ Dünya bir savaşa doğru gidiyor. Bu savaşa Türkiye girmeli mi? - Evet, yaklaşan bir savaş var. Keşke bu savaşa hiç girmesek, bu savaş hiç olmasa ama olacak gibi görünüyor ve bu beni son derece üzüyor. Zaten bu savaşın haklılığını göremiyorum. Kimine göre petrol, kimine göre Ortadoğu’da siyasal bir düzenleme. Belki sınırlar değişecek, bazı bölgelerde bu huzursuzluğun değişmesi için büyük bir güç el koymaya geliyor. Burası bir gösteri arenası olacak. Burdaki gösteriden sonra dünyaya yeni silahlar satılacak. Dünyadaki siyasal gücü dengede tutmak için bir geliş diye düşünüyorum. Türkiye kesinlikle olmamalı ama ülkemizin endişeleri var, vatanımızın savunması için buraya girmesi de beni üzmekte. Demek ki girmek durumunda kalıyoruz. Tüm dünya için Allahım hayır ve barış nasip etsin. ‘İsteseydim siyasete girerdim’ ¥ Tayyip Erdoğan bey ile sıkı dostsunuz. Niçin siyasete girmediniz? - Evet Tayyip Bey benim iyi dostum ve arkadaşım. Onunla çok defa kız istemeye gidip nikah şahitliği yaptık. Zaten parti kurulduğunda ilk teklif bana geldi. Ama ben kabul etmedim. Çünkü her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Ben bir sanatçıyım ve sanatımı icra etmeliyim. Ve hayranlarımdan, sevenlerimden bu denli kopmamalıyım. Ama milletvekili olsaydım da yine halkıma hizmet ederdim. Siyaset alanında ülkemize hizmet edenlere canı gönülden teşekkür ederim. Allah yardımcıları olsun. ¥ Bugüne kadar kaç albüm, kaç beste yaptınız? - Halkım beni 36 yıl önce tanıdı ama benim müzik ile tanışmam, sanatın içinde beste yapmam çocukluk çağlarına kadar uzuyor. 36 yılda ben 38 albüm 1000 beste ile büyük bir hizmet yaptığıma inanıyorum. Bu bestelerimin yaklaşık 400 kadarını kendi albümlerimde okudum. Birçoğunu da diğer sanatçı arkadaşlarım okudu. İsteyenlere veriyordum ama son yıllarda bu iş ticarete döküldü. Artık firmalar bu işi yapıyor ama sanata hizmet eden herkese beste vermeye hazırım. Yaptığım bestelerde genellikle yaşanmış unsurlar vardır. Birçoğu benim kendi yaşantımdan veya toplumun genel yaşantısından alınan şeylerdir. Ama bestelerimde saygı, sevgi, hoşgörü temeline dayalı doğaya, Alalh’ın yarattığı kullara aşk vardır. Bu unsurları düşünen ve yaşayan her insan farklı şeyler üretebilir ¥ Sizi taklit eden sanatçılara nasıl bakıyorsunuz? - Evet tüm sanatçı dostlarımızın benzeri çıktı ve albüm yaptılar. Bazen benim benzerlerim de çıkıyor. Bizi hakkıyla ve gerçekten benzediği için taklit ediyorsa kutlamak gerek ama zaten sadece taklit ise çok kısa bir zamanda kendiliğinden yok olup gidiyorlar. Mesela beni bugüne kadar en iyi Levent Kırca taklit etti ve eşim Sevim hanımla onu çok takdir ederiz. ¥ Sayın Gencebay, hayranlarınız sizden albüm bekliyor. Bir albüm yapacak mısınız? - Aslında albümlere ara vermedim ama 4 yıldan bu yana sevenlerimi ihmal ettim bu konuda. En son geçtiğimiz yıl iki albüm yaptım, birisi Klasikler 2, diğeri Remiks “Batsın Bu Dünya” isimli. Şimdi bütün çalışmalarım yeni albüm üzerine. yeni eserlerden oluşan bir Gencebay albümü olacak. Zaten şu anda rekor bende. Rekor derken biz rakamları söyleyerek mutlu olmuyoruz ama halkımızın göstermiş olduğu ilgi ile gelen rekor bizi mutlu ediyor. Önümüzdeki aylarda çok büyük sürprizlerim olacak beni bekleyin ve görün. ¥ Sanatçılara ve vergisini veren iş adamlarına yeşil pasaport verilmeli mi? - Bu konu çok üzüldüğüm bir konu. Amerikalı ve Avrupalı insanlar doğuştan yeşil pasaportu hak etmiş ve özgürce geziyorlar. Yeşil pasaport sadece vizesiz gezme izni demek. İnşallah bizim insanlarımız da önümzdeki 10 yılda istediği gibi gezer. Her vatandaş vergisini elbette verecek. Bunun karşılığı yeşil pasaport mu olmalı bilmiyorum. ¥ Hobi ve fobileriniz neler? - Hobim çok da hangisini yapıyorsunuz diye sorarsanız çok azını yapmaktayım. Çünkü çok yoğun bir yaşantı içindeyim. Ama fobim asansör korkusu idi bunu da yendim sanırım. Bir defasında 6 saat bir defasında da 1 saat asansörde mahsur kaldım. Benim yerimde kim olsaydı bu konuyu fobi haline getirirdi. ‘Kitaplarımı hazırlıyorum’ ¥ Hayatınızı bir kitap çatısı altında toplayacak mısınız? - Şu anda masamın üstünde yarım kalan bazı kitaplarım var. Notalarım var. Bunu çıkaracağım. 2. kitabım şiir ve şarkı sözlerimin yer aldığı bir kitap 3’üncüsü ise “Arabesk benim Arabeskim” ismini koyduğum yarım kalan bir kitap. Allahım sağlık sıhat verir ise 4 adet büyük eser yazıp yarınlara hediye edeceğim. ¥ Hangi takımı tutuyorsunuz? - Milli Takımı tutuyorum. Ama Samsunspor ve Galatasaray’ı da tutuyorum. Biliyorsunuz önceden Samsunspor’un formasının rengi sarı kırmızı idi, bu yüzden Galatasaray taraftarı olduk. Hatta çocukken mahallede Galatasaray’ı tutmayan çocukları döve döve Galatasaraylı yapardım. ‘Üstadım Bayram Arıcı’ Bağlama çalmaya başladığım zaman büyük üstat Bayram Arıcı vardı. Türkiye’de sazı ile şöhretlerin önüne çıkacak derecede büyük biriydi. O beni çok etkiledi. Bana bağlama aşkını aşılayan odur. O zaman şöyle düşünürdüm, bir gün üstadım kadar iyi bağlama çalarsam bir daha sazı elime almam derdim. Ama aradan zaman geçti, 17 yaşındayken bir gün karşılaştım üstadımla. Onun tüm eserlerini yakından takip ederdim. Bana küçük Bayram derlerdi. Bulunduğumuz toplulukta üstada saz çalmamı istediler, ben sıkıldım. Üstadın yanında çalamazdım. Onun izni ile onun eserlerini çalmaya başladım. Üstat öyle heyecanlandı ki yerinde duramıyordu. Bana döndü ve dedi ki sen benden daha iyi bağlama çalıyorsun, dönüp elini öptüm, hayır duasına aldım. Müzikte tarzını oluşturdu Aslında Orhan Gencebay’ın hayatında iki doğum tarihi var. Birincisi 1944 yılının 4 Ağustos’unda sıcak bir öğle vakti alınan ilk soluk. İkincisi ise müziğe başladığı an! Bu ikinci doğum; 16 yaşlarında babasının “eğlensin” diye aldığı mandolin ve kemanı çalarak başladı. Bundan öncesi de vardı. Mesela 6 yaşında iken bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde artık tambur da çalıyordu. Yani gözü halk müziğindeydi. Şarkı söylemiyordu ama müziğin felsefesini tanımaya çalışıyordu. Ses sanatçısı olarak Orhan Gencebay adını ilk kez “Başa Gelen Çekilirmiş” adlı 45’lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından “Derdim Dünyadan Büyük” adlı plağı geldi. 1969 yılında “Bir Teselli Ver”’in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketi tarafından “Altın Taç” ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı “Yarabbim” adlı plağı yurt içinde ve dışında satış rekorları kırdı. Ünlü sanatçı şimdiye kadar 35 tane de Yeşilçam filmi çevirdi. Sayısız filme müzik direktörü olarak imza atan Gencebay’ın 38 albümü bulunuyor. 28 yıllık sanat hayatında plak ve kaset satışında 50 milyonu aşkın bir sayı ile erişilmesi güç bir rekoru elinde bulunduruyor. Gençlere örnek olmalıyız Sanatçılar arasında yaşanan kavgalara bir anlam veremediğini söyleyen Orhan Gencebay şunları söyledi: “Gerçekten çok üzülüyorum. Bizim hayat felsefemiz saygı, sevgi ve hoşgörü, toplumumuzun aile düzenidir. Her aile yaşantısına dikkat ederse toplumda bu tür şeyler yaşanmaz. Özel yaşantılarını afişe etmelerinden hoşnut değilim. Afişe edilecek şeyler örnek olunacak şeylerdir. Biz sanatçıların özel görevleri var, topluma yönelik örnek olalım ki çocuklarımız güzel şeyleri yapsın, yarınlarımız aydınlık olsun.”
Reklamı Geç
KAPAT