BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutulmuş Günler

Unutulmuş Günler

Artık kızdan ümidini kesmişti Cihat, bir saat kadar kızı düşündükten sonra “Aman boşver” demiş ve nehir boyunca yürümeye başlamıştı. Burçin ve bir sürü arkadaşı ise ileride el topu oynuyorlardı o sıra. Artık ilgisiz bir halde onlara bakıyordu...



Burçin’i, hayranlıkla izliyordu genç adam Pikniğe gelirken arabanın içinde tanımıştı Burçin’i. Ablasıyla birlikte, daima gülümseyen yüzü, kumral saçları etkilemişti. Çünkü yanyanaydılar, saçları yüzüne değmişti ve güneş saçlarında yansımıştı. Ne ki konuşamamıştı Burçin’le, çünkü Burçin zengin, havalı bir kıza benziyordu. Ablası Cihat’la rahatça konuşurken, Cihat hayranlıkla konuşabilmek umuduyla bakmış durmuştu Burçin’e. Arabadan inip nehir kenarına ellerinde battaniye, kilim, tüpgaz gibi eşyalarla yürürlerken, kimbilir hangi sınıftan, kimbilir kimin kızı olan Burçin’i hayranlıkla izliyor, kendisiyle konuşmamasına içerlerken, bir sürü erkeğin onunla rahat konuşmasına sinirleniyordu. Oysa Burçin’i asıl çekici kılan da bu yönüydü. Kendi sınıf arkadaşlarıyla, nehir kenarına serdikleri kilimin üzerine oturup, yiyecek bir şeyler hazırlarken, futboldan bahsederken, gözler az ötede bir ağacın altında eşyalarını yerleştirmekte olan Burçin’de ve ailesindeydi. Burçin kız arkadaşlarınca da çok sevilen, hayranlık duyulan birisiydi. Herkesin rahatlıkla konuştuğu kızla kendisi de konuşsa, merhaba dese karşılık verir miydi, fakat ya vermezse?.. Hiç de sevmediği Mustafa’yı Burçin’le görünce çıldırmış, müthiş kıskanmıştı. O Mustafa, Fatma’yı da seviyordu çünkü. Çok kibar konuşuyordu Mustafa. Burçin, ablası ve yanlarında olan iki kız arkadaşı ilgiyle dinliyorlardı. O ana kadar ilgilendiği, merak ettiği, hayranlık duyduğu, kumral saçlarına, gülümseyen yüzüne, tam anlamıyla modern olmasına sempati duyduğu, hoşlandığı, beğendiği Burçin’e, o andan itibaren “Elde edilmesi gereken bir kız” olarak bakmıştı. Ama Cihat, yeryüzünde her kıza çok rahatlıkla yakınlaşacak yapıda olmasına rağmen, hedef aldığına bir türlü yaklaşamayan bir erkekti. O gün akşama kadar onu gözlemiş, nasıl ilgi çekeceğini hesaplamış, karşı karşıya geldiklerinde gülümseyerek bakmış ama kız farketmemişti onu. Bir kere bakışını yakalayabilmişti sadece, başka sınıftan bir kızın anlattığı bir fıkraya kahkahayla gülerken, kızın kendisine baktığını görüvermişti. İlgi ve merak vardı bakışında. Ama Cihat’ın farkettiğini anlayınca başka tarafa çevirmişti gözlerini. Artık kızdan ümidini kesmişti Cihat, bir saat kadar kızı düşündükten sonra “Aman boşver” demiş ve nehir boyunca yürümeye başlamıştı. Burçin ve bir sürü arkadaşı ise ileride el topu oynuyorlardı o sıra. Artık ilgisiz bir halde onlara bakarken, bir erkeğin hızla vurduğu top, Burçin’in üzerinden aşarak nehire gitmişti. İleride, kenarda bir çalılığa takılmıştı top. Nehir derindi, çağlayan gürültüyle akıyor ve etrafı serinletiyordu. Topa bakmak için Burçin gelmişti kenara, Cihat’ın yanında dikilmişti. Gelmekte olan diğerlerine seslenmişti topu kurtarmaları için. Ablası, “Erkekler ne güne duruyor” derken, erkekler şımarık bir halde, “Biz canımızı sokakta bulmadık” diyorlardı. Burçin, Cihat’a bakmış ama bir şey diyememişti. Cihat da onun bu menfaat dolu bakışını önemsememiş, nehire çevirmişti başını. Kenarda duran uzun ağaç dalları dikkatini çekmişti. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT