BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tuzlu kahve!..

Tuzlu kahve!..

“Sevgili refikam! Seni istemeye gittiğimizde kahveye yanlışlıkla tuz koymuştunuz. Ben de ‘Efendim, bendeniz, kahveyi tuzlu severim. İnşaallah mes’ud bir yuva kurarız ve siz de bana her gün tuzlu kahve yaparsınız’ diyerek, sizi üzmemek için yalan söylemiştim.”



Sultan II. Abdülhamid devrinin son senelerinde vefat eden emekli miralay Osman Fevzi Bey’in vasiyetnamesinden bir bölüm: İbretli bir tanışma! “Sevgili Refikam Semahat Hanım; Sizinle ilk tanışmamız, hayli ibretamiz olmuştu. Komşularımızın tavsiyesi ile size talib olduk ve rahmetli validem ile beraber, evinize, sizi istemeye gelmiştik. Âdet üzere, kahve ikram etmeniz icab ediyordu. Biraz sonra kahvelerimizi getirdiniz. Valideminki sade idi, fakat ben bir yudum alınca neye uğradığımı anlamadım. Çünkü kahveye şeker yerine bol mikdarda tuz koymuştunuz. Size bunu hissettirmemeye çalıştım, fakat hemen farkettiniz ve bir çığlık attınız. Ben ise, sizi mahcub etmemek için; “Aman efendim, ne hoş bir tesadüf, bendeniz, asker tabiatlı olduğumdan herhalde, kahveyi tuzlu içerim. İnşaallah mes’ud bir yuva kurarız ve siz de bana her gün tuzlu kahve yaparsınız” demiştim... “Elli yıl hissettirmedim” İşte sevgili Semahatçığım, sizinle tam 50 sene devam eden bu mes’ud izdivacımız, tuzlu kahve ile başladı. Aslında hayatımda o ana kadar hiç tuzlu kahve içmemiştim. Zaten içilecek gibi de değildi. Siz 50 sene boyunca her gün bana, hoşuma gittiğini zannederek tuzlu kahve yaptınız. Bu kahvenin her yudumu zehir gibi acıydı. Fakat bu azabı size hiç hissettirmedim. Zira, karşımda mahcub bir hale düşmeniz, kalbinizin kırılması bana, tuzlu kahveden daha acı gelecekti. Bu yüzden size hiçbirşey hissettirmedim... Artık ahiret yolculuğu başlıyor. İnşaallah dünya hayatındaki beraberliğimiz Cennet’te de devam eder. Çünkü, “Dünyada kimi seviyorsanız, ahirette de beraber olursunuz” sözü hadîs-i şerîftir. Sizleri Allahü teâlâya emanet ediyorum.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT