BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > EFENDİME SÖYLEYEYİM!

EFENDİME SÖYLEYEYİM!

Diyorlar ki; Üç kelime ezberleyen papağan gibi, “iyi olacak, iyi olacak, iyi olacak” deyip duruyorsun. Bize kahve fincanına bakan falcılardan farklı birşey söyleyebilir misin.. Ne olacak da iyi olacak veya nasıl iyi olacak?



Diyorlar ki; Üç kelime ezberleyen papağan gibi, “iyi olacak, iyi olacak, iyi olacak” deyip duruyorsun. Bize kahve fincanına bakan falcılardan farklı birşey söyleyebilir misin.. Ne olacak da iyi olacak veya nasıl iyi olacak? Ne demek memnuniyetle söylerim. Ama önce sizin için iyinin ne olduğunda anlaşmamız lazım.. Ne olursa siz, “aaa, bak bu iyi oldu” dersiniz. Benim iyilikten anladığım biraz farklı. Korkularla beslenen, hantal, yerinden oynatılamayan, yeniliğe ayak uyduramayan, değişmeyen, değiştirilemeyen bir yapı var.. Bu yapının mutabakatla, konuşarak, tartışarak, doğruyu arayarak.. Özetle iç dinamiklerle değiştirilmesi zor görünüyor. Ancak dış dinamikler bizi mecbur ederse.. Bu mecburiyetle yaşayacağımız şoklar yapı ve zihniyet değişimine sebep olabilir. Abi mantık zinciri yanlış çalışanlarda başın iki yanından çok kısa süreli bir yüksek voltajda düşük amperajda akım veriliyor (ECT electro convulsive therapy). Bu önce kafadaki bütün bilgileri adeta zincirin halkalarını dağıtır gibi dağıtıyor. Sonra toplanırken yani hasta baygınlıktan uyanırken halkalar daha uygun şekilde diziliyor. Genellikle tek defa yetmiyor, birkaç şok gerekiyor. Terapi birkaç sene sürebilir.. Önemli değil.. Ama emareler, değişme düzelme emareleri beş altı ayda hissedilir hale gelebilir. Tek yoldan, tek yönden, şartlanmışlıktan, korkudan kurtuluruz. Geçmişimize bakışımız değişir. İlericilik-gericilik korkusu biter. Bu işler geçim yolu olmaktan çıkar. Sovyetlerin glasnost ve perestroykası gibi olur.. Sonrası size kalmış.. KORKMA NİNE! Bir arkadaşımın yaşlı bir anneannesi var.. Yaşı 90’ı geçti. Çocukluğu seferberlikle muhacirlikle geçmiş.. O yıllarda aç susuz o şehir senin bu şehir benim dolaşmışlar.. Aç kaldıkları, ekmek bulamadıkları günler olmuş. Şimdi bu anneanne, nispeten varlıklı bir ailenin ferdi olduğu halde..hafızasının bulandığı günlerde evin sağına soluna, elbise dolabına, yastık altına kurutulmuş ekmek stokluyor..sucuk sokuşturuyor. Bu halin makul bir izahının olduğunu uzmanlarından dinledim. İzah makul ama tedavi telkinle olacak gibi değil.. Yani ,”korkma o günler geçti, şartlar değişti” demek çare değil.. Bizim hem milli hafızamızda hem de devlet hafızamızda benzeri korkular var.. Bu korkuları istismar edenler var. Korkulardan geçinenler var.. Bir de hesap kitap içinde olmadan samimiyetle korkanlar var.. Korkacak ne var, demiyorum.. Stratejisyenlerimize bu korkulardan kurtulmayı, kurtulma yollarını aramayı hiç düşündünüz mü diyorum.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT