BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İYİ YOLCULUKLAR

İYİ YOLCULUKLAR

Teknik direktör, kulüp menajeri ve takım kaptanı havalimanı yolcu salonunda oturuyordu. Uzaktan bakanlar bu üçlünün kavga ettiklerini sanırdı. Çünkü teknik direktör sinirli el kol hareketleriyle habire bağırıp çağırıyordu. Teknik direktör sık sık yaptığı gibi bir kez daha cep telefonunu kulağına götürdü, sonra sinirle telefonu kapatarak ayağa kalktı; kalkarken de önünde duran bavula tekmeyi savurdu: - Böyle bir saçmalık hayatımda duymadım ben!



Teknik direktör, kulüp menajeri ve takım kaptanı havalimanı yolcu salonunda oturuyordu. Uzaktan bakanlar bu üçlünün kavga ettiklerini sanırdı. Çünkü teknik direktör sinirli el kol hareketleriyle habire bağırıp çağırıyordu. Teknik direktör sık sık yaptığı gibi bir kez daha cep telefonunu kulağına götürdü, sonra sinirle telefonu kapatarak ayağa kalktı; kalkarken de önünde duran bavula tekmeyi savurdu: - Böyle bir saçmalık hayatımda duymadım ben! H Bir kaç koltuk ileride, bir anne, önünde ayakta duran çocuğunun gömleğinin son düğmesini ilikliyordu. Çocuk beri taraftaki hareketliliğe gözünü çevirince: - Aa, anne ben o amcayı tanıyorum, dedi. Anne kaşlarını çatıp, gözlerini büzerek çocuğun gösterdiği “amcayı” tanımaya çalıştı, fakat çıkaramadı: - Kimmiş, diye sordu. - Hani, televizyona çıkıyor ya, dedi çocuk. - Tanıyamadım yavrum. Çocuk saçını başını düzelten annesinden kurtulduktan sonra teknik direktörün yanına geldi: - Bana bir imzalı fotoğrafınızı verir misiniz amca, dedi. Burnundan soluyan teknik direktör önce çocukla muhatap olmak istemedi. Sonra yutkundu: - Yanımda resim yok çocuğum, dedi. Biraz durakladı. Sonra, sen nereye gidiyorsun, diye sordu. - Diyarbakır’a... - Tamam! Ben de oraya gidiyorum. Söz, yarın Gaffar Okkan’a gel, sana fotoğrafımı vereceğim, tamam mı? - Tamam, dedi çocuk ve hızlı adımlarla annesinin yanına döndü. H Teknik direktör, bu kısa kesintiden sonra yine sinirlendiği konuya döndü: - Böyle bir şey var mı ya, var mı böyle bir şey?! Ben onun hocası olarak buraya geleceğim, beyefendi gelmeyecek! Uçak kalkmak üzere ve biz onun yüzünden yetişemeyeceğiz! Ayıp yahu! H Teknik direktör haklıydı; yani en azından o an için... Çünkü, birlikte Diyarbakır’a gidecekleri dört kişiden üçü hazırken, birisi, yani kaleci bir türlü gelmemişti. Cep telefonu da kapalıydı. Uzatmayalım; saat on yedi sularıydı ve üç kişilik bu ekip, kalecinin bir türlü gelmemesi yüzünden uçağı kaçırdı, taksiye binip otelin yolunu tuttu. Ve o gece saat yirmi bir civarında teknik direktör, dört saat öncesi öfke kustuğu kaleciye bu defa nasıl teşekkür edeceğini bilemiyordu. Çünkü kalecinin gecikmesi sebebiyle yetişemedikleri o uçak düşmüştü; teknik direktörün fotoğraf imzalama sözü verdiği çocuğu da yutarak...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT