BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Bugüne armağan

Bugüne armağan

Şehir Tiyatroları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla "Sekiz Kadın" isimli oyunu sahneliyor. Oyun, kadınların dünyasına farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, seyircilerini, Robert Thomas'ın yazdığı ve Nedret Denizhan'ın yönettiği "Sekiz Kadın" adlı oyunla, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne farklı bir açıdan bakmaya davet ediyor. Yılların sanatçısı Perihan Savaş'ın uzun bir aradan sonra Gaby rolüyle yeniden sahnelere döndüğü oyunda, diğer rolleri Esin Umulu Karabağ, Selin İşcan, Tanju Tuncel, Şebnem Köstem, Rozet Hubeş, Demet Bozyaka ve Ayşegül İşsever paylaşıyor. Türkçe'ye Coşkun Tunçtan'ın çevirdiği "Sekiz Kadın"ın dekor tasarını Atıl Yalkut'a, kostüm tasarımı Canan Göknil'e, ışık tasarımı Sabahattin Gündoğdu'ya ve efekt tasarımı Ersin Aşar'a ait. Fransız yönetmen Fronçois Ozon tarafından sinemaya da aktarılan "Sekiz Kadın", kısa bir süre önce Türkiye sinemalarında da gösterilmişti. Cinaî bir kurgu Robert Thomas, 1970'lerin Fransız tiyatrosunun önemli isimlerinden biri. Alfred Hitchock'un oyunlarından bir tanesini satın almasıyla büyük bir servet kazanmıştı; ancak bu oyun, Hitchock öldüğü için perdeye aktarılamadı. Thomas, oyunda cinai bir kurgunun içerisine "Sekiz Kadın"ı ustalıkla yerleştiriyor. Üst katta, küçük kızıyla kurguladıkları bir "ölüm oyunu"un peşi sıra, "rol kesen" adam ve salonda olmayan ölümden kendilerine pay çıkaran zanlı "Sekiz Kadın". Oyun içerisinde, oyun şeklinde gelişen kurgu, az sonra karakterlerin itirafları ve anlatacakları ile gerçek bir ölüme doğru yol alıyor. Ölümün oyun haliyle, gerçek hali arasına ise aşklar, para, mülkiyet ve şüphe bir sis perdesi olarak giriyor. Kadınlar galerisi "Sekiz Kadın"ı, doğrudan işlemedikleri bir cinayetin zanlısı olarak görmek de mümkün. Bir evin içine hapsolmuşlukları, hepsinin hayatında bir şekilde yer eden erkeğin ölümünde, zanlı olmak durumuyla ağırlaşırken, olmayan bir cinayet söylentisiyle sanık sandalyesine oturmuş "Sekiz Kadın" var sahnede. Seyircinin algısı, sahnedeki sekiz kadın arasından caninin kim olduğu konusunda kararlı bir taramaya girişirken, sahnedekilerin üst katta ölüme uyumuş adamın zihinsel kurgusuyla, "gerçek" olan arasında yoğun gelgitler yaşıyor. "Sekiz Kadın", adeta bir kadınlar galerisi gibi... Anne, baldız, hizmetçi, çocuk, abla, anneanne, görümce... Yazar, ince bir senaryo zekasıyla bu sekiz kadını olmaları gereken yerde, yani evde buluşturuyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT