BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutulmuş Günler

Unutulmuş Günler

Hava sıcaktı, arabada iyice bunalmışlardı. Şu Ada’ya bir varsak diye düşünerek ıslık çalan kocası Nuri’ye baktı Behiye. Böyle bir erkeğin karısı olacak kız mıydı?.. Ne yakışıklı erkekler peşinden koşmuş, nice zengin aileler istetmişti...



Yaşadığı hayat ıstırap doluydu! Herkes benzer bir hayatı yaşıyor diye düşündü kızkardeşlerine bakarak. Yüreği burkuldu Behiye’nin. Üç kızkardeşi de henüz çok genç olmalarına rağmen şu ana dek çok sevgili değiştirmişlerdi. İlknur üniversiteye girememişti, üçüncü kez sınavları kaybediyordu. Yirmiikisine gelmişti kız, hâlâ isteyen yoktu onu. Asuman yirmisindeydi, ilçenin çoğu erkeği peşindeydi. Hem olgun, hem çok güzel bir kızdı Asuman. En küçükleri Esma pek güzel olmamasına rağmen sürekli kıyafet değiştirir, kuaförlerde saçlarını yaptırır, aynanın karşısından ayrılmazdı. Onaltı yaşındaydı Esma. Aşırı makyajlı yüzü ve yırtmaçlı etekliğiyle dolaşıyordu sokaklarda. Hava sıcaktı, arabada iyice bunalmışlardı. Şu Ada’ya bir varsak diye düşünerek ıslık çalan kocası Nuri’ye baktı Behiye. Böyle bir erkeğin karısı olacak kız mıydı?.. Ne yakışıklı erkekler peşinden koşmuş, nice zengin aileler istetmişti. Bazı kaçan fırsatların, bazı pişmanlıkların ıstırabıyla yanıp tutuşuyordu Behiye. Hayat hiç umdukları gibi değildi, beklenmedik zamanlarda acı sürprizler karşılıyordu insanı. İlknur düşünceliydi ablası gibi, kimbilir aklından neler geçiyor. Celal ile arkadaşlıklarını da bitirmişti İlknur. Bir yılı geçiyordu ayrılıklarının üzerinden, o zamandan bu yana hiç aramamıştı Celal. Oysa İlknur’a deliler gibi tutkundu o genç. Yaşı yirmiikiyi bulmuştu ve hayatın tozpembe hayallerden ibaret olmadığını kavramaya başlamıştı. Bu ilçede yirmi yaşlarında bir kız hâlâ evlenmemişse, evde kalmış gözüyle bakılıyordu. Nice çok güzel kızlar veya üniversite mezunları o yaşlarına kadar pek çok erkeği reddedip, taliplerinde binbir kusur buldukları, burun kıvırdıkları halde, bu yaşlarda evde kalıyorlar veya sonuçta sadece ya bir köylüye, bir yaşlıya, ya da birtakım fiziksel bozuklukları, kusurları bulunan erkeklere varmak zorunda kalıyorlardı. Zamanında ilçenin neredeyse tüm erkeklerinin bir ordu taburu gibi peşinden koştukları Emine, kimseleri beğenmediği için yaşı ilerlemiş ve şimdi evde kalmıştı. Bugün kırkını geçkin bir kızdı Emine. Üniversiteyi bitirip gelmiş olan Nesrin, avukat olduğu halde evlenememiş, sonunda kırkbeş yaşlarında çirkince bir adama nişanlanmıştı. Her mevsim gömleğinin düğmelerini göbeğine kadar çözen, kıllı göğsünü herkese gösteren, kendi kendine konuşup duran ve Nesrin’in kapısının önünden gece gündüz ayrılmayan, hâlâ işsiz ve serseri bir adamdı nişanlısı. Sekiz yıldan beri nişanlı olan Müşerref vardı, acaba bu arada başka genç taliplilerim çıkar mı diye bekliyor, sekiz yıllık nişanlısını da “yedekte” tutuyordu. Eğer bulamazsa bu sevmediği, tuhaf hareketleri bulunan nişanlısına varacaktı. Hâlâ garip bir ümit bekliyordu Müşerref otuzbeş yaşlarında olmasına rağmen. Bu dünyanın işleri bir âlemdi. Sıkıntıdan patlıyordu Behiye. Kendi kocası otuzsekiz yaşındaydı evlendiklerinde. Geç de olsa kocasız kalmaktan “kız kurusu” olmaktan kurtulmuştu. Ama yaşadığı hayat ıstırap doluydu. Asuman yelpaze sallıyordu yüzüne. Arabanın bütün camları açıktı ama hiç esinti gelmiyordu sanki. Terden sırılsıklam olmuşlardı. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT