BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Günlük güneşlik

Günlük güneşlik

Kötü haber duymaya asla tahammülü olmayan bir kardinal, genç rahibe vazife vermiş. Vazifesi şu: Penceresi olmayan izbe bir odada yatan kardinali her sabah saat onda uyandıracak, müjdeyi verecek: -Muhterem peder, saat on, dışarıda hava günlük güneşlik...



Kötü haber duymaya asla tahammülü olmayan bir kardinal, genç rahibe vazife vermiş. Vazifesi şu: Penceresi olmayan izbe bir odada yatan kardinali her sabah saat onda uyandıracak, müjdeyi verecek: -Muhterem peder, saat on, dışarıda hava günlük güneşlik... Genç rahip vazifesini aylarca sadakatle yapmış. Her sabah kapıyı tıklatıp müjdeyi verirmiş. Kardinal de teşekkür edermiş. -Sağol evladım, bunun böyle olduğunu ben ve papa biliyorduk. Her gün aynı hitap, aynı karşılık... Günün birinde genç rahip bir dilbere tutulmuş. Fıçının dibini görecek kadar içmiş.. Ayıldığında saat 13’ü gösteriyormuş. Çalmış kardinalin kapısını, tekrarlamış nakaratını: -Muhterem peder saat on, dışarıda hava günlük güneşlik.. Kardinalden aynı cevap: -Sağol evladım bunun böyle olduğunu... Genç rahibin kafası dumanlı olduğu için patlamış: -Nah biliyorsunuz demiş.. Bir defa saat on değil, bir.. Dışarıda hava günlük güneşlik değil, kar, tipi ve soğuk var... Böyle hikayelerin hep bir yere bağlanılmasına alışılmıştır. Bağlama işini de siz yapın. LAGA-LUGA Ülkemizi sevelim.. Yahu bir ülke nasıl sevilir Allah aşkına.. Seviyorum diyerek mi sevilir, okullardaki gibi eve bir dünya küresi konulup Türkiye kısmı şapur şupur öpülerek mi sevilir.. Fotoğrafları yanaklara mı sürülür.. Sevme kısmında herkesle anlaşıyorum. Ama nasıl sevileceği konusunda anlaşamıyorum. Bir problem halinde bir uzmana başvurduğunuz zaman, uzman, “Beyefendi bu çocuk sevgiye hasret.. sevginizi gösterin” dese.. Sevgi göstermenin 40 türlü yolunu bir kenara bırakıp 41. yolu deneseniz.. Yani çocuğunuzu yaşını dikkate almadan 5-10 dakkada bir kucaklayıp şapur şupur öpseniz.. sırtını sıvazlasanız başını okşasanız.. Çocuğunuzu çok sevmiş olur musunuz?.. Kaldı ki ülke sevmekle çocuk sevmek.. ülke sevmekle kedi sevmek arasında fark var. Yormadan özetliyorum: Artık bırakın şu sevme konusunda şey yarıştırmayı.. İşinizi yapın.. Ama sadece işinizi.. İşinizi ne kadar iyi yaptığınıza bakın.. Ne yaptığınıza bakın... Bakacak halimiz mi kaldı, diyorsanız.. halsiz halinizle ülkenizi sevseniz ne, sevmeseniz ne.. Sizi sevecek adam arayın. 30 ŞUBAT Star’dan Deniz Güçer’in haberi: “Tokat’ta doğan Hayri Eryılmaz’ın nüfusuna doğum tarihi, memurlar tarafından ‘30.02.1960’ olarak yazıldı. Kahvehanede kimlik kontrolü sırasında durumu farkeden polis Eryılmaz’ı karakola götürdü. Yapılan araştırmalar sonucunda nüfus cüzdanının sahte olmadığı anlaşıldı. Eryılmaz, hatayı düzelttirmek için Nüfus İdaresi’ne gitti. Nüfus memurları, Eryılmaz’a ‘iki şahitle gelip Şubat’ın 30 çekmediğini mahkemede ispatlaman gerekli’ dediler.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT