BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İmperium Americana!.. İmparatorlar ve imparatorluklar!..

İmperium Americana!.. İmparatorlar ve imparatorluklar!..

İkisi de Latin kökenlidir. Emretmek, hükmetmek anlamında İmperar kelimesinden gelirler. Günümüzde artık nesli tükenmekte olan siyasi, yönetim sistemlerinden biridir...



İkisi de Latin kökenlidir. Emretmek, hükmetmek anlamında İmperar kelimesinden gelirler. Günümüzde artık nesli tükenmekte olan siyasi, yönetim sistemlerinden biridir... İmparatorların nesli tükendi tükeniyor ama tarih, Sezar’dan, Cengiz’den Timur’dan, Osmanoğullarından Napolyon’a varıncaya kadar pek çok ünlü hükümdar gördü. 1789 Fransız İhtilalinin özgürlükler ve insan hakları ile dolu kucağından inerek kendisini İmparator ilan eden bu sonuncusunu bir tarafa bırakırsak dünya siyasetinde beliren New Look İmparatorluklar arasında ABD ile Avrupa Birliği’ni yakın plana alarak incelemekte sanırım bizler için pek çok faydalar vardır. Birincisi yani ABD, dünya devletlerinin en genci belki en az deneyimlisi, ama tartışmasız en güçlüsüdür. Yaşlı Avrupa’nın en deneyimli görmüş geçirmiş insanları bir araya gelmişler. İki büyük dünya savaşının sonunda artık bir daha böyle felaketleri yaşamayalım diye olanca değerlerini bir sistemde toplayarak Avrupa Birliği’ni taş taş üzerine koyarak pişirmeye ve onunla öyle yaşamaya çalışıyorlar!.  Günümüzde hayatın hemen her alanında görülen akıl almaz gelişmeler, ülkeler ve insanlar arasındaki mesafeleri kısalttı. Dünya daha bir yuvarlaklaştı. Artık ne eskinin imparatorlarına ne de öyle uzaklara uzanan imparatorluklara ne yer ne de gerek kalmadı. İki dünya savaşı ve onu izliyen soğuk savaş dönemlerinden sonra San Francisco ve BM’den başlayarak NATO’ya, AGİK’e, AİHK örgütlenmesine varıncaya kadar her şey güvence altına alınmış görünüyordu. Ülkeler eşit idiler ama ABD “Eşitler arasında en önde geleni idi” Pax Americana belli belirsiz dünya siyasetine hakimdi. Savaşın yerini yer yer patlayan terör eylemleri aldı. Herkes kendilerine zarar vermediği ölçüde bu olaylara pek aldırış etmez bir tutum takındı. Kimileri bu hareketleri “Kültür”den sayarak hoş görür hatta yardım eder bile oldu. Bu hali PKK olayında bizzat yaşadık ama sanırım yine de pek herkese anlatamadık. ABD bütün dünya ülkeleri arasında en genci belki de en az deneyimlisi idi her bakımdan tartışmasız en güçlüsü en cesuru idi. Her bakımdan bir dokunulmazlığa sahip olduğuna haklı olarak inanmıştı. Ama bir gün hiç beklenmeyen oldu. Araplar’ın kiraladığı bir intihar uçağı New-York’un simgesi İkiz Kulelere çarptı. İşte o zaman ABD Başkanı Bush uyandı. Kovboy elbiselerini değil, dünyanın en büyük en güçlü Batı topluluğuna hükmeden devletin başkanı olarak Pentagon’da eline asasını aldı. Yatak odasına kadar girmeye çalışan terörü bütün dünyadaki kaynakları ile birlikte yok etmeyi kararlaştırdı. Bunun için yetkilerini bir “İmperium Americana” ölçülerinde genişleterek ortalara çıktı. Herkesin kendisi ile birlikte olacağından hiç kuşku duymamıştı. Kendi ülkesinin büyük ölçüde katkısı ile oluşan uluslararası örgütlerin usül koridorlarında sıkıştı kaldı. En çok yardım etmiş olduğu Fransa ve Almanya ve AB’nin yarısından fazlasının engeli ile karşılaştı. Ama yılmadı.  NATO ve ikili stratejik anlaşmalar gereği ABD’nin hava üslerimizi ve hava alanını kullanmasına müsaade etmek durumunda idi. Öyle de yapmaktayız. Ancak yabancı bir ülkeye asker gönderebilmemiz ve yabancı askerlerin, yani ABD’nin yurdumuzda konuşlandırılması Anayasa gereği TBMM olumlu oyuna bağlı idi. Gül hükümeti tarafından Meclise gönderilen tezkere, hükümete verilen oyların daha fazla olmasına rağmen Anayasal nisabın altında kaldığı için kabul edilmemiş sayıldı ve Amerikan askerleri limanlarımız önündeki gemilerde bekler oldular... Yeni Başbakan Erdoğan Siirt seçimlerinin rüzgârı ile ikinci tezkereyi, birincisini ikiye bölerek göndermek kararında idi. Aslında Kuzey Irak’a askerle girmek Türkiye’nin geleceği için hayati önem taşır. Ama BM kararı olmadan yani müdahale uluslararası meşruiyet kazanmadan TBMM böyle bir karar suretini kabul edebilecek mi? Bunu şimdiden bilmek mümkün değildir. Bu kararsızlık içinde tezkere mezkere şurada burada müzakere derken zinhar yanlış işler yapmayalım. Bunun seyyiatını yalnız Tayyip Erdoğan değil kadını ile erkeği çoluk çocuğu ile bütün bir millet çeker. Dikkatli ve titiz ve özellikle tedbirli davranmakta herkes için sayılamayacak kadar çok faydalar vardır. Allah hepimizin yardımcısı olsun!
Reklamı Geç
KAPAT