BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alışılmamışın alışılmışı

Alışılmamışın alışılmışı

Sakarya’nın puana olan ihtiyacı; 6 aydır boşta gezer bir adamın işe ihtiyacı olduğundan, daha fazlaydı.



Sakarya’nın puana olan ihtiyacı; 6 aydır boşta gezer bir adamın işe ihtiyacı olduğundan, daha fazlaydı. Bu yüzden, defansını kapaması... Yetmez; çapraz kalaslar koyup, üstüne çivilemesi gerekirdi... Ya da bugüne kadar öyle alıştırıldık. Sakaryaspor; elbette savunma yaptı... Ama, “korktu Cafer, bez getir” gibi değildi. Şık, kısa, tek paslar... Sevimli ver-kaçlar... Sert değil, hırçın değil, kötü niyetli değil... Hani, bazı aileler vardır. Çevreye karşı zor durumda olduklarını belli etmek istemezler. Sakaryaspor da; böyle olumlu bir futbol ahlâkı içindeydi. Alnı açık, temiz, namuslu oynadı. Böyle bir takımın, düşmeye aday takımlar arasında olması ne kötü... * * * G.Saray; son haftalara iyice sokulduğumuz bir dönemde, hata oranını yükseltecek telaş ve tedirginlik içinde değildi. “Bu maçı ne pahasına olursa olsun almalıyız” gibi psikolojik bir saplantı göstermedi. Rahat... Profesyonel... Akıllıydı! Hagi, her zamanki gibi; alışılmamış işlerin alışılmış adamıydı... Onu tutsun, yakından marke etsin diye peşine taktırılan Sinan’ı; elinden tutup park gezintisine çıkardı. Bir sol tarafa, bir sağ tarafa sabah joggingi yaptırır gibiydi. Sinan; Hagi ile yakın temasa bile giremedi. Çünkü kurnaz tilki, rakibi daha yanına yaklaşmadan yapacağını yapıyordu. Rumen futbolcu o kadar rahat ve kendinden emindi ki; Sinan, sürekli yanında dolaşan koruması gibi kaldı. Al da at cinsinden şaşırtıcı bölge pasları... Arkadaşlarını yalnız topla değil; sözle ve işaretle de oyuna sokuşu... Uzaktan atılan ve direkte patlayan şut... Ve kendi stiline tescilli bir gol... Seyirci “Hagi... Hagi...” diye bağırmasın da, afedersiniz benim için mi bağırsın? * * * İkinci yarıda çoğalan goller; Sakaryaspor’un futbola olan iştahını ve direnme azmini kırdı... İyi niyetini değilse de, iyi futbolunu kaybetti. G.Saray ise; zaten rahattı, gollerle iyice huzura kavuştu. Günün bence en ilginç ismi Suat’tı... Rakibin nerede ise tüm oyuncularının önünde poziyon aldı, set çekti... Pres koydu... Her yere koştu... Bir ara hesapladım, hiç duraklamadan tam 13 dakika koştu. Ancak hiç topla buluşamadı. Zaten oyun içinde de, çok az topla oynadı. Görünüşe göre; maçta hiçbir şey yapmadı. Ama ben; Suat’ın birşeyler yapabilmek için yırtınma çabalarını çok saygı değer buldum. Topsuz oyunun mükemmel örneklerini sundu. Gözden kaçabilir, hatırlatayım dedim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT