BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1001 Osmanlı Hikâyesi

1001 Osmanlı Hikâyesi

Usta terzi, iki dizi üstüne gelir. Kumaşı söyle bir tahmin edip makasını eline alır. Padişahın nasıl gönlünden geçerse işte tam öyle, mükemmel bir elbise biçer. Padişah överek ihsanlar eder. Terzi ihsanları alıp elbiseyi dikmeye gider...



Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir padişahın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilemez bir kumaş geçer. Terzibaşını çağırtıp o kumaşı verir. Terzibaşı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır ve: -Sultanım, üstatlar, “Bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler.” Bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. Çaresiz kalınca... Padişah çaresiz: -Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. Padişah bir başka terziyi davet eder: -Şu güzel kumaştan bana iyi bir elbise yapıver, diye söyler. Usta terzi de, iki dizi üstüne gelir. Kumaşı söyle bir tahmin edip makasını eline alır. Padişahın nasıl gönlünden geçerse işte tam öyle, mükemmel bir elbise biçer. Padişah överek ihsanlar eder. Terzi ihsanları alıp elbiseyi dikmeye gider... Aynı kumaştan elbise!.. Nice zaman sonra, bir gün padişah gezmeye çıkar. Şehri dolaşırken bir erkek çocuğunu o eşsiz kumaştan bir elbise ile görür. Padişah hayret ederek elbisenin aslını teftiş edip araştırır. Çocuğun, o elbisesini diken adamın oğlu olduğunu öğrenir. Terziyi getirtip: -Usta, bu elbisenin parçasını nerede buldun? -Sultanım size dikilen elbisenin artan parçasıdır. -Ya bizim terzibaşı “Bu kumaştan bir kaftan çıkmaz” derdi. Sen hem tam çıkardın hem de oğluna kaftan yaptın, nasıl oldu? -Sultanım onun oğlu büyüktü; kaftan çıkmaz demesi onun içindi!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT