BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 1001 Osmanlı Hikâyesi

1001 Osmanlı Hikâyesi

Adamın biri, “Gitti, gitti cânım paracıklarım. Tamı tamına 100 altınım vardı kesemde. Kova ile su çıkarıyordum ki kuyudan, kaydı, aktı gitti kuşağımın arasından!.. Ne yaparım ben şimdi, nerelere giderim, kimlere anlatırım derdimi?..” diye feryat ediyordu!..



Tedbir ona denir ki... Birisinin bir koçu vardı, boynuna ip bağlamış, tuttuğu ucundan çekerek götürüyordu otlaktan. Hırsız hissettirmeden yaklaştı arkadan, ipi kesti, koçla uzaklaştı oradan. Adam olanlardan habersiz devam ederken yoluna, gayrı ihtiyari döndü baktı arkasına... -Aman Allah’ım!.. Koçum... koçum yok olmuş, kaybolmuş.. Ne yapacağım ben şimdi?.. Diye dövünmeye, sağa, sola koşarak aramaya başladı. Nafile!.. Yoktu hiçbir yerlerde.. ‘Gitti paracıklarım!’ Bitap düşene kadar, bakmadığı yer kalmadı. Ümidi kesti, artık bulamayacağına iyice kanaat getirmişti ki, kuyu başında kendisi gibi dövünen bir adam gördü: -Gitti, gitti cânım paracıklarım. Tamı tamına 100 altınım vardı kesemde. Kova ile su çıkarıyordum ki kuyudan, kaydı, aktı gitti kuşağımın arasından!.. Ne yaparım ben şimdi, nerelere giderim, kimlere anlatırım derdimi?.. Diye feryat ediyor, göz ucu ile de gelenin ne tepki vereceğini merak ediyordu. Yaklaştı koçu çalınan: Plânın ikinci kısmı! -Duydum bütün anlattıklarını. Kaderdeşim, duydum da üzüldüm haline, adeta kendi üzüntümü unuttum. -Ne oldu, senin başına ne geldi?.. Anlat da birlikte dertlenelim.. Belki bir çıkış yolu buluruz ikimiz de!.. Anlattı; koçunun nasıl kaybolduğunu, aramadık yer bırakamadığını, kalbindeki yanmanın git gide artmakta olduğunu... “Aptal, ahmak adam. Daha ipin kesilerek çalındığının farkında bile değil!.. İyi yapmışım!.. Şimdi planın ikinci kısmına geçmeliyim!” diye düşündü hırsız ve: -Eğer kuyuya inip; düşen kesemi çıkarırsan, yüz altınımın beşte birini sana veririm, dedi. İnsanlık öldü mü? Koçu çalınanın gözleri parladı, sevinçten ne yapacağını şaşırdı... -Tabii inerim. Ne olacak insanlık öldü mü? Hem bu işten ikimiz de kârlı çıkacağız. Sen kesene kavuşurken, ben de kaybettiğim koç yerine bir deve kazanmış olacağım, dedi... Soyundu, çıkan elbiselerini kenara bıraktı, inmeye başladı kuyunun içine. Hırsız elbiseleri alarak uzaklaşırken oradan, kıs kıs gülüyordu!.. Tedbir ona denir ki selamete ulaştırsın!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT