BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adalet böyle mi tecelli eder?

Adalet böyle mi tecelli eder?

Adalet Bakanlığı’na; 26.08.2002 günü baat 8.30’da bakkal dükkanımda müşteriye peçete vermek için döndüğüm esnada sağ bacağımdan bıçaklandım. Hiçbir suçum yok, sadece canı öyle istemiş. Eşimle hemen devlet hastanesine gittik. 2 defa dikiş attılar, tutmadı. Kartal Devlet Hastanesi’ne sevk edildim. 3 saat yoğun bakımda kaldım. Ertesi gün damar filmi çektirdiler.



Adalet Bakanlığı’na; 26.08.2002 günü baat 8.30’da bakkal dükkanımda müşteriye peçete vermek için döndüğüm esnada sağ bacağımdan bıçaklandım. Hiçbir suçum yok, sadece canı öyle istemiş. Eşimle hemen devlet hastanesine gittik. 2 defa dikiş attılar, tutmadı. Kartal Devlet Hastanesi’ne sevk edildim. 3 saat yoğun bakımda kaldım. Ertesi gün damar filmi çektirdiler. 1 milyardan fazla masrafım oldu. Çektiğim acılar, iş yerimin perişanlığı da işin cabası... Kartal’dan geldiğimde bir de ne göreyim; beni yaralayan, işyerimi perişan eden adam elini-kolunu sallayarak ortalıkta serbestçe geziyor. Ben zaten yürüyemiyorum. Eşim Gebze Cumhuriyet Savcısına çıkıyor, böyle bir caninin neden salındığını soruyor; “cezasız kalmaz” cevabını alıyor. 3 ay sonra bana bir kağıt geldi, duruşmaya gitmezsem, polis zoruyla götürüleceğim belirtiliyordu. Bu defa, “acaba suçlu ben miyim?” diye düşünmeye başladım. Belirtilen günde işyerimi kapattık, duruşma için gittik. Bize sıra gelmesini beklerken, eşim orada bulunan bir bayana geliş sebebini sordu. Oğlu cezaevindeymiş, bugün duruşması varmış. Suçu da çok ilginç; “arkadaşı ile güreşirken bıçak azıcık arkadaşının bacağına saplanmış, üstelik şikayetçi de olmamışlar, buna rağmen ceza verilmiş...” Bana kasteden, yaralayan, işyerimi perişan eden caninin serbestçe dolaşması, bir de bu bayanın oğlu... Hangisi adalet... Duruşma başladı, savcı ona neden bıçakladığını sordu. “Alkollüydüm, kız kardeşime laf attı” gibi, tamamen yalan olan laflar etti. Oysa, bana vurup kaçması bir saniyeden bile kısa sürdü, yanımdaki müşteri de şaşırmıştı. Suçu işledikten sonra gidip komşusunun içkili lokantasında alkol almış, sonra gidip polise teslim olmuş. Duruşma esnasında, onun olay anında alkollü olduğu söylendi, başka şeylerle olay geçiştirilmeye çalışıldı, 15 günden daha az ceza yiyecekti. Benim de moralim bozuldu, davacı olmadım... Ben 12 senedir devletime vergi verip, namusumla çalışıyorum. Bu tür insanlar ise hem devlete, hem de millete zarar veriyorlar. Böyle huzur bozucu kişilere neden caydırıcı cezalar verilmiyor? Adalet böyle mi tecelli eder? > Bahaddin Çiftçi - GEBZE Anayasaya aykırı olan bu yasayı değiştirin İçişleri Bakanlığı’na; Biz, haksızlığa uğradığımıza inanan İmam Hatip mezunlarıyız. 57. Hükümet döneminde çıkarılan “Polis Meslek Yüksekokulu” yasasıyla, polis okuluna girişimiz engellendi. Gerek Anayasanın eşitlik ilkesi ve gerekse yürürlükteki diğer mevzuata aykırı olarak yürürlükte bulunan bu yasanın en kısa zamanda değiştirilmesini istiyor ve bekliyoruz... > Kozan İmam Hatip Mezunları Bu para neden alınıyor? Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na; 2002 yılında tarımda genel destekleme ödemeleri ve 2003 yılında fındık fiyatı farkları için yaklaşık 6 bin çiftçi Ordu/Fatsa İlçe Tarım Müdürlüğü’ne beyan vermek için müracaat etmiştir. 2003 yılında çiftçilerden her bir dosya için 5 milyon TL olmak üzere, toplam 30 milyar, 2002 yılında ise yine çiftçilerden dönüm dosyası olarak değişik miktarda 70 milyar TL alınmıştır. Ne acıdır ki, çiftçi bugün evine ekmek dahi götüremezken, bu paralar makbuzsuz olarak dosya için alınmıştır. Yetkili kişiye neden makbuzsuz olarak böyle bir parayı aldıklarını sorduğumuzda; “işinize gelirse, bizde uygulama böyle” cevabını aldık. Sadece burada bu şekilde toplanan paranın 100 milyar olduğunu hatırlatmak isterim... Hangi zamanda, hangi devirde yaşıyoruz? Yetkililerin bu hususta bize tatminkar bir cevap vermeleri gerekmez mi? Böyle bir paranın makbuzsuz olarak toplanması direktifini hangi makam vermiştir? > D.Ali Bağdatlı - Fatsa - ORDU
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT