BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irak’ın şanlı direnişi

Irak’ın şanlı direnişi

Bush, “Irak halkına hürriyet götüreceğiz” diyordu. Bu söz, daha o günden sırıtan bir yalandı. Amerikalı Bush da İngiltereli Blair de İspanyalı Aznar da mevcut siyasi üsluplarıyla Cengiz Han’ın devamıdır. Tarihin vahşet modeli Cengiz’in torunu Hülagü zalimiyle Bağdat’a giren Moğol sürüleri, bir medeniyeti, kütüphanelerdeki nadide yazma eserlere varıncaya kadar yerle bir ettiler.



Bush, “Irak halkına hürriyet götüreceğiz” diyordu. Bu söz, daha o günden sırıtan bir yalandı. Amerikalı Bush da İngiltereli Blair de İspanyalı Aznar da mevcut siyasi üsluplarıyla Cengiz Han’ın devamıdır. Tarihin vahşet modeli Cengiz’in torunu Hülagü zalimiyle Bağdat’a giren Moğol sürüleri, bir medeniyeti, kütüphanelerdeki nadide yazma eserlere varıncaya kadar yerle bir ettiler. Bu felaketten birkaç asır sonra İslam medeniyeti, bu defa Avrupa kıtasında benzer bir facia yaşadı. İspanyol barbarları, Endülüs’e girip rüya kadar güzel eserleri yakıp-yıkarak tahrip ettiler. El Hamra dahi ateşe verildi. Bağdat’ta olduğu gibi Endülüs’te dünya medeniyeti bir kere daha geriledi. Avrupa’daki bu felaketten birkaç asır sonra bu defa sıra Asya’daydı. İngilizler, 19. Asırda Hindistan’daki Babür İmparatorluğunu akıllara durgunluk verecek bir vahşetle yıktılar. Aradan bir asır geçmeden bu defa yer yüzünün denge unsuru Osmanlı’ya saldırdılar. İngiliz, İtalyan, Fransız, Amerikan kuvvetleri... I. Cihan Harbi’nde de Osmanlı devletini ortadan kaldırdılar. Portekizi, İspanyolu, Belçikası, Hollandası, İtalyası, Almanyası, Fransızı... Bunların cümlesi sabıkalı. Tamamının sabıka kaydında “sömürgeci” yazar. İşe yarar her ne varlık, canlı, eşya, insan, eser varsa gemilerle, vagonlarla, uçaklarla ait oldukları yerlerden koparıp kendi memleketlerine taşımışlardır. Zencilerden müzelere kadar. Çünkü insan olarak kendilerini görürler. “İnsan hakları” diye diye insanları kandıran Amerikan idaresi daha düne kadar zencilerle beyazların aynı otobüse binmesine bile müsaade etmiyordu. Bugün Irak’ta insanlığı mahveden o sömürgeci ruh hortlamıştır. Sahnede baş aktör ve yardımcı aktörle Hollanda vs. gibi figüranlar yer alıyor. Oyun aynı oyun. Meselenin mahiyetini İngiliz başbakanı Churchill’in sözü özetliyor: “Bir damla petrol, bir damla kandan üstündür”. Petrol uğruna her türlü katliam mubahtır. İşte bu kadar. George W. Bush, hakikaten hürriyete muhtaç Irak’a hürriyet götürmek için girmedi. Amerikan askeriyle onun peşinden ayrılmayanlar, petrolleri gasp etmek maksadıyla Irak’ı işgal peşindeler. Şükür ki... Yalanla-dolanla Irak’a saldıran sömürge güçleri, daha ilk ândan itibaren başarısız kaldılar. İlk atış karavana idi, şimdiyse hayal kırıklığıyla karşı karşıyalar. Uluslararası televizyonlarının yönlendirmelerine, ekranları dolduran yorumcularının çarpıtmalarına rağmen gerçekler gizlenemiyor. Çok değil, bu işgal, bir hafta daha bu şekilde devam etsin Amerikan kuvvetleriyle onun çapulcuları çözülecektir. Halkı en fazla rahatsız edense emekli bir Türk generalinin vatanını müdafaa eden Iraklı askerlere ekrandan “terörist” demesidir. Uzman diye ekran ekran dolaşan bu adamları Genelkurmayın görmesi lazım. En azından emekli subay unvanını kullanmasınlar. Onlara karşı doğacak nefret, istenmedik adreslere kayabilir. Zulüm payidar olmaz. Bush-Blair ikilisi zulmediyor. Sonlarına gelince... Blair, devrilir. Bush, -herhalde- Adolf Hitler gibi intihar eder. Zira aynı ruh halinde biri. Saddam Hüseyin’i ise bizzat Irak halkı cezalandırır. Kim neyi nasıl çarpıtmaya kalkışırsa kalkışsın. Her şey gözler önünde. Irak, şanlı bir direniş gösteriyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT