BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sipere sürülen şiir ve savaş...

Sipere sürülen şiir ve savaş...

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, yetki tezkeresinin ele alınacağı oturum öncesinde, şair ve ressam da olan AK Parti Adana Milletvekili Recep Garip'in, "Dünya Şiir Günü" ve Aşık Veysel'i anma günü dolayısıyla yaptığı konuşmanın yankıları sürüyor. Garip, "Talihsizliğim böyle bir günde şiiri konuşuyor olmamızdır.



Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, yetki tezkeresinin ele alınacağı oturum öncesinde, şair ve ressam da olan AK Parti Adana Milletvekili Recep Garip'in, "Dünya Şiir Günü" ve Aşık Veysel'i anma günü dolayısıyla yaptığı konuşmanın yankıları sürüyor. Garip, "Talihsizliğim böyle bir günde şiiri konuşuyor olmamızdır. Buna rağmen, savaşa karşı inadına şiir diyorum" diyerek başladığı konuşmasını Nazım Hikmet'in "Yaşamak bir ağaç gibi hür ve tek başına", Sezai Karakoç'un da "Yağmurlarda büyürmüş başak" dizelerini okuyarak bitirdi. Savaş, tuhaf bir kelime. Hırslar, beklentiler, ideolojiler, milliyetler belirliyor dünyanın bir gün sonraki geleceğini. Kendisi de savaş karşıtı şiirlere imza atmış olan Recep Garip'in, böylesine önemli bir günde, böylesine önemli bir gündem arasında şiire yer veren konuşmasını elbette ayakta alkışlayacağım. Çünkü o, alışılmış kravatlı ve hafızası silik lacivert adamların alkışa ayarlı avuçlarını; insan yüreğine, şiire çevirdiği için hak ediyor bu alkışı...    11 Eylül olayının hemen ardından yeni bir "Haçlı Seferi" başlatacaklarını açıkça söyleyen ABD Başkanı George W. Bush'un, Afganistan'dan sonra yine bir İslam ülkesi olan Irak'a saldırması -gerekçesi ne olursa olsun- tesadüf olmasa gerek. Dünya devletleri nezdinde hiçbir meşruiyeti olmayan bu savaş, ABD başta olmak üzere hemen hemen bütün ülkelerde geniş kitlelerin sokak gösterileriyle sürekli kınanıyor olsa da savaş başladı ve maalesef sürüyor.    Birey Yayınları (0 212 511 33 69) arasında yeni çıkan "Savaşa Direnen Şiirler" isimli antoloji çalışmamda Dünya ve Türk edebiyatında kaleme alınmış en önemli savaş karşıtı şiirlere yer verirken, savaşın anlamsızlığı ve neden savaşıldığını ortaya koyan dizelerin beni sarstığını söylediğim bir önsöz kaleme almıştım. Şair Necat Çavuş'un (1959'da Mardin'de doğdu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mezunu. Yayınlanmış şiir kitapları: Keşifler- 1983, Ölümden Önceki Sözler- 1986, Yolcunun Gözleri Parlıyor- 1989, Bindörtyüzondokuz- 1999), bu kitap yayımlandıktan sonra ancak haberim olan 35 bölümlük "Amerika" şiirini görünce (keşke antolojiye alabilseydim!), şair dünyasında savaşın ne demek olduğunu bir defa daha anladım. Çavuş, bir kitap olarak bastırmayı düşündüğü şiirini, herhangi bir edebiyat dergisinde yayımlamak yerine www.okuyanadam.com internet sitesinde okuyucularına sunuyor. "Savaş nâraları karşısında, şiirin haysiyetli, bilge ve cesur duruşunu, mısralarla kazılmış siperlerde yaşamak için" kaleme alındığı her mısrasında belli olan şiirden 17. bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum; dileyenler sözünü ettiğim internet adresinden tamamını okuyabilir: Ne götürüyorsun Amerika gittiğin yere Yeni bir kelimeyle konuk olmalı evrene Cehennemden çektiğin lûgattan Şimdi laf mı vuruyorsun Meryem'e Saatler binbir türlü işlerken Kıyamet kurulmuşken akreple yelkovan arasına Tüm hücrelerinde işlerken zaman İşlerken suda ve havada bile Zafer nedir bozgun nedir düşünsene Kurbanın gözlerini bağlar gibi Geceleyin düşüyorsun canlar üstüne Çocuğunun parçalanışını görmesin diye Annenin büyüyen gözleri Annelerin gözleri büyümese Nereden ışıklanacak insan Nereden görünecek bir meleğe Meleklerin görünmediği devirde
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT