BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince : Panik yok

İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince : Panik yok

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince; savaş nedeniyle mevduat piyasasında bir panik yaşanmadığını, aksine fevkalade bir rahatlık gözlemlediklerini belirtti. 2001 yılını büyük bir zararla kapatan İş Bankası, 2002 yılında toparlandı ve net olarak 310 trilyon lira kâr açıkladı. Bankanın brüt kârı ise 887 trilyon lira seviyesinde gerçekleşti.



İSTANBUL - Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Irak savaşı nedeniyle mevduat piyasasında müşteri tabanlı işlerde bir panik yaşanmadığını ve fevkalade bir rahatlık bulunduğunu belirterek, “B değil ama A planımız hep esas. A planımızda yolunda gidiyor” dedi. İş Bankası Genel Kurulu öncesinde basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Ersin Özince, bankacılık sektörünün 2002 yılı faaliyetlerini değerlendirdi ve 2003 yılına ilişkin görüşlerini açıkladı. Özince, Irak operasyonu gibi sonuçları tahmin edilemeyen dışsal şoklar ile mevcut ekonomik programın dışına çıkılmasının, ekonomi ve ülkeyi etkileyebilecek riskler olduğunu belirtti. Irak operasyonunun döviz kurları ve petrol fiyatları üzerine en azından bir süre baskı oluşturacağını ve Türkiye ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olacağının açık olduğunu vurgulayan Özince, “Operasyonun ekonomiye olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi sağlayacak en önemli unsur ise yapısal reformların ve kamu mali disiplinin sürdürülmesidir” diye konuştu. B planı değil, A planı esas İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, Irak savaşı nedeniyle mevduat piyasasında müşteri tabanlı işlerde bir panik yaşanmadığını ve fevkalade bir rahatlık bulunduğunu belirterek, “B değil ama A planımız hep esas. En önemli gözlemimiz bir hafta sonunda şu; müşterilerimizde hemen hemen hiçbir aşırı reaksiyon gözlemlemedik, hiçbir panik durumu olmadı” dedi. Hesaplarda daha önceki Körfez savaşında gördükleri ve rahatlıkla göğüsleyebildikleri seviyelerin üçte biri kadar dahi çekiş olmadığını ifade eden Özince, şunları söyledi: “Önceki gün akşam itibariyle da geri dönüş başlamıştı. Halkın önemli bir bölümünün bu hafta içinde yatırımlarını Türk Lirası’na yönlendirmeye devam ettiğini gördük. Kısacası, yurtiçindeki piyasada, mevduat piyasası müşteri tabanlı işlerde bir panik yoktu, fevkalade bir rahatlık vardı. Yurtdışı ile ilgili anlaşıldığı kadarıyla sektörde bazı sorunlar oldu. Fakat bunların İş Bankası’nı etkiler seviyeye ulaşmadığını gördük. Yani yurtdışı kredi hatlarında daralmalar oldu. İş Bankası’nın zaten yurtdışı nakdi kredi bağımlılığı da yoktur.” “Bir hafta sonunda müsterihim” Faiz oranlarındaki aşırı yükselmenin de önemli olduğunu hatırlatan Özince, “Bu ortamda dahi bu denli yüksek olmasının anlamlı olmadığını düşünüp, mevduat ve kredi faiz oranlarımızla oynamadık. Paniğe kapılıp mevduat faizlerini yukarı çekmedik. Kredilerde hiçbir kısıtlamaya gitmedik. A planımız yolunda gidiyor, ola ki biraz daha likidite talebi olursa bunlarla ilgili bankamızın hiçbir sorunu olmaz. Olsa dahi Merkez Bankası’nın gelişmelere hakim olduğunu, zamanında müdahale ettiğini, kararlı olduğunu gördüm. Bir hafta sonrasında müsterih olduğumu söyleyebilirim” dedi. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye hakkında yaptığı açıklamaları da değerlendiren Özince, bu kuruluşların ve yabancı bankaların Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu biraz abartılı değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye’nin adeta savaşta olduğunu ya da savaşa girecekmiş gibi gözlemlendiğini duyduklarını anlatan Özince, Türk bankalarının aktif yapısına yönelik eleştirilerle ilgili olarak da bunun yabancı kreditörler için risk olacak düzeye geleceğine inanmadığını söyledi. Nota falan vermiyoruz İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, haksız uygulamaları anlatırken de, “Hükümete nota falan vermiyoruz, böyle anlaşılmasın” dedi. Özince, kriz fırsatçılığının çok yanlış bir tanım da olsa, fırsatçılığın bir iktisadi tavır olduğunu vurguladı. Bunu ayıklamakla işin bitmeyeceğini dile getiren Özince, sığ piyasa şartlarında bunların yaşandığını söyledi. Özince, “Piyasaların çok ciddi dalgalanmalar gösterdiğini gördük. Bunu yapanlar da fırsatı iyi değerlendirdiler” dedi. Ersin Özince, bir soru üzerine, Türkiye’de enflasyon ve reel faizler düştükçe bankaların kâr etmede zorlanacaklarına işaret ederek, “Zarar edilir. Ancak kâr etmek için de gerekli önlemler alınır. Kârla zarar kardeştir” diye görüş bildirdi. Ersin Özince, bir gazetecinin ‘Önümüzdeki aylar içinde ciddi itfalar var. Buradan çıkacak paraların tekrar iç borç senetlerine dönmesine inanıyor musunuz?’ şeklindeki sorusuna ise, “Yerine gelir. En kötü gününde Türk insanı devletinin kağıdını alıyor. Bu insana tepki duymamak, rantiyeci dememek lazım. Kendi ülkesinin borçlanma senedini en zor, en kötü değerlendirmelerin yapıldığı dönemde dahi alan kayıtlı insana tepki duymamak lazım. Önce yapılacak başka işler var. Dolayısıyla kanaatim, bugünkü şartlarda itfada yuvarlama olur. Arkadaşlarımdan duyduğum, olağanüstü şartlar olmazsa bu yıl böyle bir sorunun olmayacağını düşünüyoruz” diye cevap verdi. Desteğimiz sürüyor... Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, devlete ve programa önemli destek vererek faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Ersin Özince, 2002 yılında İş Bankası’nın sergilediği performansı şöyle değerlendirdi: “Bilanço özkaynakları, 2002 sonunda yüzde 6,4 oranında artarak 4 katrilyon 247 trilyon lirayı aştı. Bankanın 810 trilyon 572 milyar 500 milyon lira olan ödenmiş sermayesi, 2003 yılı içerisinde 1 katrilyon 426 trilyon 723 milyar 800 milyon liraya yükseltilecek. Sermaye artırımının 48 trilyon 634 milyar 350 milyon liralık kısmını kâr payı olarak dağıtılacak bedelsiz hisse senetlerinden, kalan 567 trilyon 516 milyar 950 milyon liralık bölümü ise iç kaynaklardan karşılanacak. Mevduatımız yüzde 11,8 oranında bir artış göstererek 16 katrilyon 720 trilyon liraya ulaştı. Pazar payı yüzde 10,6’dan yüzde 12,5’e yükseldi. 2002 yılında net olarak 310 trilyon 816 milyar lira kâr elde ettik. Brüt kârımız 887 trilyon lira oldu. Kredi kartı sayısı yüzde 17,6 artışla 1.934.078’e ulaştı, sektördeki payı da yüzde 12,3’e yükseldi. Kredi kartlarıyla yapılan işlem cirosu ise yüzde 64,6 oranında bir artış gösterdi.”
Reklamı Geç
KAPAT